⏱ 2 Haziran 2026 Salı
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Çiftçi Yardım Bekliyor

Mersin’deki ‘Zirai Don’ felaketi sonrası EMEP Mersin İl Başkanı Sedat Başkavak, çiftçilerin zararlarının yeterince karşılanmadığını belirterek, tarım sigortasında yaşanan sorunları gündeme getirdi. Başkavak, tarımsal girdilerdeki yüksek maliyetlerin, özellikle sulama suyu ve elektrik borçlarının silinmesi gerektiğini vurguladı.

GÜNDEM 3 Mart 2025 Pazartesi 15:33
Çiftçi Yardım Bekliyor

Mersin’de geçtiÄŸimiz günlerde yaÅŸanılan ‘Zirai Don’, seracılık ve narenciye üretimi yapan çiftçileri olumsuz etkiledi. YaÅŸanan don olayının ardından, üreticilerin yaÅŸadığı sıkıntılarla ilgili bir açıklama yapan Emek Partisi Mersin İl örgütü, çiftçilerin borçlarının silinmesi için çaÄŸrıda bulundu. Konuyla ilgili konuÅŸan Emek Partisi (EMEP) Mersin İl BaÅŸkanı Sedat BaÅŸkavak, “GeçtiÄŸimiz hafta yaÅŸanan zirai don felaketinin sonuçları bu hafta daha belirgin hale geldi. Anamur'dan Mersin'e, Tarsus'tan Hatay'a kadar olan bölgede yaÅŸanan zirai don nedeniyle binlerce çiftçi zarar gördü. Hava sıcaklıklarının eksi 8-9 dereceye kadar düÅŸmesi nedeniyle seralardan meyve bahçelerine kadar pek çok tarım ürünü zarar gördü. Normalin üzerinde yaÅŸanan aşırı soÄŸuklar sert çekirdekli meyvelerden çiçek açan ve erkenci türleri, narenciye aÄŸaçları, tarla ve yem bitkileri etkilenirken, örtü altı üretim seralarında bile hasarlara neden oldu. Durumun vahametini en çarpıcı anlatan cümleyi Camili mahallesinden bir çiftçinin "Camili'de badem kalmadı" sözleri ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

“HERKESE YENİ KREDİLERLE BORÇLANMA DAYATILMAKTADIR”

YaÅŸanan her felaket sonrası genelde aynı cümleler kurulduÄŸunu ve "Çiftçilere destek olunmalı", "Çiftçilerin zararları karşılanmalı" denildiÄŸini öne süren BaÅŸkavak, “Afet yaÅŸanan bölgelerde yapılan resmi ziyaretlerde ise "çiftçilerimizin yanındayız gereken yapılacaktır" denilmektedir. Çiftçilere destek olunmalı ama nasıl? Kaymakamlıktan bakanlığa çiftçilerin yanında nasıl olacaklar bunun cevabı verilmemektedir. Çiftçilerin yanındayız diyen kaymakam, valilik ve tarım bakanlığı öncelikle zirai don yaÅŸanan bölgenin "afet bölgesi" ilan edilmesini saÄŸlamalıdır. Burada da baÅŸka bir sorun kaşımıza çıkmaktadır. 2090 sayılı "Tabi Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun" afetlerden zarar gören çiftçilere yardım etmek üzere deÄŸil etmemek üzere hazırlanmış bir kanundur. Çünkü bu kanunun 2. maddesi yardımların yapılabilmesini "ürünlerinin, canlı-cansız üretim araçlarının ve tesislerinin deÄŸer itibariyle en az yüzde 40 oranında zarar görmesi ÅŸartına baÄŸlamaktadır. Meyve aÄŸaçları, seralar ve bitkilerinin donması yetmiyor, hayvanından tarım alet ve makinaları ve tesislerinin de toplam olarak zarar görmesi ÅŸartı aranmaktadır. Hal böyle olunca afet bölgesi ilan edilse bile yardım alma olanağı imkansızlaşırken, herkese yeni kredilerle borçlanma dayatılmaktadır. YaÅŸanan bu zirai don felaketi nedeniyle bir kez daha 2090 sayılı bu kanunun çiftçinin toplam mal varlığının en az % 40 zarar görme ÅŸartının kaldırılması çaÄŸrısı yapıyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“BORÇLAR ERTELENMELİ”

Pek çok çiftçinin, yaÅŸanan zirai don nedeniyle bu yıl ürün alamayacak duruma geldiÄŸine dikkat çeken BaÅŸkavak, deÄŸerlendirmelerini ÅŸöyle sürdürdü; “Çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat bankasına olan borçlarının ertelenmesi gelecek yıl iki katı borç taksitini ödemek zorunda bırakacaktır. Fakat çiftçilerin bu gücü ve olanağı yoktur. Bu yıl hiç gelir elde edemeyecek, yaÅŸamak ve üretmek için borçlanmaktan baÅŸka çaresi olmayan üreticinin borcunu ertelemek deÄŸil bu yıl ki taksitlerini silmek gereklidir. Çiftçilere destek olunmalı ve ek kredi verilmeli demenin de çiftçiler açısından bir anlamı yoktur. Çünkü, borçlarını ödeyemeyecek çiftçilere üretime devam etmek için kredi borçlanmasını bir lütuf gibi sunulması, ödeyemeyeceÄŸi kredi borç yükü altında ezilmesi demektir. Çiftçilerin yanında olmak ve desteklemek demek onların bu felaketten çıkmaları için ücretsiz girdi desteÄŸi saÄŸlanması ve yaÅŸamını devam ettirebilmesi için nakdi destek verilmesi demektir. TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) kapsamında tarım sigortası yapılırken yüksek verim hesabı üzerinden belirlenen sigorta bedeline karşılık, sigorta kapsamında zarar ödemeye gelince hesaplanan düÅŸük verim üzerinden düÅŸük zarar tazmini ise diÄŸer bir problemdir. Üreticinin zararlarının tam karşılanması saÄŸlanmalıdır. Bürokratından Bakanına gereken yapılacaktır diyen AKP iktidarı yetkilileri, tarımsal girdiler içinde en yüksek paya sahip olan sulamada kullanılan su ve elektrik borçlarının da silinmesi saÄŸlanmalıdır.”