⏱ 1 Haziran 2026 Pazartesi
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

BAHARDA TÜRKÜLER DİLE GELDİ

“ Ah bu türküler Türkülerimiz Ana sütü gibi temiz Türkülerde türküler dağ, dağ yayla , yayla Köyümüz köylümüz memleketimiz Ah bu türküler Köy türküleri Dilimizin tuzu biberi Memleket ahvalini onlardan sor Kitaplarda değil türkülerde ara YEMENİ Öleni, kalanı , gidip gelmeyeni Ben türkülerden aldım haberi “ BEDRİ RAHMİ EYÜPOĞLLU

KÜLTÜR SANAT 6 Nisan 2026 Pazartesi 17:41
BAHARDA TÜRKÜLER  DİLE GELDİ

Ozanın dediÄŸi gibi, türküler dile geldiÄŸinde, binlerce yıllık kültür yaÅŸamı ortaya çıkar. Ağıtla yakılır, türküler yakılır. Yayla yollarında göç sevdası, daÄŸlar, taÅŸlar dile gelir. Acılar , sevinçler, sevdalar dile gelir. Binlerce yıl boyunca at, eÅŸek deve sırtında aylarca süren yolculuk bir bakarsın kara tren ile bir güne saate iner. Kara tren türkülere girer. Sahi siz otobüse türkü yakıldığını duydunuz mu ? Anadolu için kara tren bir müjdedir. Bir çaÄŸ atlamadır.

TAÅžELİ KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ bahar konserini bir kez daha izledik.  PerÅŸembe akÅŸamları evlerden çıkıp, o merdivenlerden çıkmak. O salonda aylarca süren çalışmalar. Sazlar çalar, türküler öÄŸrenilir. Repertuar seçimi, sazların onu çalması, ardından birlikte söylemek, ya da çığırmak.  Zaman olur, evlerden gelen çıkılar açılır, dost muhabbeti edilir. Eh sanat topluluÄŸu olacak bunlar. Yeni gelenler olur. Dost bağı kurulur. Bacı, kardeÅŸ ,aÄŸabey, abla olur. Ezgilere çalışmak, onlarla öykülerini yaÅŸamak. Yıl sonunda bahar konserinde 1,5 saatlik zaman diliminde onu sanatseverler ile paylaÅŸmak. İşte mutluluÄŸun resmi bu olmalı.

Dernek baÅŸkanı Cihangir AKDEMİR in yönettiÄŸi koroda sazlarda :

ErdoÄŸan KURT, Faruk Bülbül, Murat Aras, Nevzat Divrik, Hasan Eren, Abdullah Yüksek, Olcay TaÅŸçı, Ahmet Barutçu, Yücel Yıldız,

Solistler : Fatma Pala (Gelin Oldum Gara Belin Düzüne ) , Neriman Yoksulabakan ( DEYİŞ - Tevhit) , Kader Ekinci ( Alim de Gitme Pazara) , Müjgan Alper ( Tabancamın Sapuni ),  İbrahim Kurt ( YAYLA TÜRKÜS Ü- Bitti Mola Bizim Elin SöÄŸüdü )

Koroda ise : Aliye Okur, Arife Göksu, Atike Ovacık, Ayten Dönmez, AyÅŸe Özsoy, FATMA PALA , Gülseren Arda, Güngör Yıldız, Hediye AK , KADER EKNCİ  Meliha Iskar, Meryem Åžan,

MÜJGAN ALPER , Neriman Güler, NERİMAN YOKSULLABAKAN, Nesrin Tırak, Nusret Turan, Sevgi Gök, Zeliha Temiz ve Bilal Çetin, Erol Aydan, Feyzullah Gül, HaÅŸim Aksoy, Himmet Gök, İzzet Özsoy, İBRAHİİ KURT , Kadir Arı, Metin Çiftçi, Mustafa Okur, Nazmi Åžahin, Ramiz Giray, Åžerafettin Çiftçi  yer aldılar.

Sunumu yıllardır öz veri ile yapan Sevim PiÅŸirgen Yıldız yaptı. Sanatçı ruh,  sunuma renk kattı.  Solistler özellikle Neriman Yoksulabakan ve İbrahim Kurt söyledikleri türküler, deyiÅŸler ile gönüllerin içine giriverdiler. İzleyenler duygulandı, coÅŸtu. Yayla yollarında  ilk akÅŸamdan baÅŸlayan göç sevdası ile oyun havası oldu. Pir Sultan Abdal’ın nefesi ile salonda insanda coÅŸa geldi, Hallacı MANSUR ‘un dediÄŸi gibi hakka ulaÅŸtı. BEN İNSAMIM , BEN TANRIYIM  dedi.

 

Konser bitiminde Silifke belediye BaÅŸkanı Dr. Mustafa Turgut, konuk olarak gelen sanatçı Mersinli İsmail ile birlikte sahneye çıkan  koro adına Åžef Cihangir Akdemir’e teÅŸekkür çiçeÄŸi verdi.

 

Dönem içinde sazlar, koroda yer alan sanatçı dostların emeklerine saÄŸlık. Onların sesi hiç kısılmasın. Yüreklerinde heyecan ateÅŸi hiç sönmesin.

 

1990 yılların gereksinimlerini karşılayacak 300-500 kiÅŸilik salonlar artık Silifke de yetmediÄŸi burada bir kez daha görüldü. Salon doldu, kenarlara sandalyeler kondu. Hala yetmedi. GeçtiÄŸimiz günlerde anıt meydan düzenlenmesi içinde 2500 kiÅŸilik kültür merkezi projesi sanatseverleri sevindirdi.

 

1970  li yıllarda Cumhuriyet Alanı vardı. Hemen yolun altında 250 kiÅŸilik öÄŸretmenler derneÄŸinde konserler verildi. O yıllarda lise konserleri, tiyatroları iki gün olurdu. İki gün boyunca salon dolardı. Hem de ücretli olurdu.  Aşık İhsani, Åžah Turna, Aşık Kul Ahmet konserler verdi. Halk tiyatrosu Teneke, Buzlar Çözülünce, Pir Sultan  gibi oyunları izledik. CumhurbaÅŸkanlığı Senfoni orkestrasından Güherdal KaramanoÄŸlu, Oktay Dalaysel ikili konseri… bu konser sonrası Silifke Liisesinde Yayllı Sazlar orkestrası kuruldu.

 

Cumhuriyet alanı yok edildi, sonra ÖÄŸretmenler DermeÄŸi, bir köÅŸesinde TÖBDER levhası var diye önce el  konuldu, sonra yıkıldı. Åžimdi o bölgeye anıt meydanı projesi bu alamda çok önemli… geçmiÅŸ tarihe bir saygı.. Ama Silifke öÄŸretmenlerinin maaÅŸları ile yapılan mekanları yok. Onlara bu devletin borcu var. Bir salon yapıp onlara tahsis etmek.

 

TaÅŸeli Kültür ve sanat DerneÄŸi kurucularından Metin Kömbe dostumuzun bir itirazı var. Anıt Meydanın altı otopark, üstü ATATÜRK ANIT MEYDANI olsun. Ama Kültür Merkezi baÅŸka bir yerde planlansın  Hem de bir proje yarışması sonucunda ortaya çıkacak   yapıt tarihe geçsin “ der.

 

Artık kültür merkezi, yerleÅŸkeler de araç park sorunu düÅŸünmek zorundayız.  Yeni kültür merkezinin de aynı düÅŸünce ile parkını , önünde nefes alacak bir yerin olması daha anlamlı kıllar.

 

EÄŸer Silifke kalesi kuzey ırmaÄŸa bakan yerden aÅŸağıya bir kent plancısı gözü ile  bakılırsa; çok uygun alanlar görülebilir.

 

Kültür merkezlerinde sinema salonları ayrı, ayrı olmalı. Bir etkinlik yapılacağı zaman  sinema gösterimi öne sürülmemeli.

 

Yerel anlamda siyasiler bir ÅŸeyler yapmalı özellikle istimlak konusunda sekter tavırlardan vazgeçmeli. Bu konuda yargıya da çok görev düÅŸtüÄŸünü söylemek isteriz.  Gelin Silifke deyince yerel ve merkezi iktidar bir olmayı denesek derim.