Uzuncaburç Antik Kenti ayağa kalkıyor
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Aydınoğlu, Uzuncaburç Antik Kenti'nde yürütülen kazı ve çevre düzenleme çalışmalarını anlatarak, "Bir yandan arkeolojik alanı yönetmeye diğer yandan da içinde bulunduğu çevreyi yönetmeye çalışıyoruz Birlikte bir model oluşturabilirsek Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli modellerinden biri haline gelecek" dedi.
Silifke ilçesinde kazı çalışmaları devam eden Uzuncaburç Antik Kenti ile ilgili İçel Sanat Kulübü'nde "Uzuncaburç AyaÄŸa Kalkıyor" konulu söyleÅŸi ve sergi düzenlendi. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. AydınoÄŸlu, söyleÅŸide, bir süredir kentin gündeminde olan Uzuncaburç'un Mersin'in en güzel ören yerlerinden biri olduÄŸunu ancak akademik olarak ele alınmadığını söyledi.
Bölgede kazı çalışmalarına 2020'de baÅŸladıklarını belirten AydınoÄŸlu, kazıya baÅŸlamak için hazırladıkları projeleri ve yaÅŸadıkları süreci anlattı. Mersin'in kültürel varlıklar açısından zengin olmasına raÄŸmen Antalya, MuÄŸla ve İzmir kadar bilinmediÄŸine iÅŸaret eden AydınoÄŸlu, bu açıdan kentteki tüm aktörlerin bir araya gelmesi gerektiÄŸini vurguladı.
"AVRUPA'DA ADINI DUYURMAYA BAÅžLADI"
Önümüzdeki 4 yılın Türkiye'deki arkeolojik kazılar için 'altın çaÄŸ' olacağını belirten AydınoÄŸlu, "Biz de Mersin olarak bunu iyi deÄŸerlendirmeliyiz" diye konuÅŸtu. Uzuncaburç Antik Kenti'nde uyguladıkları projeyi anlatan AydınoÄŸlu, ÅŸöyle devam etti: "Uzuncaburç'ta inanılmaz ÅŸeyler var. Avrupa'da adını duyurmaya baÅŸladı ama en büyük eksiÄŸimiz bunu kente duyurmak noktasında. Kente kimlik, kazanç ve karakter katan ÅŸey kültür, sanat ve spordur. Ticaret tabiki önemli ama sadece ticaret kentiyiz diyemeyiz. Çünkü ticaretten elde ettiÄŸiniz gelirin gideceÄŸi bir yer lazım. Kültür, sanat ve spor ayrı bir ÅŸeydir. Bir kenti tanımlarken kente karakter katan deÄŸerler öne çıkar. Mersin bu anlamda çok ÅŸanslı çünkü ayakta duran tarihi zenginlikler var. Buraya turist gelmesi, bunların ayakta durması saÄŸlanmalı. Uzuncaburç için '2 bin yıldır orada duruyor' diyorduk, ama ÅŸimdi orada inanılmaz projeler yapıyoruz. Bakanlık destekleri devam ettiÄŸi sürece önümüzdeki 10 yılda Avrupa'daki en önemli arkeolojik alan modellerinden birini uygulayacağız. İçinde çok güzel korunmuÅŸ arkeolojik eserler, tescilli baÄŸlar var. Kırsal üretim yapılıyor. Yörük evlerinin 4'ünü kamulaÅŸtırdık ve restore ettik. Proje tamamlandığında burası Avrupa'nın en önemli arkeolojik parklarından biri haline gelecek."
GeçmiÅŸte Erdemli ilçesindeki Kanlıdivane Antik Kenti'nin de ÅŸu anki Uzuncaburç Antik Kenti gibi dağınık olduÄŸunu belirten AydınoÄŸlu, "Üniversite olarak orada kazılar, deneysel arkeoloji yaptık, 4 adet zeytinyağı presini kullanılır hale getirdik. YürüyüÅŸ yolları, tabelama çalışması yaptık. Orada bir gezi parkı, çok sayıda eser, seyir terası, bilgi var. Bunları bir düzene koyduÄŸumuz zaman kentin ismi tanınıyor. Giden herkes bize ne kadar güzel olmuÅŸ diye mesaj yazıyor. İşte Uzuncaburç da Kanıdivane'nin bir üst modeli olarak önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa'da duyulacak. Valilik ve belediyeler de oraya büyük yatırımlar yapıyor. Bunu hepimiz sahiplenmeliyiz" dedi.
"DEFİNECİLER KULEYE YÜRÜYÜÅžE GEÇMİŞLER"
Uzuncaburç Antik Kenti'nin, Olba bölgesinin baÅŸkenti ve dini merkezi olduÄŸunu, kalıntılar açısından da zengin olduÄŸunu vurgulayan AydınoÄŸlu, antik kentteki yapıların da çok iyi korunduÄŸunu kaydetti. Antik kentteki projelerin devam ettiÄŸini dile getiren AydınoÄŸlu, ÅŸöyle konuÅŸtu: "En ilginçlerden birisi benim de hayalim olan Hellenistik Kule Kazısı ve Restorasyon projemiz devam ediyor. Kule 30 metre ama bazı yerlerden ayrılma, yıkılma tehlikesi var. Kulenin içine girdiÄŸinizde tahrip olmuÅŸ taÅŸlar görünüyordu. 1990'lardaki basit restorasyon kulenin bugünlere kadar gelmesini saÄŸladı. Zor ÅŸartlarda kazılar yaparak merdivenleri, Bizans döÅŸemelerini ortaya çıkardık. KahramanmaraÅŸ merkezli depremlerde de içeride ve dışarıda kurduÄŸumuz iskeleler kuleyi korudu. Önce kazılar yaptık, sonra tadilata baÅŸladık. Çalışmaların ardından alandan ayrıldık. Zincir, kamera, ışık taktık ama Türkiye'nin çeÅŸitli yerlerinden toplanan defineciler kuleye yürüyüÅŸe geçmiÅŸler. Jandarmanın müdahalesi ile bunlar alındılar. Kazı yaparak bu deÄŸeri kente kazandırmaya çalışıyoruz ama bir yandan da bunlarla uÄŸraşıyoruz."
Kazılar bittikten sonra kuleyi korumaya karar verdiklerini aktaran AydınoÄŸlu, "30 metre yükseklikte on binlerce taÅŸ ile yapılmış yapıda bir tane yeni taÅŸ kullanmadık. Tüm taÅŸları yıkadık, tamir ettik, doldurmalar yaptık. İşçi bulamayınca köyden kadın bulduk, öÄŸrettik onlara da yaptırdık. Ayrıca bir çatı ve yaÄŸmur suyu drenaj sistemi yaptık. Kule yerinden oynamasın diyerek çelik iskeletler inÅŸa ettik. Burada çok büyük bir mühendislik iÅŸi yapıldı diyebiliriz. Amacımız kuleyi bir kaç nesil daha ayakta tutmak oldu. Åžimdi bu konuyla ilgili bir film hazırlattık UNESCO'ya sunacağız" ifadelerini kullandı.
YÖRÜK EVLERİ RESTORE EDİLİYOR
AydınoÄŸlu, bölgedeki Yörük evlerinin bazılarının antik yapının üzerinde olduÄŸunu, bunlardan da 12'sinin kamulaÅŸtırıldığını söyledi. Valilik ve Üniversite olarak ilk etapta 4'ünün restorasyonunun tamamlandığını aktaran AydınoÄŸlu, "Arkeolojik tescilli alan olduÄŸu için maliyetler ne yazık ki 4 kat artıyor. Birini satış ofisi olarak planladık. Birini ziyaretçi merkezi yapacağız. Birini de kafeterya ve güvenlik merkezi olarak kurguladık. DiÄŸer 8 evin de ihalesi hazır, en son kuruldan geçti. Kalan 8 evi de buraya kazandıracağız. Herkes elini taşın altına koyuyor. EÄŸer yapabilirsek bu yıl 8 evin restorasyonunu baÅŸlatmak istiyoruz" diye konuÅŸtu.
Antik kentte yapılan ve yapılacak projeleri anlatan AydınoÄŸlu, bölgenin zamanla tanınacağını ve daha gezilebilir bir yer haline geleceÄŸini belirtti. Uzuncaburç'ta bugüne kadar ki anlayışın dışına çıkarak alan yönetimi geliÅŸtirdiklerini ifade eden AydınoÄŸlu, ÅŸunları kaydetti: "Kültür ve Turizm Bakanlığı ören yerindeki yapıları ayaÄŸa kaldırıyor. Ama bu ören yerinin içinde bulunduÄŸu bir de köy var. Köyün okulları, yürüyüÅŸ yolları, tabelaları var. Köylüye eÄŸitimler verilmesi gibi çalışmaları belediyelerle yapıyoruz. Parklar, okullar, yollar hepsi düzenleniyor. BüyükÅŸehir Belediyesi ile anlaÅŸtık, arkeoloji koruma stratejisini hazırladık. Satış ofisleri, oturma yerleri olacak. Belediye 3 binayı satın aldı; bunların da restorasyon projesi kuruldan geçti. Burası yakın zamanda kafeterya ve sergi salonu için kullanılacak. Böylece Uzuncaburç'a gelenler köyün içini de kullanarak zaman geçirme imkanı bulabilecekler. Kadınlara verilen eÄŸitimlerle düzenli olarak tezgahlar açılacak, satış imkanları sunulacak. Burayı yaÅŸayan bir yer haline getireceÄŸiz. Bir yandan arkeolojik alanı yönetmeye diÄŸer yandan da içinde bulunduÄŸu çevreyi yönetmeye çalışıyoruz. Birlikte bir model oluÅŸturabilirsek Türkiye'nin, Avrupa'nın en önemli modellerinden biri haline gelecek." (iha)