Çakır; “Sanayi Odası’nı kuramazlar”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, kurulması gündeme gelen Sanayi Odası girişimlerine ilişkin net konuştu. Mevcut şartlarda ayrılık için yeterli sanayici sayısının olmadığını belirten Çakır, bu tartışmaların Mersin'in imajına zarar verdiğini ve kentin ulusal gündemi projeler yerine ayrılık konuşmalarıyla meşgul ettiğini söyledi. Sanayicinin finansal sorunlar ve yeşil dönüşüm gibi daha önemli meselelerle uğraşması gerektiğini vurgulayan Başkan Çakır, "Burada amaç sanayi odası kurulması değil, başka sebepler olduğunu biliyoruz" diyerek, hatır gönül baskısıyla oda kurulamayacağının altını çizdi ve 140 yıllık MTSO'yu bölmek yerine birlik ve dayanışma çağrısı yaptı.
Adem GÜNEÅž
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Hakan Sefa Çakır, Kanal 33 – Sun TV ortak yayınında Gündemin Nabzı Programı’nda Fatih Alkar’ın gündeme iliÅŸkin sorularını yanıtladı. Ekonomi gündemini deÄŸerlendiren Çakır, “Dünya bizim gördüÄŸümüzden çok farklı yerlerde. Çok tepeden bakılıp farklı organizasyonlar yapılıyor. Önce dünya turu yapalım. Trump sıkıntısı dünyada devam ediyor. FED ile ilgili savaÅŸları devam ediyor. Herkesle bir pazarlık halinde çalışıyor. Ülke yönetmeyi pazarlık üzerinden devam ettiriyor. Bu da dünyayı kedi baÅŸlarının çaresine bakmayla ilgili bir düzene yönlendiriyor. Trump’ın bu noktada büyük bir hata yaptığını düÅŸünüyorum. Amerika burada yalnızlaÅŸacak. Trump geldiÄŸinden beri eksiye doÄŸru gidiÅŸ var. Burada Trump’ın zararını hep birlikte göreceÄŸiz. Amerika’da enflasyon 2.9’larda gidiyor, büyüme 3.8. Ekonomi kötü gitmiyor ama gelecekle ilgili sıkıntı konuÅŸuluyor. Çin’in büyümesi 4.5’larda. Orada da inÅŸat krizi devam ediyor. AB’de büyüme yüzde 2 civarında. Amerika’nın Türkiye’ye de Avrupa’ya da Rusya’dan enerji almayacaksınız diye söylemi oldu. Bu da enerji fiyatlarını hızla artırdı. Petrol fiyatlarında artış olacak. Bu da iÅŸi sıkıntıya sokabilir. Bizim Rusya’dan enerji almamamız demek, oraya baÅŸta yaÅŸ meyve sebze olmak üzere birçok alanda ciddi ihracatımız var, burada da sorun olabilir demek. Bunu da iyi okumalıyız” ifadelerini kullandı.

ABD VE İNGİLTERE AR-GE’DE GERİ KALDI
“AB ve İngiltere’nin teknoloji ve Ar-Ge’yle ilgili geride kaldığını gördük. Ancak teknoloji firmaları dünyada ilk sıraya oturmuÅŸ durumda. Avrupa savunma sanayi yatırımlarına yeni baÅŸladı. Bu yönde olumsuz gidiÅŸat var” ÅŸeklinde konuÅŸan Çakır, “Türkiye’de enflasyon yüzde 33 civarında. OVP’den beklenti yüzde 28,5. Mal enflasyonu yüzde 25-26’larda, hizmet enflasyonu yüzde 45’lerde, ortalama enflasyon yüzde 33’lerde. Döviz kuruna baskı olduÄŸu için ithalatla daha çok ürün getirilmeye baÅŸladı. Dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarında sorunlar var. Perakendede durgunluk var. OVP’den gözlemlerimiz enflasyon ve sıkılaÅŸtırmaya devam edilecek. 2025 – 2026’da diÅŸinizi sıkmaya devam edin deniyor. Sayın Cevdet Yılmaz da enflasyonun düÅŸüÅŸ eÄŸiliminde olduÄŸunu söylüyor. Döviz kurları ne olacak dedik. Tünelde ışığın arttığını görüyoruz burada bir rahatlama olduÄŸu zaman MB’nin döviz rezervleri 48 milyar dolar. Bu da bize artı verince rahatlamaya baÅŸladık. Biraz daha rahat bırakacağız dövizde enflasyon oranında artış saÄŸlanacağını söyledi. Ama çok rahat olmayacak. Dövizin çok yükselmesinin enflasyonu yeniden hareketlendireceÄŸini düÅŸündüÄŸü için artırmak istemiyorlar. VerimliliÄŸi artırmak gerektiÄŸini söylüyorlar. Döviz açığımız var, ihracatçı zor durumda dedik. Buna yapacak bir ÅŸey yok dediler. Bu zamanlardan sonra dövizi enflasyon oranında artırabileceklerini söylediler. OVP’de yüksek teknolojili ürünü önemsiyorlar, tarım gıda, enerji, lojistik, gıda güvenliÄŸi, modern sulama, verimliliÄŸi artıracak politikaları önemsiyorlar. Sanayide yerli üretim ve yeÅŸil dönüÅŸümü önemli hale getiriyorlar. Finansla ilgili sıkıntılar devam ediyor. Nefes kredisiyle ilgili TOBB KGF’den finans çıkarttı. 50 milyar lira para istendi hazine 30 milyardan fazla veremeyiz dedi. Mersin’de de 276 civarında firma faydalandı. Çok baÅŸvuru vardı. Bunun devamıyla ilgili çalışma yapılıyor çıkartılabilir mi diye. Üreticimizin sanayicimizin hizmet sektörünün finansla ilgili ciddi sorunu var artık dayanacak güç kalmadı. Konkordatolar arttı. Bundan dolayı düzgün, hesaplı çalışan firmayı da yanında götürüyor. Geçen günlerde Halk Bankası Yönetim Kurulu BaÅŸkanı geldi. Halk Bankası’nın kuruluÅŸ sebebi tacir ve esnaf. Ziraat Bankası tarım için kurudu. Biz dedik ki Halk Bankası esnafa, tacire, KOBİ’ye pozitif ayrımcılık yapsın. Biz KOBİ’leri kaybedersek bu iÅŸin dönüÅŸü yok. Halk Bankası gerçek iÅŸlevine dönmeli. Destekler çok az dedik. BaÅŸka Türkiye yok, baÅŸka sanayici bulamayız” dedi.
“DÜNYADA SANAYİ ODASI DİYE BİR KAVRAM YOK”
Endonezya, Singapur, Hong Kong ve Vietnam’a yapılan ziyaretlerle ilgili deÄŸerlendirmelerde bulunan Çakır, “Orada gözlemlemelerde bulundum. Vietnam’da bir fuara davet edilmiÅŸtim orada üst düzey, bakanlık düzeyinde ve ticaret odası seviyesinde karşılandık. Bunlar güzel networkler. Orada bir kardeÅŸ gibi ticaret ve sanayi odaları buluÅŸuyor. Hangi konularda birbirimize yardımcı olabiliyoruz diye konuÅŸuluyor. Dünyada sanayi odası diye bir kavram yok. Hepsi ticaret ve sanayi odası. Vietnam TSO ile Mersin TSO bir araya geldi. Sektörleri konuÅŸtuk. Kahve konusunda dünyada ikinci sıradalar, pirinç, deniz ürünlerinde güçlüler. Tekstilde güçlüler. Biz de oraya kabuklu ürünler, iplik satıyoruz. Buralarda konuÅŸurken tekstilciler Mısır’a Tunus’a gidiyor diyoruz, orada da asgari ücrette yükseliÅŸ varsa ülkelerde hareket baÅŸlıyor. Avrupa orada üretim yaptırırken daha uygun olan Kamboçya’ya kayıyor. Çalışma sisteminde nerede ucuzluk var oraya giriyorlar iÅŸ güvenliÄŸi yok, çevreyi kirletiyorlar sömürülüyor iÅŸ bitince orada da zenginleÅŸme olduysa baÅŸka ülkeye kayıyorlar. Orası bitince baÅŸka ülkeye gidiliyor. Vietnam’ı 70 yıl Fransızlar sömürmüÅŸ, sonra 20 yıl Amerika’nın ciddi sömürüleri var. Sahili çok uzun. Sürekli güçlüler güçsüzleri sömürüyor. İnsanlar sürekli baskıdan korkar vaziyetteler. İyi bir ÅŸey deÄŸil. Rahatlık yok. Sürekli sömürülme kültürü olunca insanlar korkuyor. Bu beni çok rahatsız etti. Bu durum yakın coÄŸrafyamızda da var. Bizim insanımız muhalif olan, sorgulayan bir yapıda. Bu, büyük bir avantaj. Anadolu coÄŸrafyası gerçekten parlayan bir yıldız. Bu gücümüzün farkına varmamız lazım. Eskiden sömürü var diyorduk maalesef bu sömürünün daha modern ÅŸekilde yapıldığını, halen o halkları sömürdüklerini gördük. Bizim OVP’de de yüksek teknolojiye geçmemiz gerekiyor. Ülke olarak ticaret, imalat ve inÅŸaatta büyüyoruz. Genç ve hızlı giriÅŸimcilikte Almanya’dan sonra ikinci sıradayız. Almanya mesleki ve teknolojik eÄŸitimle büyüyor, bizim de yüksek teknolojiye geçmemiz lazım. Bununla ilgili teÅŸvikler de devam ediyor” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“TARIM OLMAZSA NE SANAYİ NE TURİZM NE TİCARET OLUR”
Türkiye’nin ilk 100 ÅŸirketi listesine giren Mersinli firmaları tebrik eden Çakır, “Öncelikle ilk 100 firma arasına giren Mersinli firmalarımız Koluman, Beybolat Tarım ve Ak Trans firmalarımızı bir kez daha kutluyorum. TOBB her yıl Türkiye’de en hızlı büyüyen ilk 100 firmasını tespit ediyor. Sonra Ankara’da bir toplantıda ödülleri veriliyor. Bu firmaları inceledik ne yapmışlar da ilk 100’e girmiÅŸler. Bu firmalar neler yapmış? Yüzde 67’si ihracat odaklı. Yüzde 52’si temiz üretim ve alternatif enerji kullanıyor. Åžirketlerin karar vericilerinin eÄŸitimi yüksek ve hizmet içi eÄŸitime önem veriyorlar. Hepimiz firmalarımıza model çıkarmalıyız. Nitelikli insan kaynakları var. Artık eski düzenle yenilik olmuyor teknoloji, ArGe ile bir yerlere gelmeliyiz. Bu törende CumhurbaÅŸkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’la görüÅŸtük. 1.5 saat sohbet toplantısı yaptık. Dünyada ihracattan aldığımız payın yüzde 1.1’den 0.7’ye düÅŸtüÄŸünü anlattı. Yüksek teknoloji yatırımı yapılması gerektiÄŸini söyledi. OVP’de kiÅŸi başı milli gelirin 21 bin dolar beklendiÄŸini söyledi. Net döviz rezervlerinin 48 milyar dolar olduÄŸunu anlattı. Biraz daha rahatlatabiliriz dedi. Hem finans hem döviz olarak. Türk parasının artık eskisi gibi deÄŸerlenmeyeceÄŸini söyledi. Hayvancılıkla ilgili ithalatın et ve balık kurumundan özel sektöre verilmesi gerektiÄŸini anlattık. Canlı hayvanı özel sektör getirirse fiyatların daha uygun hale geleceÄŸi söylendi. Destek istedik güzel bir sohbet toplantısı oldu. Tarımda yaÅŸ ortalaması 55. Çiftçi çizmesini çıkarırsa bu çizme bir daha giyilmez. Tarım olmazsa ne sanayi ne turizm ne ticaret olur. Suyun önemini konuÅŸtuk. KKTC’nin önemini konuÅŸtuk. Kıbrıs ve Mersin’i beraber deÄŸerlendirip gelecekle ilgili politikalar oluÅŸturacağımızı anlattık. TEPAV ile çalıştığımızı anlattık. Deniz suyunun özel sektörle birlikte arındırılarak tatlı su olarak kullanılmaya baÅŸlamasıyla ilgili çalışma baÅŸlatılması konuÅŸuldu. Bunların hepsi gelecekte yapılabilecek iÅŸlerimiz arasında. İhracatçı müÅŸteri kaybetmemek için baÅŸa baÅŸ noktada ürün verdiÄŸini anlattık. Kendisi de ihracatta ve verimde artış görüyoruz dedi. 7 milyar dolar ihracat, 12 milyar dolar ithalatta artış var. İhracatın ithalatı yakalama oranı düÅŸmeye baÅŸladı. İhracatçıya pozitif ayrımcılık yapılmazsa kan kaybedeceÄŸimizi söyledik. Üretim ve imalat yapana, KOBİ’ye, sanayiciye, tarıma pozitif ayrımcılık yapılmalı. TOBB ile tüm bakanlıklar görüÅŸüyor. İş dünyasıyla yakınlar, pozitifler. Bildik bileli finans krizi konuÅŸuluyor. Artık bunu çözmemiz lazım. Kayıt altına alınmalı çözmeliyiz. Firmalarımız çok sıkıştırılmadan sistemli ÅŸekilde desteklenmesi gerekiyor. Zor aÅŸamalardan geçiyoruz” diye konuÅŸtu.
“MERSİN HIZLI BÜYÜYOR”
Ankara’nın Mersin’i yakından takip ettiÄŸini ifade eden Çakır, “Bir fikir kuruluÅŸumuz olan TEPAV ile çalışmaya baÅŸlayacağız. Mersin’i 2050-2075’te nerede göreceÄŸiz nasıl planlayalım. İşin içine Kıbrıs’ı da koyarak birbirini tamamlayan yapıyı nasıl saÄŸlarız bunu çalışacağız. Belki sonra Adana’yı da iÅŸin içine alacağız. İki sene önceden beri anlattık. Mersin çok hızlı büyüyor, Türkiye’nin incisi olacak dedik. Åžu anda ciddi yatırımlar almaya baÅŸladık. Hareketi emlak sektöründe görüyorsunuz. Ticarette de görmeye baÅŸlayacağız. Havalimanımızla limanımızla, lojistik gücümüzle, hızlı trenlerle stratejik konumumuzla bir lojistik üs olarak Mersin görünüyor. İstanbul, Marmara’ya alternatif olacak. Burada alternatif sanayi koridoru oluÅŸacak. Biz burayı doÄŸru planlarsak güzel bir mersin oluÅŸturabiliriz. Halkıyla, eÄŸitimi, turizmi, kültürünü her ÅŸeyini planlayabiliriz. Nasıl bir ÅŸehir istiyoruz turizmi nasıl istiyoruz kitle turizmi mi butik turizm mi istiyoruz? Bunların planlarını ÅŸehirle birlikte yaparak sistem oturtmalıyız. Mersin kabuÄŸuna sığmıyor. Åžehrimize inanalım ve çok hızlı büyüyeceÄŸini, gelecekte Türkiye’nin gözbebeÄŸi olacağını görelim. DoÄŸru yapılanırsa bu hale getirebiliriz. Nasıl bir sanayi nasıl bir tarım istiyoruz. Gelecekte su krizi yaÅŸayacaksak narenciyenin alternatifine bakmalıyız. Mısır ile rekabet edemiyorsak alternatif üretim yapmalıyız. Åžehir olarak birlik beraberlik içinde kendi planımızı yapmalıyız. Bu planlarla Ankara’ya gidip bunu istiyoruz altyapısını oluÅŸturduk öÄŸrencilerimiz hazır demeliyiz. Meslek okuluyla ilgili ÅŸu kadar öÄŸrenci veriyoruz diyerek yatırımcıyı biz belirleyeceÄŸiz. Kendi kararımızı kendimiz vereceÄŸiz. Üniversitelerimizle ÇKA ile çalışıyoruz kendi kendimizle uÄŸraÅŸmayalım birlikte hareket edelim. Adana bizim artık birlikte olduÄŸumuz bir ÅŸehir. Fuarları birlikte yapacağız. Uluslararası boyut olacaksa bir ÅŸehir yapmalı. Adana’da Mobilya fuarı olacak biz oraya katılacağız. Ocak’ta Mersin’de tekstil fuarı olacak onlar buraya gelecek birlikte hareket edeceÄŸiz. Belki havaalanı içinde fuar alanı açacağız. Artık ulusal ve uluslararası boyutta hareket etmeliyiz. Firmalarımız Suriye ile alışmaya baÅŸladı. Suriyeli firmalar burada da orada da iÅŸ yapıyor. Mersinli firmalar Suriye’de çalışmaya baÅŸladı. Geçen haftalarda Ticaret Bakanımız ve TOBB BaÅŸkanımızla birlikte iÅŸ birliÄŸi protokolü imzaladık. Lazkiye – Mersin arasında Yönetim olarak Lazkiye’ye gidebiliriz, onlar gelebilir. Åžam’da burada neler yapabiliriz ona bakmaya çalışıyoruz. Åžu anda güvenliÄŸi de saÄŸlamak lazım. Banka, finans, otel tam istenen gibi deÄŸil ama altyapısını oluÅŸturmaya online platformlar üzerinden baÅŸlayacağız. Yakın takipteyiz. Avrupa Göç İdaresi de Valimizin yönlendirmesiyle yanımıza geldi. Suriye’deki göçün yönlendirilmesi nasıl olacak nasıl bir hareketle onları yönlendirelim. Nasıl bir düzen olacak konularında teknik toplantı yapacağız. Mersin baÅŸta olmak üzere Adana, Antakya, Antep, Urfa’dan Suriye politikası ne olacak valilik, göç idaresi ve belediye ile birlikte sürdüreceÄŸiz. Suriye’yi kontrollü ÅŸekilde yakından takip ediyoruz. TIR lojistiÄŸini Suriye’nin son noktasına kadar yaptığımız gibi bir de deniz ticaretimiz var Ro-Ro seferleri var. Feribot seferlerini yeniden baÅŸlatacağız” dedi.
“SANAYİ ODASI KURAMAZLAR”
Sanayi Odası kurulması giriÅŸimlerine de sert sözlerle yanıt veren Çakır, “Öncelikle ÅŸartlar oluÅŸturulursa herkesin sanayi odası kurma konusunda kanuni hakkı vardır. 10 kiÅŸi üzerinde personeli bulunup sanayi sicil belgesine sahip bin sanayici bir araya gelerek sanayi odası kurmak adına TOBB ve Bakanlığa müracaat etmesi gerekiyor. İki tarafın onayıyla sanayi odası yasal olarak kurulabilir. Mevcut durumda Anamur’dan Tarsus’a kadar bu ÅŸartları saÄŸlayan 950 adet sanayi firması bulunmakta. Bu konuda bir olumsuzluÄŸumuz yok. Son zamanlarda ulusal basında Mersin sanayi odasının ayrılmasıyla ilgili olumsuz ÅŸekilde sık sık gündeme gelmeye baÅŸladı. Son olarak bir dernek, sanayi odası kurulması ve baÅŸkanının da Hakan Sefa Çakır olması gerektiÄŸi yönünde ulusal gazetede demeç verdi. Kentimizin bu ÅŸekilde Türkiye gündemine taşınmasını mersin adına doÄŸru deÄŸildir. Türkiye gündemini, Mersin’de ayrılık var gibi konuÅŸmalarla meÅŸgul ediyoruz. Konu Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Üyelerinin konusudur, Türkiye’nin deÄŸil. Bizim seçimlerimiz dünyanın en demokratik seçimleri. Benim haberim olmadan ismimi Türkiye gündemine taşıyamazsınız. 35 bin üyemizin hepsi baÅŸkan olmaya hak kazanan insanlardır. Biz diyoruz ki ÅŸehrin birlik beraberliÄŸine, imajına zarar verilmemelidir. Åžehrin imajı bizim için çok önemli. Kendi içimizde müstakil bir sanayi odası kurmak isteyen bu konuda çalışabilir ama bunu Türkiye’ye gündem yapmaya gerek yok. Konuyla ilgili ilgisiz, iÅŸi sanayi olsun olmasın, dernek olsun olmasın bu konuyla ilgili deÄŸerlendirme yapıp gündem olmaya çalışmamalı. Sanayici zaten finansal yönden zorlanırken 2026’dan itibaren karbon vergisi gibi bir sorunla yüz yüze gelecekken, Bizim finansla, yeÅŸil dönüÅŸümle, dijitalleÅŸmeyle uÄŸraÅŸmamız gerekiyor. Sanayi odası kurulması giriÅŸimleriyle iÅŸ dünyasını ve özellikle sanayicileri meÅŸgul etmemeliyiz. Sanayicilerimizden aldığımız bilgiler doÄŸrultusunda bir takım baskılar veya hatır gönülle notere imza verdirilmeye çalışılıyor, bu ÅŸekilde sanayi odası kurulmaz. Mersin sanayisinin geleceÄŸi hatır gönül meselesi deÄŸildir. Buna karar verecek olan deÄŸerli sanayicimizdir. Ayrışmamalıyız. Mersin’de büyük potansiyel var. Büyük bir uyum var. Valilimiz, belediye baÅŸkanlarımız, tüm kamu kurum kuruluÅŸları, derneklerimiz ve basınımızla bugüne kadar Mersin için birlikte çalıştık bundan sonra da bu uyumu bozmamalıyız. Ulusalda Mersin projeleriyle gündeme gelmeli. Kentimizin marka deÄŸerinin düÅŸürülmemesini saÄŸlamalıyız. Dünyada sanayi odaları ticaret odalarından ayrılmamış. Türkiye’de ise 367 Odanın sadece 12 tanesi sanayi odası olarak kurulmuÅŸ. Bunlardan da yalnızca bir tanesi, İstanbul Sanayi Odası geçimini rahat saÄŸlıyor. Kalanı zorlanıyor. Mersin’de yürütülen çalışmalar sonunda Eylül ayında sanayi odasını kuracaklarını söylemiÅŸlerdi. Daha önce de gerekli ÅŸartların yerine getiremeyeceÄŸini söylemiÅŸtik. Görüyoruz ki kurulamadı. Sanayiciyi meÅŸgul etmeye gerek yok. Burada amaç sanayi odası kurulması deÄŸil baÅŸka sebepler olduÄŸunu biliyoruz. Kümelenme diyorlar. MTSO en çok sanayi adına proje üreten bir odadır. DiÄŸer sanayi odalarına eÄŸitim veren bir odadır. MTSO neyi yapamıyor da kurulmak istenen sanayi odası bunu yapacak? Eksikler varsa sanayicimizle her öneriye, projeye açığız. Kümelenmeyi biz zaten Odak gruplarımızla yapıyoruz. Sanayi, turizm, lojistik, tarım, ticaret, yeÅŸil dönüÅŸüm, çevre konularında sadece ilgili sektör temsilcilerinin katıldığı Mersin Odak Grupları oluÅŸturduk. Bu gruplarla sektörlerin sorunlarını konuÅŸacağız. Herkesle birlikte çalışıyoruz. Sadece sanayi konuÅŸacak odak gruplarımız var. Bu gruplarda sorunlarımıza çözüm arayıp ardından valilik bünyesinde deÄŸerlendirip ulusalda sonuç almamız gereken konuların çözümünü Ankara’ya hep birlikte taşıyacağız. Kümelenmeyle ilgili odak gruplarımız olduÄŸu gibi bünyemizde ayrıca güçlü bir proje ekibimiz de var. Sanayiye hizmet eden yetkin departmanlarımız var. Kaynaklarımızı bölünerek israf edecek kadar zengin bir ülke deÄŸiliz. Bin üye ile etkin bir oda kuramazsınız. Anamur’daki bir sanayiciyi evrak için Mersin’e getiremezsiniz. İlgisi olmayan insanlar lütfen bu konuda yorum yapmasın. 140 yıllık Mersin Ticaret ve Sanayi Odasını hep birlikte yaÅŸatmamız lazım. Taciriyle sanayicisiyle bir bütün olarak geleceÄŸe taşımak hepimizin sorumluluÄŸumuzdur. Ahi Evran kültüründen gelen yapımızla Bizim en büyük gücümüz birlikteliÄŸimiz ve dayanışma ruhudur. Bölen deÄŸil birleÅŸtiren, küçülten deÄŸil büyüten, ayrıştıran deÄŸil kucaklayan olalım. Bizim artık daha güzel konuları konuÅŸmamız lazım. Sanayi odası bizi meÅŸgul etmesin. Gündemi projelerle meÅŸgul etmemiz lazım. En büyük gücümüz birlikteliÄŸimiz ve dayanışma ruhumuzdur. Ahi Evran kültürüyle bizim kucaklayan olmamız lazım” diye konuÅŸtu.