⏱ 24 Temmuz 2026 Cuma
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

TBMM BASIN TOPLANTISI: DEM PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ PERİHAN KOCA, YKS SONUÇLARINI DEĞERLENDİRDİ

SİYASET 23 Temmuz 2026 Perşembe 22:36
TBMM BASIN TOPLANTISI: DEM PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ PERİHAN KOCA, YKS SONUÇLARINI DEĞERLENDİRDİ

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"GÖNÜL İSTERDİ Kİ GENÇLERİN HAYALLERİNİ KONUŞALIM"

Koca, konuşmasına sınava hazırlık sürecinde emek veren tüm öğrencilere başarı dileklerini ileterek başladı.

“Bildiğiniz gibi geçtiğimiz gün, YKS 2026 sonuçları açıklandı. Öncelikle bu sınava hazırlanmak için büyük bir çaba gösteren, büyük bir emek veren tüm öğrencilerimizi, tüm genç arkadaşlarımızı buradan saygıyla selamlıyorum ve başarı dileklerimi iletiyorum. Gönül isterdi ki bugün bu kürsüden sadece ve sadece üniversiteye gidecek olan gençlerin hayallerini konuşalım.

Gönül isterdi ki bugün bu kürsüden sadece kamusal, laik, demokratik, eşit, anadilinde bir eğitim ortamı içerisinde öğrencilerin yeni dönemlerini konuşalım. Eğitimin niteliğini konuşalım, eğitimin gücünü konuşalım. Ancak ne yazık ki 2026 YKS sonuçlarının eğitimdeki çöküşe ayna tutar vaziyette olduğunu konuşmak zorundayız.

"KAYGI VERİCİ BİR GERİLEME SÖZ KONUSU"

Eğitimdeki erozyonu konuşmak zorundayız. Milyonlarca gencin geleceğini tek bir sınav sistemine bağlayan anlayışın yaratmış olduğu çoklu yıkımı konuşmak zorundayız. Çünkü değerli arkadaşlar, 2026 YKS genel başarı düzeyinde çok ciddi ve son derece kaygı verici bir gerileme söz konusu.

Bu gerilemeyi birkaç rakamla ifade etmek istiyorum. Dün Eğitim Sen’in açıkladığı verilere göre TYT'nin 40 soruluk Temel Matematik testinde doğru cevap ortalaması yalnızca 6,4. 20 soruluk Fen Bilimleri testinde ortalama doğru cevap sayısı 3,9 düzeyinde. Yine alan sınavlarında da benzeri bir tablonun söz konusu olduğunu görüyoruz.

Fizikte ortalama doğru cevap 2,6, kimyada 2,1, felsefede ise 1,8'e kadar doğru cevap ortalaması gerilemiş durumda. Öte yandan bakın geçen yıl sıfır çeken 40 bin 818 öğrenci varken bu yıl 2026 YKS'de bu rakam 67 bin 87 öğrenciye yükselmiş durumda. Devasa bir gerileme düzeyinden söz ediyoruz.

SINAVA KATILIM ORANLARINDAKİ DÜŞÜŞE DİKKAT ÇEKTİ

Ve gerçekten son derece kaygı verici ve eğitim için içler acısı bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Öte yandan değerli yurttaşlar, bu yıl hem sınava başvuru sayısında hem de başvurup sınava katılmayanlar oranında ciddi bir düşme eğilimi söz konusu. TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551 aday, AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857 aday sınava girmemiş durumda. Gerçekten üzerinde durulması gereken bir gerileme zemininden, bir düşüş eğiliminden söz ediyoruz.

Yine 2026 YKS'de bir sorunun iptal edilip bir sorunun da doğru cevabının değiştiriliyor olması, sınavın ve sınav sisteminin kendisinin bile ne kadar kırılgan olduğu gerçekliğini bizlere gösteriyor değerli yurttaşlar.

"YETKİLİLERDEN AYRINTILI AÇIKLAMA GELMEDİ"

 

Ancak bakın hal böyleyken ne sınav süreçlerinin kendisine dair ne de sınavdaki genel başarısızlığa dair konunun ana muhataplarından ayrıntılı bir açıklama henüz gelmemiş durumda. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de YÖK Başkanı Erol Özvar da yaptıkları sosyal medya açıklamalarıyla sadece 2026 YKS'ye dair sınav sonuçlarının hayırlara vesile olmasını dilediler. İyi niyet temennilerinde bulunmayı tercih ettiler.

Bu sorun alanlarına dair ayrıntılı bir çıktıyı bizlere sunmadılar. Oysa sadece ilk elden yaptığımız değerlendirmeler ve çıktılar bile sınav sistemine dair, sınav başarısına dair, eğitimde nitelik tartışmasına dair çok vahim sonuçlarla yüklü değerli yurttaşlar. Ve bizler şunu çok iyi biliyoruz.

"BU BAŞARISIZLIK ÖĞRENCİLERİN DEĞİL, SİSTEMİNDİR"

Bu başarısızlık bireysel bir başarısızlık değil. Bu başarısızlık öğrencilerin başarısızlığı değil. Bir sistem başarısızlığından, bir sistemin çöküşünden ve başarısızlığın ana öznesinin 24 yıllık iktidarın eğitim politikaları olduğu gerçekliğinden söz ediyoruz.

Dolayısıyla bizler tam da bu vahim sonuçları, bu vahim tabloyu eğitim hakkına erişimle birlikte, eğitimden kopuşla birlikte, çocuk ve genç işçiliğiyle birlikte, derin yoksulluk gerçekliğiyle birlikte tartışmak, bunları bu bütünlüklü politikalar içerisinde konuşmak ve çözümüne odaklanmakla yükümlüyüz.

Yine eğitim müfredatlarının, sınav sisteminin geldiğimiz aşamada yamalı bohçaya dönüştürülmesi meselesiyle birlikte bu tabloyu, bu sınav sonuçlarını değerlendirmek ve bu değerlendirmeler ışığında çözüm mekanizmalarını kurmak, eğitimde niteliği artıracak somut adımları atmakla yükümlüyüz diye ifade etmek isterim.”