⏱ 2 Kasım 2026 Pazartesi
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

BUZDOLABINA SIĞMAYINCA PARÇALAMIŞLAR

Mersin'de 2007 yılında bir evin avlusunda etrafı tuğlalarla örülüp betonla sıvanmış dondurucu içerisinde bulunan Bahaddin Sefer cinayetine ilişkin faili meçhul dosya,

GÜNDEM 2 Kasım 2026 Pazartesi 16:01
BUZDOLABINA SIĞMAYINCA PARÇALAMIŞLAR

“BAŞSAVCILIK SORUŞTURMASINDA MUMYA CESET CİNAYETİNDE İTİRAF” Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik başlattığı çalışmaların ardından Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından raflardan indirildi. Gözaltına alınan şüpheliler “mumya ceset” cinayetini itiraf etti. Bahaddin Sefer’in evinde alkol alırken aynı masadaki 3 arkadaşı tarafından önce başına sert bir cisimle vurulup boğazı kesildiği, dondurucuya sığmayınca da bacaklarının kesilip evin avlusuna gömülüp üzerinin sıvandığı ortaya çıktı. Sefer’in evinde altın ve parayı aralarında paylaşan katil zanlıların cinayetin gerekçesi olarak ise “namus meselesi” dedi.

ŞAFAK OPERASYONUYLA 19 YILLIK DÜĞÜM ÇÖZÜLDÜ

Mersin’de 1 Ağustos 2007’de Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi 4537 Sokaktaki müstakil evin avlusunda tuğlalarla örülmüş ve üzeri betonla sıvanarak sedir görünümü verilmiş yapının içerisinde gömülü dondurucu tespit edilmiş, yan yatırılmış buzdolabı açıldığında kilime sarılı halde erkek cesedine ulaşılmıştı. Otopsi incelemelerinde, baş kafa kemiğinde kırık saptanan ve kesici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesilmesi sonucu hayatını kaybettiği belirlenen cesedin 49 yaşındaki Bahaddin Sefer olduğu anlaşılmıştı. "Mumya Ceset Cinayeti" olarak kamuoyunda geniş yer bulan dosya uzun yıllar faili meçhul olarak kaldı. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla dosyayı yeniden açan Mersin Emniyeti Cinayet Büro Amirliği ekipleri,  "Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Kasten Öldürme" suçu kapsamında yürüttüğü teknik ve fiziki takipler neticesinde 30 Ekim sabahı Mersin merkezli Batman, İzmir, Aydın, Yozgat ve Sivas’ta 6 adrese eş zamanlı planlı operasyon yaptı. Operasyonda cinayetle bağlantılı oldukları değerlendirilen sıvacı Hikmet Ş., Hadi Y., Ahmet İ., Bektaş Ş., Özlem Ş. ve Ayşe E. gözaltına alındı.

BUZDOLABINA SIĞMAYAN CESET KESİLEREK BETONA GÖMÜLDÜ

Gözaltına alınan şüphelilerin savcılıktaki ifade tutanakları, cinayet gecesi yaşanan dehşet tablosunu net bir biçimde ortaya koydu. Şüpheli Ahmet İ.’nin samimi arkadaşı sıvacı Hikmet Ş.’nin kendisine anlattıklarına dayandırdığı ifadesine göre, maktul Bahaddin Sefer ile şüpheliler Hikmet Ş., Süleyman K. ve Hadi Y. olay gecesi saat 23.00 sıralarında Bahaddin Sefer’in Barış Mahallesi’ndeki evinde birlikte alkol aldı. Alkol masasında oturulurken Süleyman K., maktul Bahaddin Sefer’in arkasından yaklaşarak kafasına demir çubukla vurdu. Maktul yere düşünce Süleyman K. ve Hadi Y. üzerine çullandı, bu sırada mesleği sıvacılık olan Hikmet Ş. elindeki bıçakla Bahaddin Sefer’in boynunu kesti. Maktulün öldüğünü anlayan şüpheliler cesedi kilime sararak evdeki buzdolabının kapağını söktü. Dondurucuyu yan yatırarak cesedi içine sokmaya çalıştılar ancak maktul iri yarı olduğu için dolaba sığmadı. Bunun üzerine şüpheliler maktulün bacaklarını keserek cesedi dondurucuya yerleştirdi.

Ceset dolaba konulduktan sonra dondurucunun içine beton döküp etrafını tuğlayla örmek isteyen Hikmet Ş. ve Süleyman K., Alsancak Mahallesi’ndeki açık bir depodan inşaat malzemesi taşıdı. Dolap evin avlusuna taşındı, içerisine beton dökülüp etrafı tuğlayla örüldü ve sıva ustası Hikmet Ş. tarafından üzeri sıvanarak oturulacak sedir görünümü verildi. Buzdolabının sökülen kapağı ise aynı gece Süleyman K. tarafından ticari taksiyle Yumuktepe Deresi’ne atıldı. Ahmet İ., mahallede Bahaddin’i göremeyip durumu sorduğunda Süleyman K. kendisine "Bahaddin İzmir’e gitti, kimseyle görüşmek istemiyor, eşyaları da borç para alarak ben satın aldım" dediğini, avludaki taze betonu sorduğunda ise "Üzerine çiçek koymak için Bahaddin ile birlikte yaptık" cevabını aldığını anlattı.

CİNAYETE “NAMUS MESELESİ” DEDİLER

Şüpheliler cinayetin ardından maktul Bahaddin Sefer’e ait altınları, parayı ve ruhsatsız silahı aralarında paylaştığı belirlenirken, bazı sanıklar Bahaddin Sefer’in yıllar öncesine dayanan cinsel saldırı ve taciz iddiaları nedeniyle öldürüldüğünü öne sürdü. Şüpheli Ayşe E. ifadesinde, kendisi yaklaşık 40 yıl boyunca Hikmet Ş. ile resmi nikahsız yaşadığını, yaklaşık 25-26 yıl önce eşi Hikmet Ş. cezaevinde bulunduğu bir dönemde çocuklarının karnını doyurabilmek için maktul Bahaddin Sefer’in evine para istemeye gittiğinde, maktul kapıyı kapatarak kendisine tecavüz ettiğini öne sürdü. Eşi cezaevinden çıktıktan sonra durumu bir şekilde öğrenerek kendisine tavır aldığını belirten Ayşe E., Hikmet Ş.’nin maktule karşı büyük bir kin ve nefret beslemeye başladığını ve "Bu Bahaddin namussuz, şerefsiz ölümü hak ediyor" dediğini aktardı. Hikmet Ş.’nin oğlu şüpheli Bektaş Ş. ise  ifadesinde henüz çocuk yaşta olduğu 25 yıl önce babasını sormak için maktulün evine gittiğinde Bahaddin Sefer’in kapıyı üzerlerine kilitlediğini, yanına oturup bacaklarını okşayarak kendisini öpmeye çalıştığını ve cinsel tacizde bulunduğunu söyledi. Bu olayı yıllarca sakladığını ancak 2026 yılı içerisinde babası Hikmet Ş.’ye anlattığını belirten Bektaş Ş., maktulün çevresindeki kadın ve çocuklara yönelik eylemlerinin cinayet kararında etkili olduğunu öne sürdü.

"GEBERTTİK KURTULDUK"

Soruşturma dosyasındaki en kritik kanıtlardan biri de şüpheli Bektaş Ş.’nin itiraf niteliğindeki ifadeleri oldu. Bektaş Ş. ifadesinde, operasyondan yaklaşık 7-8 ay önce Mersin Adliyesi civarındaki MESKİ karşısında bulunan parkta babası Hikmet Ş. ve Ahmet İ. ile rakı içerken Bahaddin Sefer’in nasıl öldürüldüğünü sorduğunu anlattı. Bektaş Ş., bu soru üzerine Ahmet İşleyen’in "Milletin karısına, kızına sarkıntılık yaptı, o şerefsiz ölümü hak etmişti, geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" dediğini, babası Hikmet Ş.’nin de bu sözleri onaylayarak "Geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" diye bağırdığını ve "Milletin karısına kızına yan gözle baktığı için ve oğlancılık yaptığı için, tamam artık kapatın bu konuyu" diyerek kendisini azarladığını aktardı.

Şüpheli Ahmet İ. parktaki alkol buluşmasını kabul ederken "geberttik" ifadesini kendisinin sarf etmediğini, bu sözlerin doğrudan Hikmet Ş. tarafından dile getirildiğini iddia etti. Ayşe E. de ifadesinde eski eşi Hikmet Ş.’nin olaydan sonra eve gelerek "Bu şerefsiz Bahaddin’in işini bitirdim, onu öldürdüm, burada artık duramam, sen de bunu birilerine anlatırsan seni de keser doğrar öldürürüm" diyerek kendisini tehdit ettiğini öne sürdü. Gözaltındaki 6 şüphelinin emniyetteki sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilecek.