EVLATLIK KADIN BİYOLOJİK AİLESİNİ ARIYOR
31 yıl önce Antalya’da üvey anneleri tarafından ağabeyi ile birlikte çocuk esirgeme kurumuna bırakılan ve Mersinli bir aile tarafından evlat edinilen genç kadın, biyolojik ailesini arıyor. Bugün 36 yaşında olan 1 çocuk annesi Elif Yörük, ellerinde büyüdüğü ve çok sevdiği ailesini gerçek ailesi kabul ediyor ancak özellikle o dönemde 1,5-2 yaşlarında olan kardeşi Ayşegül’e ve annesine yıllar sonra da olsa kavuşmak istiyor. Ailesine kavuşmak isteyen Yörük, geçmiş yıllarda da biyolojik ailesini bulmayı düşündüğünü, ancak şu anki ailesine nankörlük yapmak istemediği için bugüne kadar konuyu hiç açmadığını söyledi.
Mersin’in Dalakderesi Mahallesi'nde yaÅŸayan 36 yaşındaki Elif Yörük, henüz 5 yaşındayken, aÄŸabeyi PaÅŸa ile birlikte Antalya’da çocuk esirgeme kurumuna bırakıldı. Üvey anneleri tarafından kuruma getirilen iki kardeÅŸ, henüz kayıtları yapılmadan, yıllardır çocuk hasreti çeken Mersinli Zeki-Senem Yörük çifti tarafından evlat edinildi. Kimlikleri de olmayan iki kardeÅŸ, Mersin’de Yörük çiftinin evlatları olarak büyüdü. Bu süreçte Elif Yörük evlendi ve bir kız çocuk annesi oldu. AÄŸabeyi PaÅŸa da bugün evli ve 3 çocuk babası bir maden mühendisi.
EÅŸi vefat eden ve bugün 16 yaşında olan kızıyla birlikte Dalakderesi Mahallesi'nde babası Zeki Yörük ile birlikte yaÅŸayan Elif Yörük, yaklaşık bir ay önce babasıyla konuÅŸarak biyolojik ailesini bulmaya karar verdi. Evlat edinildiklerinde kimlikleri olmadığı için önceki soyadını bilmeyen genç kadın, hatırladığı anılarını sosyal medyada paylaÅŸarak, ailesini bulmak için herkesten yardım istedi.

“ÜVEY ANNEM ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNA BIRAKTI”
Babası Zeki Yörük’ün de biyolojik ailesini bulması için tam destek verdiÄŸi Elif Yörük, hayat öyküsünü İHA muhabirine anlattı. Hatırladığı kadarıyla Antalya’da 1990 yılında üvey annelerinin aÄŸabeyi ile birlikte kendisini çocuk esirgeme kurumuna bıraktığını belirten genç kadın, “Åžimdiki ailemin bizi aldığını biliyorum. Kız kardeÅŸimi hatırlıyorum; 1,5 yaÅŸlarındaydı adı AyÅŸegül’dü; aÄŸabeyimle ikimiz bakardık ona. Ama üvey annemizin ÅŸiddetini hiç unutmuyoruz, çok iÅŸkence ederdi bize; adı Åžehriban’dı. Babamız Mustafa o zamanlar kamyon ÅŸoförüydü, boÅŸ kaldığında da otobüs sürerdi. Bunları hatırlıyorum” dedi.
KardeÅŸi AyÅŸegül’ü hiç unutmadığını vurgulayan Elif Yörük, “Antalya Ahatlı Mahallesinde yaşıyorduk. Biz, öz annemin vefat ettiÄŸini zannediyorduk ama son edindiÄŸim bilgilere göre, babam annemden bizi kaçırmış. Babam aslen KayseriliymiÅŸ, bizi öz annemizden kaçırıp Antalya’ya getiriyor, orada bir kadınla evleniyor. Üvey anne de bizi istemediÄŸi için yurda bırakıyor. AyÅŸegül de bu kadından ama babamız aynı” diye konuÅŸtu.
“RAHMETLİ ANNEM, DOÄžURMADAN ANNE OLMAYA EN İYİ ÖRNEKTİR, DÖRT DÖRTLÜK BAKTI”
Yurda götürüldüklerinde kendisinin 5 yaşında, aÄŸabeyinin de 2-3 yaÅŸ büyük olduÄŸunu dile getiren Yörük, “Esirgeme kısmını ben hatırlamıyorum ama o zaman ismi PaÅŸa olan aÄŸabeyim net hatırlıyor. Bu ailemi de öz ailem bildiÄŸim için hiç yadırgamadım, üzülmedim. Ortaokul dönemlerimde bazı hatıralar canlanmaya baÅŸladı ve anneme ‘Benim bebeklik fotoÄŸraflarım nerede, beni nerede doÄŸurdun?’ diye sormaya baÅŸladım. Sonrasında da etrafımdan duymaya baÅŸladım. İnanmadım, konduramadım hiçbir zaman, çünkü bir aile severse ancak bu kadar sevebilirdi, ancak bu kadar iyi yetiÅŸtirebilirdi beni. Rahmetli annem, doÄŸurmadan anne olmaya en iyi örnektir, dört dörtlük baktı, bir dediÄŸimi iki etmedi, her hatamda beni baÄŸrına bastı. Onun hakkını ödeyemedim, ödeyemem de. Benim annem odur ama yine de insan geçmiÅŸini, kökünü merak ediyor” ifadelerini kullandı.
“SOSYAL MEDYADA PAYLAÅžIM YAPTIM”
GeçmiÅŸ yıllarda da biyolojik ailesini bulmayı düÅŸündüÄŸünü, ancak ÅŸu anki ailesine nankörlük yapmak istemediÄŸi için bugüne kadar konuyu hiç açmadığını söyleyen Yörük, “Çünkü bize evlatlık olduÄŸumuzu hiç hissettirmediler. Yaklaşık 1 ay önce babam konuÅŸmak istedi; sonrasında da ben duramadım, çünkü AyÅŸegül’ü rüyalarımda görüyordum. Bir adım atmak istedim, babamın da destek olacağını düÅŸündüm ve çok iyi karşıladı. Sosyal medyada Antalya sayfasında paylaşım yaptım. Babam da zaten yıllardır ailemizi bulmak istiyormuÅŸ ama rahmetli annem bırakıp gitmemizden korktuÄŸu için istememiÅŸ. İnsan anasından babasından gitmez, gidemez. Benimki sadece merak, baÅŸka bir amacım da yok, her ÅŸeye de hazırlıklıyım” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“KAFASINI YASTIÄžA NASIL RAHAT KOYMUÅž”
Biyolojik babası ortaya çıkarsa ‘baba’ demek istemediÄŸini vurgulayan genç kadın, “O adama, ortaya çıkarsa 32 yıldır kafasını yastığa nasıl rahat koyduÄŸunu sormak istiyorum. Benim babam beni 1 saat göremeyince kahroluyor, o 32 senedir nasıl dayanmış, yaşıyorsa bunu sormak istiyorum. KardeÅŸimin hiç suçu yok, öÄŸrendiklerime göre annemin de suçu yok, çünkü babam bizi kaçırmış. Annemle ilgili hiçbir bilgi yok” dedi.
KESİK PARMAKLARINDAN TANIDILAR
Sosyal medya paylaşımına aÄŸabeyi ile küçüklük fotoÄŸraflarını da ekleyen genç kadın, paylaşımının ardından çok fazla telefon geldiÄŸini, Antalya’da o dönemdeki ev sahiplerinin ve komÅŸularının kendisine ulaÅŸtığını söyledi. Yörük, komÅŸularının kendisini fotoÄŸraftan ve küçükken kesilen saÄŸ elinin iki parmağından tanıdıklarını belirterek, “Üvey annem, bizden sonra babamdan boÅŸanmış ve AyÅŸegül’ü de alıp Kayseri’ye gitmiÅŸ. Babam da oradan ayrılmış” ifadelerini kullandı.
.jpg)
“DÜNYALARI VERSELER BİRİNİN TIRNAÄžINI VEREMEM”
Çocukları evlat edinen 78 yaşındaki Zeki Yörük ise yıllarca çocukları olmadığını, 13 yıl yaÅŸadıkları Fransa’ya da tedavi olmak amacıyla gittiklerini, ancak çocuklarının olamayacağını öÄŸrendiklerini söyledi. 1986’da Mersin’e döndükten sonra Türkiye’deki çocuk esirgeme kurumlarına evlatlık baÅŸvurusu yaptıklarını anlatan baba Yörük, “Antalya’dan gelen haber üzerine eÅŸim oraya gitti. Biz bir çocuk için müracaat etmiÅŸtik esirgeme kurumlarına. EÅŸim, bunların iki kardeÅŸ olduÄŸunu öÄŸrenmiÅŸ. Beni aradı, ben de kardeÅŸler ayrılmasın diye ikisini de almasını istedim. Çocuk esirgeme kurumuna kaydı yapılmadan çocukları aldık ve Mersin’e getirdik. Çocukların kimlikleri yoktu, aynı hafta içinde nüfusta kayıtlarını üzerime yaptırdım. Ne mutlu bize ki, iki evladımız oldu, 4 torunum var. Dünyaları verseler birinin tırnağını veremem. Dünyada en mutlu insanlar olduÄŸumuzu düÅŸünüyorum. EÅŸime çok yalvardım, ‘ailelerini bulalım’ veya ‘çocuklarımıza söyleyelim, onlar gitsin bulsun’ dedim. Ama eÅŸim, çocuklarımızı elimizden alacaklarından korktuÄŸu için karşı çıktı” diye konuÅŸtu.
Çocuklarının biyolojik ailelerini bulmalarını çok istediÄŸini dile getiren Zeki Yörük, kızının bu giriÅŸimini de çok desteklediÄŸini söyledi. Özellikle annelerinin ve kardeÅŸlerinin bulunmasını isteyen Yörük, “Bilakis memnun oldum, ‘Bul getir kızım. Ben onlara da babalık yapacağım’ dedim” diye belirtti. Elif Yörük bir an önce biyolojik ailesini bulmak istiyor.
.jpg)