⏱ 23 Ekim 2026 Cuma
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Sever'den çiftçiye çağrı: "Üretimi artırmak yetmez, payını da artırmalıyız"

Eski Ekonomi Bakan Yardımcısı ve AK Parti Önceki Dönem MKYK Üyesi Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sever, küresel tarım dengelerindeki değişimlere dikkat çekerek tarımda yeni bir vizyon ortaya koydu. Dünya genelinde artan üretim ve sertleşen rekabet karşısında üreticilerin maliyet baskısı altında ezildiğine işaret eden Sever, "Artık yalnızca üretmek yetmiyor; ürettiğimiz değerin daha büyük bir bölümüne sahip olmak zorundayız" dedi.

EKONOMİ 6 Ekim 2026 Salı 14:17
Sever'den çiftçiye çağrı: "Üretimi artırmak yetmez, payını da artırmalıyız"

AK Parti Önceki Dönem MKYK Üyesi ve eski Ekonomi Bakan Yardımcısı Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sever, dünya tarımında artan rekabetin üretici üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin “daha çok üretim” hedefinin yanında üreticinin elde ettiği katma değeri de yükseltmesi gerektiğini söyledi. Sever, güçlü üretici kooperatifleri, entegre tesisler, markalaşma ve ihracatın önemine vurgu yaparken, IPARD III kapsamında sağlanan yüzde 50 ila yüzde 75 arasındaki hibe desteklerinin yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.

“ÜRETİM ARTIYOR, ÜRETİCİNİN GELİRİ NEDEN AZALIYOR?”

Dünyada tarım sektörünün önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Mustafa Sever, farklı ülkelerin tarımsal üretim kapasitelerini hızla artırdığını belirtti. Mısır’ın yeni tarım alanlarını üretime kazandırdığını, Çin’in meyve ve sebze üretiminde büyük bir kapasite oluşturduğunu, Özbekistan ve Güney Afrika gibi ülkelerin ise dünya tarım pazarlarında giderek daha güçlü aktörler haline geldiğini kaydeden Sever, küresel arzın büyümesiyle birlikte rekabetin de sertleştiğini söyledi. Sever, özellikle meyve-sebze ile zeytin ve zeytinyağı piyasalarında üretici fiyatları üzerindeki baskının arttığına dikkat çekerek, üreticinin maliyetlerinin ise aynı ölçüde gerilemediğini ifade etti. Gübre, ilaç, mazot, işçilik, sulama, enerji, finansman, ambalaj, depolama ve lojistik maliyetlerinin üreticinin üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Sever, temel sorunun yalnızca üretim miktarını artırmak olmadığını söyledi. Sever, “Üretici tarlasında, bahçesinde veya zeytinliğinde ürünü yetiştiriyor; fakat ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar kazandığı katma değerin önemli bir bölümünü başkaları elde ediyor” değerlendirmesinde bulundu. Ürünün üreticiden çıktıktan sonra sınıflandırma, işleme, paketleme, depolama, taşıma, markalama, ihracat ve pazarlama aşamalarından geçtiğini hatırlatan Sever, bu süreçlerde oluşan katma değerin önemli bölümünün üreticiye dönmediğini savundu.

“ÜRET, SAT VE ÇIK ANLAYIŞI DEĞİŞMELİ”

Türkiye'nin tarım politikalarında yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ifade eden Sever, “Üret, sat ve çık” anlayışından, “üret, işle, değerlendir, markalaştır, ihraç et ve katma değeri üreticiyle paylaş” anlayışına geçilmesi gerektiğini belirtti. Meyve ve sebze üreticilerinin eleme, boylama, sınıflandırma, işleme, paketleme ve ambalajlama tesislerine; soğuk hava depolarına; soğuk zincir taşımacılığına ve pazarlama-ihracat organizasyonlarına sahip güçlü üretici kooperatifleri çatısı altında birleşmesi gerektiğini kaydeden Sever, benzer bir yapılanmanın zeytin ve zeytinyağı sektöründe de oluşturulması gerektiğini söyledi. Sever, zeytin üretiminde sınıflandırmadan işleme, zeytinyağı üretiminden dolum ve şişelemeye, ambalajlamadan markalaşma, pazarlama ve ihracata kadar bütün zincirin üretici örgütleri tarafından yönetilmesinin üreticinin gelirini artırabileceğini ifade etti.

“REKABET EDEN ARTIK YALNIZCA ÇİFTÇİ DEĞİL”

Dünya tarımında rekabetin artık yalnızca üretim aşamasında gerçekleşmediğine dikkat çeken Sever, “Dünyada rekabet eden yalnızca çiftçi değildir. Rekabet eden; üretimden tüketiciye kadar bütün değer zincirini yöneten organizasyonlardır” dedi. Üreticinin daha fazla üretmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Sever, asıl hedefin üreticinin ürettiği değerin daha büyük bölümüne sahip olmasını sağlamak olduğunu vurguladı. “Üreticinin alın teri ile tüketicinin ödediği fiyat arasındaki mesafeyi kısaltmanın yolu; güçlü kooperatiflerden, entegre tesislerden, doğrudan pazarlamadan, güçlü markalardan ve ihracat gücünden geçmektedir” diyen Sever, sürdürülebilir tarımın temelinde emeğinin karşılığını alan üreticinin bulunduğunu söyledi.

IPARD III KAPSAMINDA YÜZDE 50-75 ARASINDA HİBE

Sever, açıklamasında Avrupa Birliği ve uluslararası fonların kırsal kalkınma programları kapsamında Türkiye’de yatırımcılara sunduğu IPARD III desteklerine de dikkat çekti. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 2024-2030 döneminde Türkiye'nin 81 ilinde uygulanacağını belirten Sever, program kapsamında tarım ve hayvancılık başta olmak üzere belirlenen sektörlerdeki yatırımlara yüzde 50 ila yüzde 75 arasında hibe desteği sağlanabildiğini ifade etti. Sever'in verdiği bilgilere göre destek kapsamında yapım işleri, makine-ekipman alımları, hizmet alımları ve görünürlük harcamaları uygun harcama kalemleri arasında yer alıyor. Canlı hayvan ve yıllık bitkiler, arazi ve mevcut binalar ile ikinci el makine ve ekipman alımları ise destek kapsamında bulunmuyor.

SÜT, ET, MEYVE-SEBZE VE KIRSAL YATIRIMLARA DESTEK

IPARD III kapsamında farklı sektörlere yönelik destek mekanizmalarının bulunduğunu belirten Sever, özellikle tarımsal işletmeler, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme alanlarının öne çıktığını kaydetti. M1 kapsamında süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üreten tarımsal işletmelere yönelik yatırımların desteklendiğini belirten Sever, temel hibe oranının yüzde 60 olduğunu, genç başvuru sahipleri ve/veya dağlık alan yatırımlarında ilave desteklerle toplam oranın yüzde 75'e kadar çıkabildiğini aktardı. M3 tedbiri kapsamında kırmızı et, kanatlı eti, süt ve süt ürünleri, meyve-sebze, su ürünleri ve yumurta işleme ile süt toplama gibi alanlarda yatırımların desteklendiğini belirten Sever, temel hibe oranının yüzde 50 olduğunu, uygun üretici örgütlerinin ortaklaşa yatırımlarında bu oranın yüzde 70'e kadar çıkabildiğini ifade etti. Döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji ve atık yönetimiyle ilgili uygun harcamalarda ilave desteklerin de söz konusu olabildiğini belirten Sever, toplam destek oranının genel olarak yüzde 75'i aşamadığını kaydetti. M7 kapsamında ise bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi, arıcılık, zanaatkârlık ve yöresel ürünler, kırsal turizm, su ürünleri yetiştiriciliği, makine parkları ve yenilenebilir enerji gibi alanların desteklendiğini aktardı.

GENÇLERE, KADINLARA VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİNE AVANTAJ

Sever, IPARD III kapsamında gençler, kadınlar ve üretici örgütleri açısından çeşitli avantajların bulunduğunu da belirtti. Kadın ve genç yatırımcılara bazı sektörlerde temel destek oranına ilave avantajlar sağlanabildiğini ifade eden Sever, üretici örgütlerinin de destek oranları ile proje değerlendirme ve sıralama süreçlerinde avantajlardan yararlanabildiğini söyledi. Özellikle bütçenin sınırlı olduğu durumlarda sıralama kriterlerinde verilen ilave puanların projelerin desteklenme sıralamasında öne çıkmasına katkı sağladığını belirten Sever, bu uygulamalarla gençlerin ve kadınların tarımsal üretime ve kırsal ekonomik faaliyetlere katılımının artırılmasının, üretici örgütlerinin güçlendirilmesinin ve kırsal kalkınmanın desteklenmesinin hedeflendiğini ifade etti.

“HEDEFİMİZ DAHA ÇOK ÜRETİM, DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER”

Tarımda yeni hedefin yalnızca üretim miktarını artırmak olmaması gerektiğini vurgulayan Mustafa Sever, yaklaşımın “daha çok üretim + daha yüksek katma değer + daha güçlü üretici örgütlenmesi + daha dengeli gelir paylaşımı” üzerine kurulması gerektiğini söyledi. Sever, “Üreten kazanacak, üretici güçlenecek, tüketici korunacak; ülkemizin tarımsal zenginliği toplumun tamamına daha dengeli şekilde yansıyacaktır” değerlendirmesinde bulundu. IPARD başvurularında ise hibe oranlarının tedbir ve başvuru sahibinin durumuna göre değişebildiğine dikkat çeken Sever, yatırımcıların başvuru yapacakları çağrı ilanı ile ilgili başvuru çağrı rehberindeki güncel şartları esas almaları gerektiğini belirtti.