⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

NÜKLEER SANTRALLERİ KAPATMAK DOĞRU MU?

Nükleer enerji yanlısı aktivistlerin ve çevreci grupların sayısı dünya çapında hızla artarken, Almanya’dan İngiltere’ye, Fransa’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar pek çok ülkede, birbirinden ilginç eylemlerle ekonomik kalkınma ve iklim değişikliği ile mücadelede ‘nükleer enerji’nin önemine dikkat çekiliyor.

GÜNDEM 15 Ekim 2020 Perşembe 15:24
NÜKLEER SANTRALLERİ KAPATMAK DOĞRU MU?

Çevresel nedenlerle nükleer enerjiden yana olma fikri, onlarca yıldır birçok insana bir çeliÅŸki gibi görünse de bugün bu durumun deÄŸiÅŸtiÄŸi gözleniyor. Bilim insanları, öÄŸrenciler, gazeteciler, iÅŸ adamları, politikacılar, ünlü modeller ve aktörler nükleer enerji konusundaki desteklerini her platformda dile getirmeye baÅŸladı. Brezilyalı ünlü top model Isabelle Boemke de onlardan biri. Son birkaç hafta içinde nükleer enerjinin çevresel faydaları hakkında sosyal medya hesaplarında bir dizi video yayınlayan 29 yaşındaki model, yarım milyondan fazla izlenen Tik Tok videosunda, "Bir minicik ayı ÅŸeklindeki sakıza eÅŸ deÄŸer bir uranyum peleti, 2 bin poundluk kömür kadar enerjiye sahip. Bu, daha küçük alanlarda çılgın miktarda enerji oluÅŸturabilmek demek. Aynı zamanda daha az arazi gerektirdiÄŸi anlamına da geliyor. Ve bu da çevre için harika bir haber" diyor.

Hem çevreci hem nükleerci anneler

Heather Hoff ve Kristin Zaitz adlı iki Amerikalı, Kaliforniya'nın son nükleer santrali Diablo Canyon’un kapatılma kararıyla, 'Nükleer Anneler' (Mothers for Nuclear) hareketini baÅŸlatan isimler. Bu hareket, “Eskiden nükleer enerji konusunda ÅŸüpheci olan annelerdik. Ancak ÅŸimdi nükleerin çocuklarımızı çevre kirliliÄŸinden, doÄŸal manzaralarımızı dağınıklıktan ve gelecek nesilleri küresel ısınmanın sonuçlarından korumak için gerekli olduÄŸuna inanıyoruz. Nükleer enerji kullanımı konusunda endiÅŸeli olanlarla da diyalog baÅŸlatmayı umuyoruz” diyerek baÅŸlamıştı. Bugün ise İngiltere, Finlandiya, İsviçre, Avustralya ve Japonya baÅŸta olmak üzere tüm dünyadan çocuklarının geleceÄŸi için endiÅŸe duyan ve daha temiz bir dünya isteyen çok sayıda ebeveynin katıldığı bir organizasyona dönüÅŸtü.

Nükleer karşıtlığından nükleeri destekleyen konuma geçen çevre gazetecisi iki kız çocuÄŸu annesi Zion Lights da bu grubun BirleÅŸik Krallık’taki destekleyicilerinden biri. Lights’a göre 'hem çevreci hem de nükleer yanlısı olunamayacağı’ zihniyetinin ortadan kaldırılması için mücadele edilmesi gerekiyor.

Nükleer santralleri kapatmak doÄŸru mu?

Enerji ve iklim uzmanları, nükleer santralleri kapatmanın ciddi bir hata olacağını, çünkü bunun iklim krizini daha da derinleÅŸtireceÄŸini savunuyorlar. Bu konuda Almanya’nın durumu örnek gösteriliyor. ABD’deki Ulusal Ekonomik AraÅŸtırma Bürosu’nun (NBER), 'Almanya'nın nükleerden vazgeçmesinin içsel ve dışsal maliyetleri' araÅŸtırması, nükleer enerjiden vazgeçmenin Almanya’ya yıllık maliyetinin 12 milyar dolara ulaÅŸtığını ortaya koymuÅŸtu. Bu rakamın yüzde 70'inden fazlası fosil yakıt kullanımıyla oluÅŸan hava kirliliÄŸine baÄŸlı çevresel ve sosyal sorunları çözebilmek harcanırken, nükleer enerji kullanımının kademeli olarak azaltılması nedeniyle tüketicilerin elektrik faturalarında meydana gelen önemli artışlar da maliyeti yükseltmiÅŸti. AraÅŸtırmaya göre ayrıca nükleer santraller çalışmaya devam etseydi, her yıl fosil yakıtlı enerji santrallerinin oluÅŸturduÄŸu hava kirliliÄŸi nedeniyle hayatını kaybeden bin 100 kiÅŸinin ölümlerinin önüne geçilmesi mümkün olabilecekti.

Almanya'da çevre hareketi ve YeÅŸiller olarak bilinen siyasi partinin kökleri de nükleer enerjiye karşı direniÅŸe dayanıyor. Ancak bugün, iklim krizi bu birleÅŸik cephenin de çökmesine neden oluyor. Çevresel İlerleme, Ekomodernistler gibi çevreci gruplar artık nükleer enerjiyi ‘ekolojik bir kötülük’ olarak deÄŸil, iklim krizi ile mücadelede ve enerji ihtiyaçlarının karşılanmasında ‘nötr' bir çözüm olarak görüyor. Bu gruplar, nükleer enerjiye desteÄŸini 'Nuclear Pride' festivallerinde her geçen yıl daha da yüksek sesle duyuruyorlar.

40’tan fazla ÅŸehirde nükleere destek eylemleri

Çok sayıda çevre örgütünün içinde yer aldığı uluslararası bir oluÅŸum olan ‘Nuclear Pride Coalition-Nükleer Gurur Koalisyonu’ tarafından, 'Nükleer için ayaÄŸa kalk' (Stand Up For Nuclear) kampanyası yürütülüyor. Kampanya ile her yıl dünyanın farklı bölgelerinde, “Åžimdi cesaret sahibi olmanın ve nükleer için ayaÄŸa kalkmanın tam zamanı. Sana ihtiyacımız var” çaÄŸrısı yapılıyor.

Bu yıl da eylül ayı boyunca Avustralya’dan Arjantin’e, İngiltere’den Kanada’ya, Almanya’dan Amerika BirleÅŸik Devletleri’ne, Finlandiya’dan Tayvan’a, Belçika’dan Sudan’a, Hollanda’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın farklı ülkelerinde 40’tan fazla ÅŸehirde tren istasyonlarında, parklarda, meydanlarda gösteriler gerçekleÅŸtirildi. Eylemlerle, nükleer enerjiye dair mitlerin ortadan kaldırılması, faydalarının aktarılması ve küresel ısınmaya karşı düÅŸük karbonlu bir enerji geçiÅŸinde nükleer enerjinin kilit rolünün altının çizilmesi amaçlanıyor.

Şışkınlık oluşturdular

'Nükleer için ayaÄŸa kalk' kampanyasına Fransa’dan Voices of Nuclear (Nükleerin Sesleri) de destek veriyor. Voices of Nuclear üyeleri, geçtiÄŸimiz günlerde Paris'te Greenpeace binasının önünde gerçekleÅŸtirdikleri, nükleer yanlısı protesto ile kamuoyunun pek de alışık olmadığı bir etkinliÄŸe imza attılar. Fessenheim (Haut-Rhin) elektrik santralinin ikinci reaktörünün kapatılmasını, “İklim vandalizmine hayır” sözleriyle protesto ettiler. Lise öÄŸrencilerinden 40 yaÅŸ altı genç profesyonellere uzanan 6 binden fazla gönüllüye sahip The Voices of Nuclear’in kurucusu olan ve baÅŸkanlığını yürüten Endüstri Mühendisi Myrto Tripathi, bu eylemi neden Greanpeace binası önünde düzenlediklerini ÅŸu sözlerle aktardı; "Greenpeace'in nükleer enerji konusundaki bariz gerçeklere raÄŸmen ileri sürdüklerini kınamak için de buradayız. Nükleer santrallerin güvensiz olacağı, sözde eskimeye baÅŸladıkları ve santrallerin kapatılması gerektiÄŸi gibi birçok gerçek dışı ifadeyi onlara borçluyuz. Tüm bu ifadeler yanlıştır. Nükleer enerji, temiz enerji geçiÅŸinde ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadelede en önemli çözümdür. Nükleer enerji, Fransa'daki en düÅŸük karbonlu enerji kaynağıdır. Greenpeace'in, Greenpeace International'ın çok uluslu gücü sayesinde ve tüm medya gücü sayesinde tüm dağıtım kanallarında söylemesi ve paylaÅŸması gereken de budur.”

Fransa ve nükleer filosu

Bugün 56 reaktör ile elektrik ihtiyacının yüzde 70’inden fazlasını nükleerden saÄŸlayan Fransa’nın düÅŸük karbonlu elektrik üretiminde örnek bir ülke olduÄŸunu kaydeden Myrto Tripathi, nükleer santrallerin avantajlarını ise ÅŸu sözlerle dile getirdi; "Yüzyılın sonunda gezegen için felaket olan sıcaklık seviyelerine ulaÅŸmamak için Paris anlaÅŸmalarıyla belirlenen hedeflere ulaşılması gerekiyor. Fosil yakıtlardan kurtulmak, ekosistem ve biyolojik çeÅŸitlilik için mücadele etmek için sera gazı emisyonlarını mümkün olan en üst seviyede indirmemiz zorunludur. Bugün elektrik üretimi açısından bunu nasıl yapacağımızı biliyoruz. Hatta bunu çok iyi yapıyoruz. Fransa bu alanda dünya lideri. Bunu nükleer filomuz sayesinde yapıyoruz. Sera gazı emisyonlarından kurtulmak için elektrik kaynağı önemli bir konudur. Bu zorluÄŸun üstesinden gelmek ve fosil yakıtlardan kaçınmak istiyorsak dağıtılabilir, konsantre, düÅŸük karbonlu enerji kaynaklarına güvenmekten baÅŸka seçeneÄŸimiz yok. Bu kriterleri karşılayan iki kaynak var; nükleer enerji ve hidroelektrik. Bunlar olmadan, karbonsuz ve sürekli bir elektrik tedariÄŸini garanti edemeyiz. Esas olarak göz önüne alınması gereken bunlardır. Yenilenebilir enerji de bu enerji kaynaklarına destek olarak kullanılabilir. Nükleer enerjinin çevre kirliliÄŸine neden olmaması, yüksek vasıflı iÅŸler sunması, düÅŸük maliyetli olması, insanlar ve ekonomi için güvenilir güç olması bir ülke ve dünya için önemli unsurlardır.”

"Türkiye için çok önemli"

Tripathi, Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inÅŸa edildiÄŸi Türkiye için de ÅŸunları dile getirdi; “Türkiye gibi kesiÅŸme noktasında bulunan, büyüme ve geliÅŸme potansiyeline sahip bir ülke için kendisine ait bir temiz enerji kaynağının olmasının ne kadar önemli olabileceÄŸini sadece hayal edebiliyorum. Nükleer enerji, dünya çapında birçok ülkede benzersiz bir performans ve güvenlik geçmiÅŸiyle çok uzun süredir kullanılıyor. Temiz, güvenilir ve kesintisiz bir enerji kaynağına sahip olmak için kurulan nükleer santraller, tüm bu faydalarının yanı sıra iÅŸletilirken sera gazı üretmiyor ve dolayısıyla çevrenin korunmasına da katkıda bulunuyor. Nükleer enerji bu özellikleriyle en büyük çevre sorunlarımız olan iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi ve hızla bozulan biyolojik çeÅŸitliliÄŸe de bir cevap oluÅŸturuyor.”

Tripathi, Türk gençlerine de ÅŸu sözlerle seslendi; “GeleceÄŸiniz hakkında verdiÄŸiniz kararlar, onları yanlış anlamamak için kanıtlanmış bilimsel gerçeklere dayandırılmayı hak ediyor. Bu yüzden nükleer enerji konusuna ilgi gösterin.”