⏱ 23 Eylül 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

BELEDİYELERİN MALİ YÜKÜ ÜÇ KAT ARTTI

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Eylül Ayı Olağan Encümen Toplantısı, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda, belediyeleri yakından ilgilendiren güncel gelişmeler, yerel yönetimlerin mali yapısına ilişkin düzenlemeler ve Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 hazırlıkları ele alındı.

EKONOMİ 23 Eylül 2026 Çarşamba 10:51
BELEDİYELERİN MALİ YÜKÜ ÜÇ KAT ARTTI

Encümen toplantısının ardından Birlik Encümeni tarafından yapılan yazılı açıklamada, belediyelerin karşı karşıya kaldığı mali yüklerin giderek arttığına dikkat çekildi. Belediyelerin mali yapısının güçlendirilmesi ve yerel hizmetlerin sürdürülebilirliğinin korunması için yeni düzenlemeler yapılması istendi.

BELEDİYELERİN AYDINLATMA GİDERLERİ ÜÇ KATINA ÇIKTI

Açıklamada, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde 2026 yılında yapılan değişiklikle genel aydınlatma giderleri için belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan kesintilerin artırıldığı belirtildi.

Kanuni kesinti oranının büyükşehir belediyeleri ile büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 10’dan yüzde 30’a, diğer belediyelerde ise yüzde 5’ten yüzde 15’e yükseltildiği hatırlatıldı. Düzenlemeyle Cumhurbaşkanına söz konusu oranları iki katına kadar artırma yetkisi verildiği ifade edildi.

9 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu yetkinin üst sınırdan kullanıldığı belirtilen açıklamada, kesinti oranlarının büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 60’a, diğer belediyelerde ise yüzde 30’a çıkarıldığı kaydedildi.

Bu düzenlemeyle belediyelerin genel aydınlatma giderleri nedeniyle üstlendiği mali yükün bir yıl içerisinde üç katına çıktığı vurgulandı.

GERİYE DÖNÜK UYGULAMAYA HUKUKİ ELEŞTİRİ

Açıklamada, yeni mali yükün yılın önemli bir bölümü tamamlandıktan sonra getirilmesine rağmen 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmasına da dikkat çekildi.

Belediyelerin 2026 yılı bütçelerinin 2025 yılında hazırlanarak belediye meclislerinde kabul edildiği, yatırımların ve hizmetlerin de bu bütçelere göre planlandığı hatırlatıldı.

Yıl içerisinde getirilen yeni mali yüklerin geçmiş aylara da uygulanmasının; hukuk devleti, hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik ve bütçe hakkı ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurduğu ifade edildi.

SGK VE VERGİ BORÇLARI BELEDİYELERİN GELİRLERİNİ AZALTIYOR

Genel aydınlatma giderlerindeki artışın belediyelerin karşılaştığı tek mali baskı olmadığı belirtilen açıklamada, SGK prim borçları, vergi borçları ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından kaynakta kesintiler yapıldığına dikkat çekildi.

Söz konusu kesintilerin belediyelerin kullanılabilir gelirlerini azalttığı, borçlara uygulanan yüksek gecikme zammı ve faiz oranlarının ise belediyelerin borç stokunu sürekli büyüttüğü belirtildi. Bunun sonucunda vatandaşlara sunulan yerel hizmetlere ayrılabilecek kaynakların giderek daraldığı ifade edildi.

Anayasa’nın 127’nci maddesinde mahallî idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanmasının öngörüldüğü hatırlatılarak, belediyelerin karar ve uygulama yetkisinin sınırlı olduğu alanlarda mali sorumluluğun giderek daha büyük bölümünün yerel yönetimlere bırakıldığı vurgulandı.

Bu durumun görev, yetki ve kaynak dengesi ile yerel yönetimlerin mali özerkliği bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

TBB’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR MALİ DENGE ÖNERİSİ

 

Türkiye Belediyeler Birliği olarak yalnızca sorunları tespit etmekle yetinilmediğinin belirtildiği açıklamada, sürdürülebilir bir mali denge kurulmasına yönelik öneriler de sıralandı.

Genel aydınlatma giderlerinde belediyelerin payını üç katına çıkaran oranların yeniden değerlendirilmesi istendi. Yeni kesinti oranlarının geçmişe yürütülmemesi ve belediyelerin bütçelerini yeni koşullara göre hazırlayabilecekleri ileri bir tarihten itibaren uygulanması gerektiği ifade edildi.

Belediyelerin SGK prim ve vergi borçları için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ödeme modeli oluşturulması da talep edildi. Gecikme zammı ve faiz yükünün borç stokunu sürekli artıran etkisinin azaltılması, borçların belediyelerin mali kapasitesine uygun koşullarda yapılandırılması gerektiği vurgulandı.

SGK, vergi, genel aydınlatma ve diğer kamu alacakları nedeniyle belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan toplam kesintilere de makul bir üst sınır getirilmesi önerildi.

Bu düzenlemenin temel belediye hizmetlerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alacağı belirtilerek, amacın kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesi olmadığı kaydedildi. Kamu alacağının tahsili ile vatandaşların yerel hizmet alma hakkı arasında adil ve sürdürülebilir bir denge kurulması gerektiğine dikkat çekildi.

“BELEDİYENİN KAYNAĞI KENTİN KAYNAĞIDIR”

TBB Encümeni tarafından yapılan açıklamada, belediyelerin gelirlerinden yapılan her ilave kesintinin doğrudan vatandaşlara sunulan hizmetleri etkilediği belirtildi.

Açıklamada, “Belediyenin kaynağı kentin kaynağıdır. Belediye paylarından yapılan her ilave kesinti; ulaşımdan altyapıya, sosyal hizmetlerden çevre ve temizliğe kadar vatandaşlara sunulan hizmetlere ayrılabilecek kaynağın azalması anlamına gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Belediyelerin karşı karşıya bulunduğu mali sorunların kalıcı şekilde çözülebilmesi için ilgili bütün tarafların katılımıyla yeni bir yerel yönetim gelir sisteminin oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Yeni sistemin belediyelerin görev ve sorumluluklarıyla uyumlu, adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiği vurgulandı.

COP31 YEREL İKLİM EYLEMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT

 

Toplantıda, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 hazırlıkları da ele alındı.

COP31’in Türkiye’nin iklim politikalarının geliştirilmesi, yerel yönetimlerin uluslararası iklim gündemine güçlü biçimde katılması, belediyelerin uygulama kapasitesinin geliştirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir fırsat olduğu belirtildi.

İklim değişikliğiyle mücadelenin, ulusal politikalar ile yerel uygulamaların birbirini tamamladığı çok düzeyli bir yönetim anlayışını gerekli kıldığı ifade edildi.

Belediyelerin ulaşım, enerji, yapılaşma, su ve atık yönetimi, afetlere hazırlık ve yeşil alanlar gibi birçok alanda doğrudan sorumluluk üstlendiği hatırlatıldı. Yerel yönetimlerin hem karbon salımının azaltılmasında hem de iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlanmasında önemli görevleri bulunduğu kaydedildi.

BELEDİYELERİN İKLİM FİNANSMANINA ERİŞİMİ ARTIRILMALI

İklim Kanunu ve ilgili düzenlemelerle yerel yönetimlerin sorumluluklarının daha belirgin hâle geldiği belirtilerek, belediyelerin teknik ve kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Belediyelerin iklim finansmanına erişim imkânlarının artırılması istenirken, yerel yönetimlerin yalnızca iklim politikalarının uygulayıcısı olarak görülmemesi gerektiği ifade edildi. Belediyelerin bu politikaların hazırlanması ve kararların alınması süreçlerinde de temel aktörlerden biri olması gerektiği kaydedildi.

Türkiye Belediyeler Birliğinin COP31 kapsamında Mavi Alan ve Yeşil Alan başvurularını gerçekleştirdiği bildirildi.

Türkiye’deki 1.402 belediyeyi temsil eden TBB’nin, farklı ölçek ve kapasitedeki belediyelerin COP31 sürecine mümkün olduğunca geniş katılım sağlamasını önemsediği belirtildi. Özellikle kurumsal kapasitesi ve uluslararası finansmana erişim imkânı sınırlı belediyelerin görüş ve taleplerinin sürece taşınmasının önemine dikkat çekildi.

COP31 POZİSYON BELGESİ HAZIRLANIYOR

TBB tarafından hazırlanan “Yerel Yönetimler COP31 Pozisyon Belgesi” ile belediyelerin deneyimlerinin, karşılaştıkları güçlüklerin, kapasite ve finansman ihtiyaçlarının yanı sıra politika önerilerinin ortak bir çerçevede ortaya konulacağı açıklandı.

COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesinin, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir fırsat olduğu ifade edildi. Sürecin, çok düzeyli iklim yönetimini geliştirecek kalıcı mekanizmaların oluşturulmasına katkı sağlaması gerektiği belirtildi.

Açıklamanın sonunda, belediyelere yeni görev ve sorumluluklar verilirken bu görevlerle orantılı kaynak sağlanması gerektiği vurgulandı. Yerel yönetimlerin mali özerkliğinin ve bütçe öngörülebilirliğinin korunması, karar alma süreçlerine katılımlarının artırılması ve ulusal ile uluslararası finansman kaynaklarına erişimlerinin güçlendirilmesi istendi.

TBB Encümeni açıklamasında, “Güçlü yerel yönetimler; güçlü kentlerin, sürdürülebilir kalkınmanın ve etkili iklim eyleminin temelidir” ifadelerine yer verildi.