⏱ 9 Eylül 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Mersin'de kuşlar için güvenli yuvalama alanı çağrısı

Mersin'de geçen kış yaşanan sel felaketinin ardından doğal yaşam alanları zarar gören ördek, kaz ve çeşitli kuş türlerinin sayısında azalma yaşandığı belirtilirken, bölgede kuşların üreme ve hayatlarını sürdürebilmeleri amacıyla güvenli yuvalama ve barınma alanları oluşturulması gerektiği ifade edildi.

GÜNDEM 17 Temmuz 2026 Cuma 11:20
Mersin'de kuşlar için güvenli yuvalama alanı çağrısı

Kış döneminde yaÅŸanan sel felaketinin ardından Mezitli ilçesindeki Babil Deresi'nin kenarındaki sazlık ve doÄŸal örtünün büyük ölçüde ortadan kalktığı, bunun da baÅŸta ördek ve kazlar olmak üzere bölgede yaÅŸayan ve göç yoluyla gelen çeÅŸitli kuÅŸ türlerinin yuvalama imkanlarını olumsuz etkilediÄŸi kaydedildi. Bölgede yeÅŸilbaÅŸ, suna, Pekin ve Kanada ördekleri ile kazların yanı sıra, çeÅŸitli nedenlerle göçünü tamamlayamayan ibisler ve halk arasında 'Mısır martısı' olarak bilinen kuÅŸların da yaÅŸamını sürdürdüÄŸü belirtildi. Dere kenarında yaÅŸayan ördek, kaz ve göçmen kuÅŸların yaÅŸam alanlarının geçen kış yaÅŸanan sel felaketinde zarar gördüÄŸünü belirten mahalle sakinleri, bölgede kuÅŸlar için güvenli yuvalama alanları oluÅŸturulmasını istedi.

Mahalle sakinleri, geçtiÄŸimiz kış etkili olan yoÄŸun yağışların ardından meydana gelen sel felaketinde dere kenarında kuÅŸların barınma ve yuvalama alanlarının büyük ölçüde yok olduÄŸunu ifade etti. Sel sonrası dere yatağında yalnızca beton duvarların kaldığını dile getiren vatandaÅŸlar, yaÅŸam alanı bulamayan kuÅŸların yumurtalarının kırıldığını ya da çalındığını, bu nedenle popülasyonun her geçen gün azaldığını savundu.

Mahalle sakinlerinden Ali Öztürk, sel öncesinde bölgede yaklaşık sayıları 250'yi bulan ördek ve kazların yaÅŸadığını, arada flamingo, balıkçılgiller ve sakarmekelerin de bölgeye uÄŸradığını söyledi. Sel felaketiyle birlikte kuÅŸların doÄŸal yaÅŸam alanlarının tamamen ortadan kalktığını belirten Öztürk, "Biliyorsunuz burada büyük bir sel felaketi yaÅŸandı. Bu hayvanların başını sokabileceÄŸi, çalıdan, çırpıdan, aÄŸaç dallarından ve tahta parçalarından yapılmış, kendiliÄŸinden ya da insanların yardımıyla oluÅŸmuÅŸ yaÅŸam alanları vardı. Buralarda yumurtalarını bırakabiliyor, kuluçkaya yatabiliyor ve çoÄŸalabiliyorlardı. Sayıları da yaklaşık 200-250 civarındaydı. Fakat sel felaketiyle birlikte bu yaÅŸam alanları kayboldu" dedi.

"BİZİM DERDİMİZ, BUNLARIN BİR ŞEKİLDE KORUMA ALTINA ALINMASI"

KuÅŸların yaÅŸam alanlarının yeniden oluÅŸturularak türlerin hayatını sürdürebileceÄŸi güvenli bir ortam saÄŸlanması gerektiÄŸini dile getiren Öztürk, "Selin üzerinden aylar geçti ve o günden beri sayıları hızla azalmaya baÅŸladı. Åžu anda sayıları yüzün altında, 70-80 civarında. Bizim derdimiz, bunların bir ÅŸekilde koruma altına alınması ve yaÅŸamlarını sürdürebilecekleri bir ortamın saÄŸlanması" ifadelerini kullandı.

Mahalle sakinlerinden Serdar Akın ise Babil Deresi'nin çok sayıda kuÅŸ türüne ev sahipliÄŸi yaptığını ifade ederek, "Burada kazlar var, ördekler var. Mısır martıları var, ibis dediÄŸimiz kuÅŸlar var. Göç yoluyla gelip hastalanan ya da sakatlanıp burada kalan martılar var. Beyaz ibis diyoruz onlara. Kanada ördekleri var, Amerikan ördekleri var. ÇeÅŸit çok bol. Ama yuvalama alanları sel felaketiyle bozuldu. En az 100 tane kaz yavrumuz sele kapılıp gitti" ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Bölgede kuÅŸların yumurtalarının zaman zaman çalındığını ve yuvaların zarar gördüÄŸünü belirten Akın, "Set üzerinde saÄŸlam yuvalar yapılırsa, bunlar muhafaza edilirse ya da yumurtalar toplanıp kuluçkaya yatırılırsa iyi olur. Bir de yaklaşık 20 senedir burada mücadele ediyoruz. Yumurtaları geceleri çaldılar. Karakolluk olduk. Bunların düÅŸmanı çok. Biz de elimizden geldiÄŸince muhafaza etmeye çalışıyoruz" dedi.