⏱ 2 Haziran 2026 Salı
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

BAŞKAN SEÇER ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER İLE BİR ARAYA GELDİ

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Kıbrıs Barış Harekâtının 48’nci yıldönümü kutlamalarında şehit aileleri ve gaziler ile bir araya geldi.  

GÜNDEM 21 Temmuz 2022 Perşembe 10:30
BAŞKAN SEÇER ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER İLE BİR ARAYA GELDİ

BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Vahap Seçer, eÅŸi Meral Seçer ile birlikte Suphi Öner ÖÄŸretmen Evi’nde Kıbrıs Barış Harekâtının 48. yıldönümü kutlama programı dolayısıyla düzenlenen programda, ÅŸehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.

Programda konuÅŸma yapan Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, “Bizim anlayışımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ anlayışıdır. Bizim hiçbir zaman durup dururken kimsenin toprağında, vatanında gözümüz olmamıştır. Ama Kıbrıs’ta yaÅŸadığımız gibi mezalim yaklaşımlar da gereÄŸini yaptırmayı mecbur kılmıştır ve tarih boyunca bu ve benzeri konularda devlet olarak da millet olarak da üzerimize düÅŸeni yapmışızdır” ifadelerine yer verdi.

“BÜTÜN BİR TÜRK HALKI, KIBRIS HALKININ SOYDAÅžLARIMIZIN YANINDA OLDUK”

KonuÅŸmasına 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın Mersin’den baÅŸladığını anımsatarak baÅŸlayan Belediye BaÅŸkanı Vahap Seçer ise “Ben o tarihlerde küçük bir çocuktum. Åžunu gördüm, sadece Türk askeri, Mehmetçik burada deniz yoluyla ya da uçaklarla orada BeÅŸparmak DaÄŸlarına indirme yaparak barışı ve huzuru saÄŸlama gayreti içerisinde olmadı. Bütün bir Türk halkı, kadınıyla, erkeÄŸiyle, çocuÄŸuyla Kıbrıs halkının soydaÅŸlarımızın yanında olduk. Onları dualarla destekledik. Çok güzel anılarım var o günlere ait. Karartma uygulanan geceler, evimiz tren istasyonuna çok yakındı. Rahmetli annem asker geçiÅŸlerinde pasta börek hazır ederdi. Uzun süre askerin çantasında kaldığı zaman bayatlamayan çörekler. İşte milletimizin büyüklüÄŸü bunda. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çok önemli, çok anlamlı bir sözü var. Her zaman dünya barışını deÄŸerlendirirken bu söz aklıma gelir. ‘SavaÅŸ mecbur kalınmadıkça bir cinayettir’ der. Çok deÄŸerli bir söz, çok önemli bir söz. Bunu söyleyen bu toprakların yetiÅŸtirdiÄŸi en büyük asker, en büyük devlet adamı. 1974 yılında bizler mecbur kaldık adaya gitmeye" sözlerini kullandı.

“DÜN OLDUÄžU GİBİ BUGÜN DE YARIN DA YAVRU VATAN KIBRIS'IMIZIN YANINDA OLACAÄžIZ”

Seçer, programda Kıbrıs’tan gelen konukların da olduÄŸunu söyleyerek konuÅŸmasını sürdürerek, “Dünkü ziyaretlerinde anılarını aktardılar. Bebekler, kadınlar katledildi. Toplu katliamlar oldu. İnsanlara zulüm edildi. Kitle katliamları oldu. Rahmetle anıyorum. Hem merhum o dönemin BaÅŸbakanı Bülent Ecevit'i hem de BaÅŸbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı rahmetle anıyorum. Bülent Ecevit çıkarmaya baÅŸladığında dünya basınına ÅŸöyle bir demeç vermiÅŸti; ‘Adaya sadece Türklere deÄŸil Rumlara da barış ve huzuru getirmek için çıkıyoruz’ dedi. Oradaki temel amaç tüm adaya huzuru hakim kılmaktı. Çok ÅŸükür ki bugün 48. yıldönümünde, bizler için çok deÄŸerli çok önemli bu bayram gününde adada anavatanın desteÄŸiyle, güvencesiyle bir huzur ortamı saÄŸlanmıştır. Ancak BaÅŸkonsolosumuzun da söylediÄŸi gibi kalıcı bir çözüm arayışında tarafların samimiyetsiz yaklaşımı, Kıbrıs'ta Türk toplumu ve Rum toplumu arasındaki bu mücadelenin arzu etmediÄŸimiz bir ÅŸekle doÄŸru evrilmeye gidebileceÄŸi endiÅŸesi ile devam ettiÄŸini görüyoruz. Türkiye'nin bu konudaki tavrı nettir. Aslında Türkiye'deki bütün siyasi partilerin tavrı nettir. Bu konu siyaset üstü bir mesele. Biz Kıbrıs Türkü’nün yanındayız. Orada iki toplumlu iki devletli, eÅŸitlik temeline dayalı, egemen devlet yapılanmasının taraftarı olduÄŸumuzu buradan bildirmek isteriz." diye konuÅŸtu.

“BARIÅž VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN”

KKTC Mersin BaÅŸkonsolosu Zalihe Mendeli, “Bağımsızlık meÅŸalesini yakan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramının 48. yıldönümünü, harekatın baÅŸlangıç noktası olan Mersin’de bir kez daha sizlerle birlikte kutlamaktan büyük mutluluk ve onur duymaktayım. Barış ve özgürlük bayramımız kutlu olsun. Mücahit ve Mehmetçik bu topraklarda Kıbrıs Türk halkının geleceÄŸi için ÅŸehit oldular. Onların bıraktığı emaneti korumak hepimizin boynunun borcudur" dedi.