⏱ 1 Haziran 2026 Pazartesi
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

AŞIK MAHSUNİ ŞERİF SİLİFKE’DE

Mersin kışlası içinde yer alan Askeri Mızıka Okulu, bir karar ile 1950’li yılların sonunda Silifke’de bulunan Abidin Paşa Kışlası’na taşınır. Öğrencileri de kışlaya gelir, eğitimlerine devam ederler.

GÜNDEM 24 Aralık 2025 Çarşamba 16:14
AŞIK MAHSUNİ ŞERİF SİLİFKE’DE

Bir öÄŸrenci vardır: Aşık Mahsuni Åžerif. Okulun en baÅŸarılı öÄŸrencisidir. Her gün Aktepe’ye gider, orada aÅŸağılara kıvrım kıvrım giden Göksu Nehri’nin akışını izler. Kendi memleketi MaraÅŸ’ta yer alan Göksun’u orada bulur. Sular bazen coÅŸkun akar, Göksu bulanır. Ama mutlaka denize ulaşır. Onun hayalleri de öyle olur. Sazı, sözü yaÅŸadığı yörelerde can bulur.

1973 Mayıs ayında Silifke Lisesi müzik kolu konseri vardı. Aşık Veysel’i davet ettik. Müzik öÄŸretmenimiz Özcan Seyhan, Gazi Müzik Bölümü’nde okurken derslerine girdiÄŸi için onu tanıyordu. Davete olumlu yanıt verdi. Ben Sivas’a gidip onu getirecektim. Ama 21 Mart 1973 tarihinde Hakk’a yürüdü. Biz de hemen o hafta içinde “Seni Unutmayız Aşık Veysel” dedik, anma günü düzenledik.

 

İşte bunların hazırlığı yapılırken Özcan Seyhan, Silifke Lisesi’nde müzik dersinde:

“Çocuklar, bu Aşık Mahsuni Åžerif var ya, ben onun öÄŸretmeniyim. Kışla içinde Askeri Mızıka Okulu vardı. Mersin’den buraya geldi. 1959 yıllarında olmalı, Ankara’ya taşındı. Müzik derslerine giriyordum. Çok yetenekli bir öÄŸrenci idi. O da okul ile birlikte Ankara’ya gitti.” dedi.

 

DüÅŸündük ki Abidin PaÅŸa KöÅŸkü’nün yanına bir müzik okulu varmış. Biz onu son olarak Kız Meslek Lisesi olarak gördük. Okul, Silifke Lisesi bahçesindeki binaya taşındı. Sonra bir el onu yıkıverdi. Baktık, kışla duvarları da yok oldu. Kimler yıktı, kimler taÅŸlarını taşıdı bilmem.

 

Bir zamanlar Silifke’de müzik okulu burada yer alırken bir bilinen yön varmış: yörede var olan kültür. Aydın, Ege’den, Kıbrıs’tan gelen giden insanların bir araya gelerek oluÅŸturduÄŸu kültür mozaiÄŸi, müziÄŸe, halk oyunlarına ve tüm folkloruna renk vermiÅŸler. Biz bunu özellikle Türkmen Åženlikleri’nde gördük.

 

Bu ÅŸenliklere katılan halk bilimcileri, müzik adamları gördüler. İşte o müzik adamlarının tanısı:

Silifke, Kaman’da sanatçı genleri. GeniÅŸ ses aralıklı gırtlaklar… Kıbrıs, Girit, Aydın yöresinden gelen folklor deÄŸerleri, 100’e yakın TaÅŸeli ezgileri, uzun havalar, kırık havalar, zeybekler… Ve binlerce yıllık bir geçmiÅŸi olan Mengi ve Samahlar.

 

İşte Silifke, TaÅŸeli kültürüne katkı sunmuÅŸ Özcan Seyhan, Hüseyin Say, FelteÅŸ Dede, Topak Mustafa, Gırnatacı Halil, İsmail Çakkan ve onların çocukları ve torunları hâlâ bu geleneÄŸi taşımaya devam ediyorlar. İşte bu yüzden Silifke’de bir müzik okulu açılmalı. Adını konservatuar, sanat lisesi, güzel sanatlar fakültesi koyun. Bu yörede yaÅŸayan çocukları, gençleri alıp onları sanat dünyasının içine bırakmak gerekir.

 

Aşık Mahsuni nasıl buraların havasını ciÄŸerlerine çekmiÅŸse, sanat ruhu coÅŸmuÅŸsa; o Say Mahallesi’nin tarihi dokusu içinde yetiÅŸen, o inlerin önünde gırnata çalan, keman çalan ya da küçük davulunu çalan çocuklar artık nota öÄŸreneceÄŸi bir okula ihtiyaç duyar.

 

VEYSEL’E MEKTUP / AÅžIK MAHSUNİ ÅžERİF

 

Sen bu bahçelerden çok gelip geçtin

Dostlar seni unutur mu Veysel’im

Arılarla çiçeklerde iyileÅŸtin

Dostlar seni unutur mu Veysel’im

 

Ne haktan incindin ne de incittin

TaÅŸ ile geleni gül ile ittin

Koyunu kurdunan güderek gittin

Dostlar seni unutur mu Veysel’im

 

Hak nurunu insanlarda aradın

Sabrı tarif ettin, derde yaradın

Gönüllerde kaldın, gözden ıradın

Dostlar seni unutur mu Veysel’im

 

Dopdoluydun, gezdim dedin beyhuda

Bin göz vermiÅŸ sana Cenabı Hüda

Sen dostları unutmadın dünyada

Dostlar seni unutur mu Veysel’im

 

Kuru laf etmedin Mahzuni gibi

Gözünde berraktı deryanın dibi

Mustafa Kemal’in gerçek talibi

Dostlar seni unutur mu Veysel’im

 

“DOSTLAR BENİ HATIRLASIN”

 

“Dostlar beni hatırlasın.”

Hatırlıyoruz, hey Koca Veysel.

Hatırlıyoruz.

Hatırlayacağız da…

Günlerce, aylarca, yıllarca…

Ve asırlarca.

Bir Yunus gibi, Pir Sultan gibi.

Bir KaracaoÄŸlan, Emrah gibi.

 

O sımsıcak toprak kokan mısraların,

Dost baÄŸrı yanık bir öykünün sesleniÅŸi.

O mısralarda içten,

CoÅŸkulu, uyumlu ve berrak su gibi.

GüneÅŸ gibi, aydınlık yollar.

Hep onda fışkı, hep onda çığrışım…

 

Boz bulanık, ala karlı

Sivas’ın daÄŸları Banaz’da,

Asırlar önce Pir Sultan,

Pir Sultan diye ağlamıştı.

Åžimdi o daÄŸlar:

Veysel’i, Veysel’in ÅŸiirlerini yansıtıyor,

Yansıtıyor ağlayarak.

 

25.3.1973 Silifke Lisesi’nde anma gününde yazıldı ve okundu.