⏱ 19 Haziran 2026 Cuma
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

KUMBUR: "TÜRKİYE, SU YOKSULLUK SINIRINA HIZLA YAKLAŞMAKTADIR"

Çevre uzmanı Prof. Dr. Halil Kumbur, günümüzde suyun, ulusal ve uluslararası politikaların belirlenmesinde önemli bir unsur haline geldiğini belirterek, "Türkiye, özellikle son yıllardaki aşırı kuraklık ve suyun plansız kullanımı nedeniyle su yoksulluk sınırına doğru hızla yaklaşmaktadır. Türkiye, su kaynaklarınca zengin görünmesine rağmen yer ve zaman içinde ihtiyaçlarla uyuşmamaktadır" dedi.

GÜNDEM 22 Mart 2023 Çarşamba 14:35
KUMBUR: "TÜRKİYE, SU YOKSULLUK SINIRINA HIZLA YAKLAŞMAKTADIR"

Prof. Dr. Halil Kumbur, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünya için suyun stratejik önemi, Türkiye ve Mersin’in su varlığı konularına dikkat çekti. Suyun canlı hayatı için önemli ve sınırlı bir kaynak olduÄŸunu vurgulayan Kumbur, ulusal ve uluslararası politikaların belirlenmesinde önemli bir unsur haline geldiÄŸini, su ve toprağın, kalkınma çabalarında ilk baÅŸvurulan doÄŸal kaynaklar olma özelliklerini hala koruduÄŸunu kaydetti.

YaÅŸamın temel kaynağı olan temiz, saÄŸlıklı ve yeterli miktarda suya eriÅŸim konusunda halen dünyanın özellikle bazı bölgelerinde ciddi sıkıntıların yaÅŸandığını dile getiren Kumbur, "DiÄŸer yandan, küresel çapta üretilen atıksuların büyük bir kısmı herhangi bir arıtma iÅŸlemine veya geri kazanıma tabi tutulmadan ekosisteme geri verilmektedir. Bu durum, insan saÄŸlığı açısından çeÅŸitli sorunlara sebebiyet vermenin yanı sıra ekonomik açıdan da israfa yol açmaktadır. Kullanılabilir doÄŸal su kaynakları ile su ihtiyacı arasında giderek büyüyen açık, atık suların uygun teknolojilerden faydalanılarak arıtılmasını ve tarım, sulama ve enerji gibi çeÅŸitli alanlarda tekrar kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Atıksuların, çevre ve insan saÄŸlığına tehdit oluÅŸturmayacak ÅŸekilde arıtımının gerçekleÅŸtirilmesi ve tekrar kullanılarak ekonomiye girdi oluÅŸturması, sürdürülebilir kalkınmanın saÄŸlanmasında da kilit role sahiptir" diye konuÅŸtu.

"Su kaynakları baskı altında"

Dünyanın üçte ikisinin sularla kaplı olmasına karşın, insanoÄŸlunun ekonomik olarak kullanımına hazır olan tatlı su varlığının, dünyadaki toplam su varlığının yaklaşık yüzde 0.5'i kadar olduÄŸuna dikkat çeken Prof. Dr. Halil Kumbur, "Nüfus artışı, sanayileÅŸme, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi ve kuraklık gibi etkenler nedeniyle su kaynakları gerek miktar gerekse kalite açısından büyük baskı altındadır. Hızlı nüfus artışı ve su sıkıntısı çeken ülkelerin çoÄŸunluÄŸu Afrika Kıtası ve OrtadoÄŸu Bölgesinde yer almaktadır. Orta DoÄŸu ülkeleri arasında son yıllarda ortaya çıkabilecek anlaÅŸmazlık konularından birisi de sudur. Su sıkıntısı en üst düzeyde olan ülkelerin çoÄŸu hem petrol hem de su yoksulu ülkelerdir. Dicle ve Fırat nehirlerimizin bazı OrtadoÄŸu ülkelerinden geçiyor olması nedeniyle bu sorunlar ülkemizi de yakından ilgilendirmektedir" ifadelerini kullandı.

"Türkiye, su yoksulluk sınırına hızla yaklaÅŸmaktadır"

Bir ülkede kiÅŸi başına düÅŸen yıllık su miktarının 10 bin metreküpten fazla ise su zengini, 10 bin metreküpten az ise su yoksulu olarak deÄŸerlendirildiÄŸini hatırlatan Kumbur, "Türkiye, özellikle son yıllardaki aşırı kuraklık ve suyun plansız kullanımı nedeniyle su yoksulluk sınırına doÄŸru hızla yaklaÅŸmaktadır. Türkiye, su kaynaklarınca zengin görünmesine raÄŸmen yer ve zaman içinde ihtiyaçlarla uyuÅŸmamaktadır. Su kaynakları potansiyelimiz, doÄŸu bölgelerimizde ağırlıkta iken, ihtiyaçlar batı bölgelerimizde yoÄŸunlaÅŸmıştır. Suyun kaynağından talebin olduÄŸu yerlere naklinde, depolanmasında, kullanıcıya ulaÅŸtırılmasında, kayıp-kaçaklarda ciddi sorunları vardır. Suyumuzun yaklaşık yüzde 76'sı sulama, yüzde 14'ü belediyeler, yüzde 10’u sanayide kullanılmaktadır. Sulama suyu teknikleri deÄŸiÅŸtirilmelidir. Damla sulama sistemine mutlaka geçilmelidir" ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Türkiye’nin günümüz teknolojisi ile deÄŸerlendirilebilecek su miktarının yaklaşık yıllık 110 milyar metreküp olduÄŸuna iÅŸaret eden Kumbur, "Bu miktarın ancak 45-50 milyar metreküpü tüketime yönlendirilmektedir. 11 milyar metreküplük yeraltı su potansiyelimizin yaklaşık 5,5 milyar metreküpü kullanılabilmektedir" dedi.

Mersin'in su potansiyeli

Açıklamasında Mersin'in su potansiyeline de deÄŸinen Kumbur, ÅŸöyle devam etti; "Mersin ili akarsularının su rejimleri, kaynakların bulunduÄŸu bölgeler ile talebin bulunduÄŸu yerler arasında sorunlar bulunmaktadır. Yerüstü su kaynaklarımız yıllık 7.2 milyar metreküp, yeraltı su kaynaklarımız 0.2 milyar metreküp olmak üzere toplam 7.4 milyar metreküptür. Bu potansiyelin yaklaşık yüzde 23’ü kullanılmaktadır. Su kaynakları planlı, programlı kullanıldığı takdirde Mersin'in su sorunu yaÅŸanmaması gerekir. Ancak son yıllardaki özellikle DoÄŸu Akdeniz Bölgesinde yaÅŸanan aşırı kuraklık, tarımsal faaliyetler ve yazlıkçılar, deprem, mülteci gibi ile oluÅŸacak kırsal ve kent merkezlerindeki beklenmedik nüfus artışları ile Mersin'de içme, kullanma ve sulama suyu sıkıntısı yaÅŸanabilir. Ülkemiz ve bütün illerimiz için su havzalarının korunması, havza koruma planları-havza bazlı projelerin yapılması, su sıkıntısı çekilen yerlerde göletler, barajlar yapılarak depolanmalı, kayıp/kaçak oranları azaltılmalıdır. Arıtılmış suların tekrar kullanımını (özellikle tarım sektöründe) mutlaka gerçekleÅŸtirilmelidir. Havza ve il bazında Su Yönetim Sistemleri kurulmalıdır."