⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Mersin, Üretimde Geriliyor

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, 2024 yılı meyve-sebze üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, "Mersin'in 2023 yılında yüzde 13,4 olan meyve üretimindeki payı, 2024'te yüzde 12,8'e geriledi. Ayrıca, muz üretiminde de Antalya liderliği elinde bulunduruyor. Türkiye'nin toplam sebze üretimi 33,6 milyon ton olarak gerçekleşirken, Mersin yüzde 5,7'lik payla dördüncü sırada yer aldı. Mersin, yalnızca bir ürünle birinci sırada yer alırken, yedi ürünün üretiminde ise ikinci sırada bulunuyor. 2022’de yüzde 7,3’lük payla Türkiye sebze üretiminde ikinci sırada olan Mersin, 2023'te yüzde 6,6 ile üçüncü, 2024'te ise yüzde 5,7 ile dördüncülüğe geriledi. Bu dönemde, Türkiye genelinde sebze üretimi yüzde 6,3 artarken, Mersin’in sebze üretimi yüzde 16,2 azaldı. Bu düşüşün sebepleri iyi araştırılmalıdır" dedi.

GÜNDEM 24 Şubat 2025 Pazartesi 15:25
Mersin, Üretimde Geriliyor

Mersin Ticaret Borsası BaÅŸkanı Abdullah Özdemir, Mersin’in 2024 Yılında gerçekleÅŸtirdiÄŸi meyve-sebze üretimi hakkındaki deÄŸerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin, 2024 yılında 137 milyon ton bitkisel üretim gerçekleÅŸtirdiÄŸini ifade eden Özdemir, “Bunun 62 milyon tonluk bölümünü, yüzde 45’ini meyve ve sebze oluÅŸturdu. TÜİK il bazlı üretim verilerini de paylaÅŸtı. İlimizin mevcut durumu ve geleceÄŸe yönelik olarak çizilmesi gereken yol haritası açısından bu istatistiklerin iyi analiz edilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Ülkemizin gerçekleÅŸtirdiÄŸi 62 milyon tonluk meyve ve sebze üretiminin 28,4 milyon tonluk bölümünü meyve oluÅŸturuyor. Mersin ise yüzde 12,8’lik pay ile Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. Mersin, ÅŸu anda dokuz meyvenin üretiminde birinci iken yine dokuz meyvede en fazla üretim yapan ikinci il konumundadır. Buna karşın, ilimizin 2023 yılında yüzde 13,4 olan meyve üretimindeki payı yüzde 12,8’e gerilerken, en önemli üretim kalemlerimizden biri olan muzda, liderliÄŸi Antalya’ya kaptırmıştır. Türkiye’nin sebze üretimi ise 33,6 milyon ton olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. Mersin, yüzde 5,7’lik oran ile ülkemizde dördüncü sıradadır. İlimiz sadece tek bir üründe ilk sırada yer alırken, yedi ürünün üretiminde ikincidir. 2022 yılında yüzde 7,3’lük pay ile Türkiye sebze üretiminde ikinci olan Mersin’in, 2023 yılında yüzde 6,6’lık pay ile üçüncülüÄŸe ve 2024 yılında yüzde 5,7’lik oran ile dördüncülüÄŸe gerilediÄŸi dikkat çekmektedir. İlgili dönemde, ülkemizin sebze üretimi yüzde 6,3’lük artış saÄŸlarken, Mersin’in sebze üretimi ise yüzde 16,2 azalış göstermiÅŸtir. Bu düÅŸüÅŸün nedenleri iyi araÅŸtırılmalıdır” dedi.

 

“İKİ AYAKLI BİR STRATEJİ İZLEMELİYİZ”

 

İki ayaklı bir stratejinin izlenmesi gerektiÄŸinin altını çizen Özdemir, “Bu veriler doÄŸrultusunda Mersin tarım ve gıda sektörünün geleceÄŸi açısından iki ayaklı bir politika belirlenmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. İlk olarak, meyve ve sebze sektörü ilimizin hem üretim hem de ihracat açısından temel yapı taÅŸlarındandır. İlimiz, narenciye ile yaÅŸ meyve ve sebze ihracatında liderdir. Bu ürünlerde ilimiz ekonomisinin kan kaybına tahammülü olmadığı gibi, ihracat yönünden de meyve ve sebzelerin sofralık olarak ihracatı yeterli deÄŸildir. Yıllardır dile getirdiÄŸimiz ama yeterli adımların atılmadığı, katma deÄŸerli meyve ve sebze ürünleri (meyve suyu, konserve, kuru meyveler, meyve-sebze mamulleri, reçel, marmelat vb.) için ilgili Bakanlık ve kurumlarımız ile zaman kaybetmeden bir yol haritası belirlenmelidir. İkinci olarak, uzun yıllar öncesiyle kıyaslandığında hemen hemen aynı kalan mevcut ürün desenimiz yeniden ele alınmalıdır. Aynı üretim ve ihracat bakış açısıyla rekabetçi olmamız mümkün deÄŸildir. Tropikal ve subtropikal ürünlerden ilimiz coÄŸrafyasına uygun özellik taşıyanlar, yeni bir alternatif olabilir. DeÄŸiÅŸtirilmesi ve geniÅŸletilmesi gereken ürün desenimiz, iç tüketim ihtiyacını karşılamanın yanında dış pazarlarda talep gören türlere de yönelik olmalıdır. İklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin artan etkilerini, kentsel nüfustaki artış hızını, tarım ve gıda sektöründe ülkeler arasında daha da kızışacak olan rekabet ortamını vb. faktörleri önümüzdeki yıllarda daha fazla görme olasılığımız yüksektir. Ülkemizin tarımsal hasılasına büyük katkı sunan ve tarımsal ihracatının yüzde 12,3’ünü gerçekleÅŸtirerek üçüncü sırada bulunan ilimizin ülke ekonomisine çok daha fazla katkı sunma potansiyeli bulunmaktadır. Devletimizden beklentimiz, bu potansiyelin deÄŸerlendirilmesi için ilimize yönelik bir geliÅŸim stratejisi oluÅŸturulması ve ivedilikle uygulanmasıdır” dedi.