⏱ 9 Eylül 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Mersin’de limanların geleceği masaya yatırıldı

 Mersin’de düzenlenen 'Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu'nda, deniz ticaretinin geleceğinde hukuk ile teknolojinin uyumunun önemine dikkat çekildi. Sempozyumda otonom gemiler, yapay zeka destekli akıllı limanlar, blok zinciri, siber güvenlik ve yeşil dönüşüm gibi başlıkların liman işletmeciliğini önemli ölçüde değiştirdiği belirtilirken, ortaya çıkabilecek yeni sorumluluk ve güvenlik sorunlarına karşı hukuki altyapının da güncellenmesi gerektiği vurgulandı.

GÜNDEM 3 Eylül 2026 Perşembe 15:47
Mersin’de limanların geleceği masaya yatırıldı

Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliÄŸinde, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal AraÅŸtırma Merkezi (DEHUKAM) ve Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliÄŸi (MIP) iÅŸ birliÄŸinde gerçekleÅŸtirilen sempozyumda, limanların artık yalnızca gemilerin yanaÅŸtığı ve yüklerin elleçlendiÄŸi fiziki alanlar olmadığı ifade edildi. Limanların; hukuk, teknoloji, güvenlik, çevre, kamu otoritesi ve uluslararası ticaretin kesiÅŸtiÄŸi stratejik merkezlere dönüÅŸtüÄŸü kaydedildi.


"Teknoloji ile hukuk arasındaki mesafe azaltılmalı"
MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç, limanların etkin ÅŸekilde iÅŸlemesini saÄŸlayan unsurun yalnızca fiziksel altyapı olmadığını belirterek, kuralların, yetkilerin, sözleÅŸmelerin, sorumlulukların ve uluslararası standartların birlikte çalıştığı büyük bir hukuki ekosistem bulunduÄŸunu söyledi. Teknolojik dönüÅŸümün yeni hukuki sorunları da beraberinde getirdiÄŸine iÅŸaret eden Tonguç, akıllı limanlar, otomasyon, yapay zeka ve otonom sistemlerin çalışma biçimlerini hızla deÄŸiÅŸtirdiÄŸini ifade etti. Tonguç, bu süreçte veri güvenliÄŸi, siber güvenlik, sorumluluk ve operasyonel süreklilik gibi konuların daha fazla önem kazandığını belirterek, "Teknoloji ile hukuk arasındaki mesafeyi ne kadar azaltabilirsek akıllı liman dönüÅŸümünü de o kadar saÄŸlam bir zemine oturtabiliriz" dedi.

"Akıllı limandaki kazadan kim sorumlu olacak?"
MDTO Yönetim Kurulu BaÅŸkan Yardımcısı Bedii Canatan ise denizcilikteki teknolojik dönüÅŸümün hukuki düzenlemeleri doÄŸrudan etkilediÄŸini söyledi. Otonom gemiler, yapay zeka destekli akıllı limanlar, blok zinciri ve yeÅŸil dönüÅŸümün sektörün çalışma biçimini deÄŸiÅŸtirdiÄŸini belirten Canatan, yeni dönemde önemli hukuki soruların ortaya çıkacağını kaydetti. Canatan, akıllı limanlarda yaÅŸanabilecek kazalarda sorumluluÄŸun kime ait olacağı, otonom sistemlerin yol açtığı zararların hangi hukuk kurallarıyla deÄŸerlendirileceÄŸi, dijital iÅŸlemlerde hangi ülke hukukunun uygulanacağı ve yeÅŸil dönüÅŸümle ortaya çıkacak yeni yükümlülüklerin nasıl düzenleneceÄŸi gibi konuların öncelikli meseleler arasında bulunduÄŸunu ifade etti. Bir limanın rekabet gücünün artık yalnızca rıhtım uzunluÄŸu veya operasyonel kapasiteyle ölçülmediÄŸini dile getiren Canatan, dijital altyapı, çevresel performans, enerji verimliliÄŸi, hukuki öngörülebilirlik ve uluslararası sisteme entegrasyonun da belirleyici hale geldiÄŸini söyledi.

Deniz mekansal planlaması vurgusu
Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal AraÅŸtırma Merkezi Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Süleyman Önel de limanların küresel tedarik zincirlerinin devamlılığı, enerji güvenliÄŸi, deniz emniyeti ve çevrenin korunması açısından stratejik öneme sahip olduÄŸunu belirtti.
Liman hukukunun artık yalnızca gemilerin limana giriÅŸ-çıkış ÅŸartları veya liman devletinin yetkileriyle sınırlı olmadığını ifade eden Önel, balıkçılık, enerji, deniz ulaÅŸtırması, turizm, deniz alanlarının korunması ve bilimsel araÅŸtırmalar gibi faaliyetlerin uyum içerisinde yürütülmesi için deniz mekansal planlamasının önem kazandığını söyledi. Önel, Türkiye Deniz Mekansal Planlama Haritasının 16 Nisan 2025’te kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatarak, limanların da deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve çevresel deÄŸerlerin korunmasını esas alan bu bütüncül planlamanın önemli unsurlarından biri olduÄŸunu kaydetti.

"Limanlar tedarik zincirlerinin merkezinde"
TBMM 26. BaÅŸkanı İsmet Yılmaz ise limanların Türkiye’nin ticaret ve lojistik altyapısındaki stratejik konumuna dikkat çekti. Limanların yalnızca ithalat ve ihracat kapıları olmadığını belirten Yılmaz, üretimden tüketime uzanan tedarik zincirlerinin önemli merkezleri olduÄŸunu söyledi. Liman yatırımlarının demiryolları, karayolları, lojistik merkezleri ve gümrük sistemleriyle bütünleÅŸik ÅŸekilde planlanması gerektiÄŸini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki önemli ticaret güzergahlarının kesiÅŸim noktasında bulunduÄŸunu ifade etti.
Yılmaz, limanlar arasındaki rekabetin yalnızca liman kapılarında yaÅŸanmadığını, yükün nihai varış noktasına ulaÅŸmasına kadar devam ettiÄŸini belirterek, güçlü ve entegre bir lojistik altyapının Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücü açısından önem taşıdığını kaydetti.