⏱ 2 Haziran 2026 Salı
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

AKKUYU NGS YAKININDA DİRİ FAY HATTI BULUNMADIĞI AÇIKLANDI

Mersin'in ilçelerinden Gülnar’da yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 100 kilometrelik yarıçapında diri bir fay hattı bulunmadığı, buna rağmen santralin 9 büyüklüğündeki deprem dahil olmak üzere her türlü dış etkilere dayanabilecek şekilde tasarlandığı açıklandı.

EKONOMİ 24 Ocak 2021 Pazar 13:04
AKKUYU NGS YAKININDA DİRİ FAY HATTI BULUNMADIĞI AÇIKLANDI

Mersin Akkuyu Nükleer A.Åž.'den yapılan açıklamada, 23 Ocak tarihinde bazı basın yayın organlarında Akkuyu NGS projesiyle ilgili yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeren bir rapora dayandırılarak bazı haberlere yer verildiÄŸi belirtildi. Kamuoyunun doÄŸru bilgilendirilmesi amacıyla Akkuyu NGS projesi ile ilgili doÄŸru bilgilerin paylaşılması gereÄŸinin ortaya çıktığı ifade edilen açıklamada, Akkuyu projesinin soÄŸutma suyu sistemi ile ilgili konuların 2014 yılında onaylanan Çevresel Etki DeÄŸerlendirmesi (ÇED) raporunun ilgili bölümünde ayrıntılı olarak ele alındığı kaydedildi. Yapılan termal modelleme çalışmaları sonuçlarına göre de deniz suyu sıcaklığının deÅŸarj nedeniyle sadece 0,5C artmasının beklendiÄŸi ifade edilen açıklamada, bu sıcaklık artışının 'Su KirliliÄŸi Kontrol YönetmeliÄŸi' hükümlerine uygun olduÄŸu vurgulandı.

9 BÜYÜKLÜÄžÜNDEKİ DEPREME DAYANIKLI TASARLANDI

Türkiye'nin ayrıntılı diri fay hattı çalışmasının ise 1935 yılında kurulan Maden Tetkik ve Arama Genel MüdürlüÄŸünce (MTA) yapıldığı kaydedilen açıklamada, "Bu çalışmaya göre Türkiye’de bulunan tüm sismik fay hatları bilinmektedir. Bu çerçevede Akkuyu sahasının etrafında 100 kilometrelik yarıçaplı alanda herhangi bir diri fay hattı bulunmamaktadır. EcemiÅŸ fay hattı ise ölü fay hattı olup, Akkuyu sahasına 160 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Sismik olayların meydana gelmesi olasılığının çok düÅŸük olmasına raÄŸmen nükleer güç santrali 9 büyüklüÄŸündeki deprem dahil olmak üzere her türlü dış etkilere dayanabilecek ÅŸekilde tasarlanmıştır" ifadeleri kullanıldı.

Akkuyu projesinin ÇED süreci kapsamında Akdeniz foklarına iliÅŸkin bir araÅŸtırmanın konunun uzmanları tarafından gerçekleÅŸtirildiÄŸi ve bu çalışmanın ÇED raporu ile birlikte ilgili kurumlara sunulduÄŸu da hatırlatılarak, ÅŸu bilgilere yer verildi: 

"Bu çalışmanın sonuçlarına göre projenin Akdeniz foklarının yaÅŸama ve üreme alanlarında herhangi bir olumsuz etkisi olmayacaktır. Projenin inÅŸaat faaliyetleri süresince deniz ekolojisi izleme çalışmaları gerçekleÅŸtirilecektir. Ayrıca caretta caretta deniz kaplumbaÄŸaları yumurtalarını Göksu Deltası'na bırakmaktadır. Göksu Deltası proje sahasına 36 kilometre uzaklıkta bulunmakta olup, projenin etki alanı dışındadır. Bu nedenle Akkuyu projesinin caretta caretta kaplumbaÄŸaları üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olması beklenmemektedir. Santralin iÅŸletme aÅŸamasında ise yine biyolojik izleme sistemi çerçevesinde izleme faaliyetleri devam edecektir."

15 YIL SÜREYLE 12.35 SENTTEN SATILACAK

Akkuyu projesi kapsamında üretilecek elektriÄŸin yüzde 50’sinin 12,35 sent/kWh ortalama fiyatından ünitelerin ticari iÅŸletmeye alınmasından sonra 15 yıl süreyle Elektrik Üretim A.Åž.’ye satılacağı vurgulanan açıklamada, "AnlaÅŸma ÅŸartları uyarınca ortalama fiyat, piyasa fiyatının belirtilen fiyattan yüksek olması durumunda artırılmayacaktır. Ayrıca, elektrik satın alma anlaÅŸmasının bitiminden sonra proje ÅŸirketinin karının yüzde 20'si Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'ne aktarılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu arasında 2010 yılında imzalanan hükümetler arası anlaÅŸmaya göre, Akkuyu projesi, yap-iÅŸlet-sahip ol (BOO) modeline göre inÅŸa edilmektedir. Buna göre inÅŸa edilmekte olan santralin tüm yatırım maliyeti hisselerine hâlihazırda Rusya Federasyonu kuruluÅŸlarının sahip olduÄŸu Akkuyu Anonim Åžirketi tarafından karşılanmaktadır. AnlaÅŸmaya göre ÅŸirketin hisselerinin yüzde 49’una kadar olan bölümü Türkiye Cumhuriyeti'nin onayına tâbi olarak yerli ve yabancı yatırımcılara devredilebilecektir. AnlaÅŸmaya göre projenin inÅŸası için Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına uygun olarak 2011 yılında Ankara’da kurulan Akkuyu Anonim Åžirketi’ne tahsis edilen arazinin mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir" denildi.

Akkuyu NGS sayesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Akkuyu ile elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu karbondioksit emisyonu yapmadan, iklim koÅŸullarına baÄŸlı olmadan, istikrarlı, güvenilir ÅŸekilde çalışan, enerji üretimi için en verimli enerji kaynağı olan nükleer enerji ile karşılayacağı belirtilen açıklamada, Uluslararası Atom Enerji Kurumu (IAEA) verilerine göre dünyadaki nükleer santrallerin her yıl yaklaşık 400 bin araçtan salınan emisyona eÅŸdeÄŸer olan iki milyar ton karbondioksit emisyonundan kaçınılmasını saÄŸladığı kaydedildi. Açıklamada ayrıca Rus tasarımı olan VVER reaktörlerin atmosfere yaklaşık 15 gigaton  (milyar ton) karbondioksit salınımını engellediÄŸi belirtilerek, "Bu, 60 yıllık çalışma süresi boyunca her biri 1 GW kapasiteye sahip kömürle çalışan 40 elektrik santralinin hacmine eÅŸittir. Akkuyu NGS'nin toplam 4,8 GW kapasiteye sahip dört güç ünitesinin tamamının iÅŸletmeye alınmasının ardından, her yıl 43 milyon tonun üzerinde karbondioksit salınımı önlenecektir. Bu, Türkiye'de nükleer enerjinin çevre koruma alanına saÄŸlayacağı önemli bir katkıdır. Åžu anda Rusya'da, Akkuyu NGS’de kullanılacak olan VVER-1200 tipi reaktörlere sahip 4 güç ünitesi faaliyettedir. Buna ek olarak, 2020’nin Kasım ayının başında Belarus  NGS'nin 1’inci ünitesi de deneme aÅŸaması kapsamında maksimum güç seviyesine  getirilmiÅŸtir. Rosatom, yurtdışı projeleri çerçevesinde Rusya'da faaliyet gösteren ünitelerde güvenilirliÄŸini ve verimliliÄŸini kanıtlamış teknolojiler sunmaktadır" ÅŸeklindeki bilgilere yer verildi.