Adliye önünde protesto; “Su çürüdü, tuz koktu”
Adalet sisteminde yaşanan aksaklıkların ve ekonomik sorunların yargı emekçileri üzerindeki etkilerine dikkat çekmek için Mersin Adliyesi önünde bir araya gelen Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyeleri, toplu sözleşme süreçlerinin sonuçsuz kalmasını protesto etti. BES Örgütlenme Sekreteri Doğan Yarlıgaş, “Su çürüdü, tuz koktu. Yargıda adalet sadece salonlarda değil, emekçinin cebinde de olmalı. Artık yeter sorunlarımıza çözüm istiyoruz. Yargıda adalet, yargı emekçilerinin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesini istiyoruz" diyerek yargıda adaletsizliğin, gelir eşitsizliğinin ve artan iş yükünün yargı emekçilerini mağdur ettiğini vurguladı. Sendika, ekonomik kayıpların giderilmesi, mobbingin önlenmesi, kreş hakkı, görevde yükselme sınavlarında mülakatın kaldırılması gibi taleplerini sıralayarak adil bir sistem için mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.
Necdet TAÅž
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Åžubesi üyeleri, ‘Yargıda adalet, yargı emekçilerinin ekonomik ve Özlük haklarının iyileÅŸtirilmesi’ ile ilgili olarak Mersin Adliyesi ana hizmet binası önünde basın açıklaması gerçekleÅŸtirdi. Sendika adına açıklama yapan Örgütlenme Sekreteri DoÄŸan YarlıgaÅŸ, “Yargıda adalet, yargı emekçilerinin ekonomik ve özlük haklarının iyileÅŸtirilmesini istiyoruz. Gelir adaletsizliÄŸinin bu kadar derinleÅŸtiÄŸi bir süreçte biz kamu emekçilerin ve kamu emeklilerinin 2026 ve 2027 yıllarındaki ekonomik ve özlük haklarının görüÅŸüldüÄŸü 8. Toplu sözleÅŸme süreci de maalesef iktidar adına masaya oturan kamu iÅŸvereni ile yandaÅŸ sendikalarının ayak oyunlarıyla emekçilerin hezimetiyle sonuçlanmıştır” ifadelerini kullandı.
“SU ÇÜRÜDÜ, TUZ KOKTU!”
“Toplu görüÅŸme masasının kurulmasına ve devam etmesine katkı saÄŸlayan yetkilendirilmiÅŸ sendika olan Memur-Sen ve suç ortağı olan Kamu-Sen masaya gitme gerekçelerini iÅŸ kollarıyla kamu iÅŸvereni arasında yapılan görüÅŸmelerde 58 maddede kazanımlar elde edildiÄŸini dile getirmiÅŸler ve bu kazanımların heba edilmemesi için hakem heyetine üye vereceklerini ifade etmiÅŸlerdir. Ancak kazanım diye ortaya koydukları maddelerin nerdeyse tamamına yakını önceki toplu sözleÅŸme metinlerinde yer alan ve yeni bir sonuç doÄŸurmayan içerikte olduÄŸu kısa sürede anlaşılmıştır. Yani diÄŸer bir ifadeyle kamu emekçileri ve kamu emeklileri bir kez daha ‘cek’ ‘cak’lara feda edilmiÅŸlerdir. Buradan bir kez daha kamu iÅŸvereni eliyle bizlere toplu sözleÅŸme masasında yoksulluÄŸu ve sefaleti dayatan iktidara ve onun aparatı olarak varlıklarını sürdüren YetkilendirilmiÅŸ sendika olan Memur-Sen ve suç ortağı olan Kamu-Sen’i protesto ediyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸan YarlıgaÅŸ, “Su çürüdü, tuz koktu. YoksulluÄŸun derinleÅŸtiÄŸi ve kalıcı hale geldiÄŸi dönemlerin en karakteristik özelliÄŸi adalet duygusu zayıflar ve herkes kendi yargısını dağıtmaya baÅŸlar. Böylesi durumlarda toplumda en çok yargıya olan güven zayıflar. Tıpkı içinden geçtiÄŸimiz bu süreçte, yapılan saha çalışmalarında en az güvenilen kurumların başında yargı kurumunun çıkması gibi. Oysaki bizler biliyoruz ki bunun müsebbibi yargı emekçileri deÄŸildir. Bilinen bir gerçek var ki o da yoksullaÅŸma sadece bireylerin öznel sorunu olmaktan daha çok, toplumu deÄŸer yargılarını oluÅŸturan adalet duygusunu yıpratan bir süreci içinde barındırdığıdır. Toplumdaki adalet duygusunun suç iÅŸleme potansiyelini artırmakta ve yargı emekçilerinin iÅŸ yükü her geçen gün daha fazla artmaktadır. Keza, bu ihtiyacı karşılamak üzere, sürekli icra daireleri, yeni kurulmaya, yeni adliye binaları açılmaya devam etmektedir” dedi.
ÇARPIK YARGI SİSTEMİNİN BEDELİ YARGI EMEKÇİLERİNE ÖDETİLEMEZ!
Bir toplumun başına gelecek en büyük felaketlerin başında hiç kuÅŸku yok ki, o toplumdaki adalet duygusunun zayıflaması ve ortadan kalkması olduÄŸunun altını çizen YarlıgaÅŸ, açıklamasını ÅŸöyle sürdürdü: “Bugün yaÅŸanan temel sorun tam da budur. Adalet duygusunun ortadan kalkması tam anlamıyla kötülüklerin zincirlerinden kurtulması, yaÅŸamı kabusa dönüÅŸtürmesidir. Demokratik toplumlarda uzun yıllar yaÅŸanmayacak hukuksuzluklar ne yazık ki ülkemizde her gün; hatta aynı gün içinde birden fazla hukuksuzluÄŸa tanıklık etmekteyiz. Ülkede adeta zincirleme yolsuzluk, hukuksuzluk hikayeleri birbirini izlemektedir. Çarpık yargı sisteminin bedeli yargı emekçilerine ödetilemez. Toplumda adalet duygusunun ortadan kalkmasının en temel nedeni olan yargı sisteminin bağımsızlığını kaybetmesidir. Keza periyodik olarak çıkarılan yargı paketleri dava sayılarındaki artış ve yıllarca süren dava süreçleri yargı emekçilerinin çalışma hayatını kâbusa çevirmiÅŸ durumda. Ağır iÅŸ yüküne eÅŸlik eden yoÄŸun mobbing, bir yanda keyfi olarak açılan soruÅŸturmalar, mesai kavramı gözetmeksizin çalışmaya zorlanan yargı emekçilerini bunalıma sürüklemektedir. Artık yeter sorunlarımıza çözüm istiyoruz. Yeni yargı yılı açılırken bir kez daha taleplerimizi sıralıyoruz; 2009 yılından bu yana Yargı Emekçilerinin ekonomik haklarında hiçbir ilerleme saÄŸlanmamıştır. Aksine var olan havuz paralarının kaldırılması, iyileÅŸtirme olarak verilen fazla mesai ödemelerinin kesilmesi, ulaşım paralarının sadece Ankara, İstanbul ve İzmir’le sınırlandırılması gibi uygulamalarla ekonomik kayıpları artmıştır. Bu nedenle yargı emekçilerinin insanca yaÅŸayacakları bir ücret için öncelikle ekonomik kayıpları giderilmelidir. Ayrım yapılmaksızın, tüm yargı emekçilerine mesai ücreti ödenmesi saÄŸlanmalıdır. Ulaşım ücretleri ayrımsız her ilde verilmelidir. Havuz paralarının ile ilgili yargı emekçilerinin lehine olacak ÅŸekilde düzenleme yapılarak ödenmesine tekrar baÅŸlanmalıdır. Yargı emekçilerinin de diÄŸer kamu görevlileri gibi 2802 sayılı yasadan çıkarılarak 4483 sayılı Memurin Muhakematı Kanunu'na tabi olması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Mobbinge maruz kalan personelin durumunun deÄŸerlendirilmesi, mobbingin önlenmesi amacıyla kurumlarda bir kurul oluÅŸturulmalı, mobbing uygulayan amire yaptırım uygulanması için düzenleme yapılmalıdır. CumhurbaÅŸkanlığı’nın KreÅŸ genelgesinin gereÄŸi yapılmalı ve her iÅŸyerine kreÅŸ ve bebek bakım odaları açılmalıdır. Görevde yükselme ve unvan deÄŸiÅŸikliÄŸi sınavları periyodik olarak açılmalı, yapılacak sınavlarda yazılı sınav notları esas alınarak, mülakat haksızlığına son verilmelidir. İllerdeki komisyonlar kaldırılmalı ve yargı emekçilerinin özlük hakları ve atamaları yönünden Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüÄŸü’ne baÄŸlanmalıdır. Adalet Bakanlığında yürütülen promosyon görüÅŸmelerinde, promosyon tutarı yılda en az bir maaÅŸ olarak belirlenmeli ve bütün çalışanlara eÅŸit olarak verilmelidir. Büro Emekçileri Sendikası olarak yargı emekçilerinin taleplerinin karşılanması ve bağımsız bir yargı sistemi için mücadele etmeye devam ediyoruz. Tüm yargı emekçilerini bu haklı mücadelemize sahip çıkmaya çağırıyoruz!”