⏱ 9 Eylül 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

MERSİN ZİRAAT ODASI BAŞKANI MUSA YILMAZ: ÜRETİCİNİN SABRI DA SERMAYESİ DE TÜKENİYOR

GÜNDEM 9 Eylül 2026 Çarşamba 19:24
MERSİN ZİRAAT ODASI BAŞKANI MUSA YILMAZ: ÜRETİCİNİN SABRI DA SERMAYESİ DE TÜKENİYOR

Mersin Ziraat Odası BaÅŸkanı Musa Yılmaz, 2026 yılının Mersinli üretici açısından ağır kayıplarla geçtiÄŸini belirterek, 2027 yılı için öngörülen tarım bütçesindeki düÅŸüÅŸe tepki gösterdi. Artan üretim maliyetleri, çiftçi borçları, düÅŸük ürün fiyatları ve ithalat politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaÅŸtırdığını ifade eden Yılmaz, “Çiftçi üretmekten vazgeçmiyor; uygulanan politikalar çiftçiyi üretimden vazgeçmeye zorluyor. Üreticinin sabrı da sermayesi de tükenmektedir” dedi.

“TARIM BÜTÇESİNİN KÜÇÜLTÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

2026 yılının üreticide açtığı yaranın henüz kapanmadığını vurgulayan Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığının yaklaşık 542 milyar TL olan bütçesinin 2027 yılı ödenek teklifinde 383 milyar TL’ye düÅŸürülmesinin, yani yüzde 29,3 oranında azaltılmasının öngörülmesinin kaygı verici olduÄŸunu söyledi.

Üretim maliyetleri ve çiftçi borçları artarken tarım bütçesinin nominal olarak dahi küçültülmesinin kabul edilemez olduÄŸunu belirten Yılmaz, “Tarımsal üretim bir milli güvenlik meselesiyse bunun bütçede de karşılığı olmalıdır. Milli güvenlik meselesinin bütçesi küçültülerek üretim güvenliÄŸi saÄŸlanamaz” ifadelerini kullandı.

“2026 MERSİN ÜRETİCİSİ İÇİN AÄžIR BİR KAYIP YILI OLDU”

Mersin’de meyve, sebze, narenciye ve örtü altı üreticilerinin 2026 yılında büyük kayıplar yaÅŸadığını kaydeden Yılmaz, gübre, ilaç, mazot, elektrik, sulama, iÅŸçilik ve nakliye giderlerinin sürekli arttığına dikkat çekti.

Ürünlerin büyük bölümünün maliyetinin altında satıldığını, bazı ürünlerin ise alıcı dahi bulamadığını belirten Yılmaz, özellikle meyve suyu ve suma fabrikalarının açıkladığı alım fiyatlarının üreticinin bakım ve hasat giderlerini bile karşılamadığını söyledi.

Yılmaz, “Açıklanan fiyatlarla adeta çiftçiye ‘üretmeyin’ denilmiÅŸtir. Üretici zarar ederken tüketicinin aynı ürünü pahalıya alması, sistemin ne üreticiyi ne de tüketiciyi koruduÄŸunu açıkça göstermektedir” dedi.

“ÜRETİCİ KAZANIRSA ÅžEHİR KAZANIR”

Tarım sektörünün yalnızca çiftçinin gelirinden ibaret olmadığının altını çizen Yılmaz, üreticinin kazancının kent ekonomisinin tamamına yayıldığını ifade etti.

Tarımın iÅŸçiden esnafa, gübre ve ilaç bayisinden akaryakıtçıya, nakliyeciden ambalajcıya, sanayiciden ihracatçıya kadar onlarca sektörü ayakta tuttuÄŸunu belirten Yılmaz, Mersin’den limonu örnek gösterdi.

Yılmaz, “Mersin’de limon para ettiÄŸinde bunun etkisini bütün ÅŸehir görür. Bahçeler bakılır, iÅŸçi çalışır, borçlar ödenir, nakliye ve ticaret hareketlenir. Limon para etmediÄŸinde ise zarar bahçede kalmaz; Mersin ekonomisinin tamamına yayılır. Kısacası üretici kazanırsa ÅŸehir kazanır, üretici kaybederse herkes kaybeder” diye konuÅŸtu.

KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ ÜRETİMDEN KOPUYOR

Türkiye’de tarımda çalışanların sayısının 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 4 milyon 560 bin kiÅŸiye gerilediÄŸini belirten Yılmaz, Adana ve Mersin’i kapsayan TR62 Bölgesi’nde de tarımsal istihdamın bir yılda 263 bin kiÅŸiden 255 bin kiÅŸiye düÅŸtüÄŸünü aktardı.

Tarımın bölge istihdamındaki payının hâlâ yüzde 17 civarında olduÄŸuna dikkat çeken Yılmaz, buna raÄŸmen tarımsal nüfusun hızla azaldığını ve Mersin tarımının temelini oluÅŸturan 1–10 dekar arasındaki küçük aile iÅŸletmelerinin üretimden koptuÄŸunu söyledi.

Yılmaz, “Küçük üreticinin bir sezon zarar etmesi yalnızca gelir kaybı deÄŸil, üretim hayatının sona ermesi demektir” ifadelerini kullandı.

“YERLİ ÜRÜN DALDAYKEN İTHALAT YAPILMAMALI”

Trabzon hurması hasat döneminde yerli ürünün dalda ve depoda beklediÄŸi sırada Azerbaycan’dan yapılan ithalatın üretici fiyatlarını baskıladığını ve çiftçiyi ciddi zarara uÄŸrattığını belirten Yılmaz, benzer bir uygulamanın yeni sezonda kivi için de gündeme gelebileceÄŸinin konuÅŸulduÄŸunu ifade etti.

Kivi ithalatıyla ilgili henüz resmi ve net bir açıklama bulunmadığının altını çizen Yılmaz, “Ancak böyle bir hazırlık varsa kapsamı ve takvimi üreticiden saklanmamalıdır. Yerli ürün hasat edilirken yapılacak kontrolsüz ithalat, üreticinin emeÄŸine vurulacak yeni bir darbedir. İthalat, ihtiyaç karşılamak için kullanılabilir; yerli üreticinin fiyatını bastırmak için deÄŸil” dedi.

TARIM KREDİ’YE ÜRÜN ALIMI ÇAÄžRISI

Tarım Kredi Kooperatifleri ve baÄŸlı zincir marketlere de çaÄŸrıda bulunan Yılmaz, üreticinin beklentisinin yalnızca yeni maÄŸazalar açılması veya yeni kredi paketlerinin açıklanması olmadığını söyledi.

Pazarlama sorunu yaÅŸanan bölgelerde üreticiden doÄŸrudan ürün alınması gerektiÄŸini ifade eden Yılmaz, yerli ve bölgesel ürünlere market raflarında öncelik verilmesini istedi.

Yılmaz, “Üretici dostluÄŸu tabelayla deÄŸil, çiftçinin ürünü elinde kaldığında gösterilecek iradeyle ölçülür. Üreticinin mevcut borcunu yeni bir borçla kapatmasına imkân saÄŸlamak da müjde deÄŸildir. Borcu borçla çevirmek çözüm deÄŸil, çöküÅŸü ertelemektir” diye konuÅŸtu.

“2027 TARIM BÜTÇESİ YENİDEN DEÄžERLENDİRİLMELİ”

Mersin Ziraat Odası olarak taleplerinin açık olduÄŸunu belirten Yılmaz, yerli üretimin hasat takvimi dikkate alınmadan ithalat yapılmaması gerektiÄŸini söyledi.

İthalat kararlarının önceden ve ÅŸeffaf biçimde açıklanmasını isteyen Yılmaz, sanayiye giden ürünlerde maliyeti gözeten bir alım sisteminin kurulması, Tarım Kredi marketlerinin bölgesel ürün alımında sorumluluk üstlenmesi ve küçük aile iÅŸletmelerinin özel olarak korunması gerektiÄŸini vurguladı.

Yılmaz ayrıca, 2027 yılı için öngörülen tarım bütçesinin yeniden deÄŸerlendirilerek üretimin sürdürülebilmesini saÄŸlayacak seviyeye çıkarılması çaÄŸrısında bulundu.

“ÇİFTÇİYİ POLİTİKALAR ÜRETİMDEN VAZGEÇMEYE ZORLUYOR”

2026 yılının üretici açısından ortaya çıkardığı tablonun artık görmezden gelinemeyeceÄŸini belirten Mersin Ziraat Odası BaÅŸkanı Musa Yılmaz, açıklamasını ÅŸu sözlerle tamamladı:

“2026 yılının bilançosu açıktır: Üreticinin sabrı da sermayesi de tükenmektedir. Çiftçi üretmekten vazgeçmiyor; uygulanan politikalar çiftçiyi üretimden vazgeçmeye zorluyor. Üreticiyi kaybettikten sonra açıklanacak hiçbir destek paketi, terk edilen bahçeleri ve kaybedilen üretim kültürünü kolaylıkla geri getiremeyecektir.”