⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

DEVA Partisi’nden Bayram İkramiyesi Talebi: En Az 14 Bin 500 Lira Olmalı

Milyonlarca emeklinin Ramazan Bayramı öncesindeki ikramiye beklentisi artarken, DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, bayram ikramiyesinin en az 14 bin 500 lira olması gerektiğini vurguladı. Ekmen, ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon nedeniyle emeklilerin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtti.

GÜNDEM 5 Mart 2025 Çarşamba 14:48
DEVA Partisi’nden Bayram İkramiyesi Talebi: En Az 14 Bin 500 Lira Olmalı

Emekli dernekleri ve sendikaları, emeklilerin yaÅŸadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek, ikramiye tutarının artırılmasını talep ediyor. Özellikle gıda ve temel ihtiyaç ürünlerindeki fiyat artışları, emeklilerin alım gücünü düÅŸürmüÅŸ durumda. Bu nedenle, emekliler ikramiyelerin en az enflasyon oranında artırılmasını bekliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bayram ikramiyeleriyle ilgili çalışmaların devam ettiÄŸini açıkladı. Ancak, henüz net bir rakam veya artış oranı belirtilmedi. Hükümetin, emeklilerin beklentilerini karşılayacak bir düzenleme yapması bekleniyor. Konuyu meclis gündemine taşıyan DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, “Bayram ikramiyesi açıklanmadı. İster en az emekli maaşına göre ister asgari ücrete göre ister TÜİK enflasyonuna göre hangi pariteyi baz alırsak alalım bayram ikramiyesinin en az 14 bin 500 lira olması gerekiyor. Bunu bir an önce açıklayın, bunu bir an önce ödeyin, hiç olmazsa emeklimiz bu ramazan boyunca sofrasına zeytinini, hurmasını, etini koyabilsin diyorum” ifadelerini kullandı.

“KRİTİK BİR EŞİK AÅžILDI”

Teröristbaşı Öcalan'ın çaÄŸrısıyla baÅŸlayan ateÅŸkes ve silah bırakma sürecini deÄŸerlendiren Ekmen, “1 Ekim 2024 tarihinde MHP Genel BaÅŸkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin Meclis Genel Kurulunda baÅŸlattığı  süreçte bu hafta önemli bir kritik eÅŸiÄŸi aÅŸtığımız gözüküyor. Devletimizin daha önce 12 ya da 13 kez denediÄŸi, dünyada, Güney Afrika'da, Avrupa'da, Asya'da defalarca denenmiÅŸ ve önemli sonuçlar alınmış bu metodolojinin bu kez baÅŸarılı olmasını diliyoruz. Ben notlarıma ÅŸöyle bir baktım arkadaÅŸlarımdan da rica ettim. Bu süreç boyunca Sayın Bahçeli 11 ayrı konuÅŸmasında tam 5 sayfa yer tutacak kadar demokratikleÅŸme, siyaset alanının geniÅŸlemesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin nasıl önemli bir zemin olduÄŸuna deÄŸinmiÅŸ. Sayın CumhurbaÅŸkanı da 8 ayrı konuÅŸmasında tam 3 kez demokratikleÅŸme, reform ve Türkiye Büyük Millet Meclisine dikkat çekmiÅŸ. En son büyük kongrede ekonomik dönüÅŸüm, yeÅŸil dijital dönüÅŸüm, sosyal politikalar, yargı ve temel haklar, siyasi ve idari düzenlemeler diye beÅŸ reform paketinden bahsedilmiÅŸ.  AK Partili arkadaÅŸlara sesleniyoruz: Türkiye Büyük Millet Meclisi bu kadar önemli bir yerse ki öyle ne zaman devreye almayı düÅŸünüyorsunuz? Meclisimizi bu geliÅŸmeler hakkında ne zaman bilgilendirmeyi düÅŸünüyorsunuz? Bahsedilen geniÅŸlemeleri, siyasal reformları, önemli adımları ne zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımayı düÅŸünüyorsunuz? Bu konuda milletimizin gözünün önünde ÅŸeffaf, çoÄŸulcu, demokratik tartışmaları ne zaman yapacağız? Sayın BaÅŸkanım, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye tipi baÅŸkanlık sistemine raÄŸmen önemini koruyan bir yer. Sayın bakanlar da bu önemden olsa gerek burada yemin ederek görevlerine baÅŸlıyorlar ama bu hafta Kartalkaya Yangınını AraÅŸtırma Komisyonuna Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy katılarak ilgili sorulara cevap verme ve milletvekillerini aydınlatma yükümlülüÄŸünden kaçınmıştır. Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılmış bir saygısızlıktır. BaÅŸkanlığın, BaÅŸkanlık Divanının ve baÅŸta AK Parti olmak üzere bütün Meclis gruplarının bu tutumun deÄŸiÅŸmesi konusunda Sayın Bakana tazyikte bulunması gerekir. Sayın Bakan Meclise gelmiyorsa dahi bu araÅŸtırma komisyonuna katılarak bu süreçteki iddiaları, baÅŸta hayatını kaybeden ailelerimizi, sonra bu olay nedeniyle büyük zarar gören turizm sektörünün bütün paydaÅŸlarını ikna edecek ÅŸekilde bilgilendirmelidir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ İNCELENMELİ”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndaki sözleÅŸmeli personel çalıştırılmasına iliÅŸkin deÄŸiÅŸikliÄŸe de tepki gösteren Ekmen, “Sayın BaÅŸkan, bu hafta yani 27 Åžubat 2025 tarihinde Aile Bakanlığından sessiz sedasız sözleÅŸmeli personel çalıştırılmasına iliÅŸkin bir esas deÄŸiÅŸikliÄŸi yayınlandı. Buna göre on binlerce insan ama en az 20 bin aday eÅŸit bir rekabetle, KPSS veya yapılacak özel bir sınavla Aile Bakanlığında iÅŸe girmeyi gözetliyorken ek ders ücretli çalışan arkadaÅŸların önce sözleÅŸmeli pozisyona, oradan da kadroluya aktarımıyla ilgili olarak çok ciddi bir endiÅŸe oluÅŸtu. Evet, Sayın CumhurbaÅŸkanı seçimde söz verdiÄŸi mülakatları kaldırma sözünü tutmadı, biz bunu buradan hatırlatmaya devam edeceÄŸiz ama hiç olmazsa böyle yeni hülle yolları açılmasın. Aile Bakanımıza buradan sesleniyoruz: Kendisinin mutlaka bilgisi olduÄŸunu var sayıyoruz ancak bu yönetmelik deÄŸiÅŸikliÄŸini incelemeli, hukukçularla birlikte bunun, mevzuata aykırı yeni iÅŸe alım metotlarının geliÅŸtirilmesine engel olmalıdır” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“SON ELLİ YILIN EN BÜYÜK DON FELAKETİ”

Akdeniz ve Çukurova’daki zirai donu da gündeme getiren Ekmen, “Seçim bölgem Mersin sadece Mersin'i deÄŸil komÅŸu illeri Antalya ve Adana'yla birlikte tüm Türkiye'yi besliyor ve bu 3 ilimizde geçtiÄŸimiz hafta büyük bir don felaketi yaÅŸandı. Tarım, ziraat odaları baÅŸkanlarımızın verdiÄŸi bilgilere göre son elli yılın en büyük don felaketi ve bu elli yıllık felakette çiftçimiz periÅŸan oldu. Gelecek yılın gözenekleri dahi kurudu, meyve çiçekleri açısından söylüyorum. Bir an önce buralar incelenmeli, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel MüdürlüÄŸü, Ziraat Bankası Genel MüdürlüÄŸü ve Tarım Bakanlığı müdahil olarak çiftçimizin maÄŸduriyetini gidermeli ve bunların gıda enflasyonuna olası etkilerine iliÅŸkin tedbir alınmalıdır çünkü bu mal tarlada kaldığı için pazara gelmeyeceÄŸinden zaten yüksek olan gıda fiyatları daha da artacaktır. AK Partili arkadaÅŸlarımız zaman zaman duble yollarla, ÅŸehir hastaneleriyle, büyük havalimanlarıyla ülkemizin geliÅŸmiÅŸliÄŸini bize örneklendiriyorlar ama maalesef bu ülkede yaÅŸayan ailelerin ve aile ekonomisinin ne hâle geldiÄŸini yakından takip etmiyorlar. Evet, yollarda giderken ülkenin geliÅŸmiÅŸliÄŸini izleyebileceÄŸimiz noktalar var ama bu hizmetler kimin için? Vatandaşımız için, ailemiz için. Ben bugün bir parametre öneriyorum: Kasap tezgâhından aile ekonomisinin hâlini takip edebiliriz arkadaÅŸlar. Bakınız, altı, yedi yıl önce kasap tezgâhlarına ÅŸu kemik yığınları yığılmaya baÅŸlandı. Bu kemik yığınlarıyla ailelere "Et alamayabilirsin ama kemik suyunu kaynatarak çocuklarına et lezzeti tattırabilirsin." deniliyordu; hâlbuki ondan önce bu kemikler sokak köpeklerinin gıdasıydı. Sayın BaÅŸkanım, üç yıl önce kasap reyonlarımız bu fotoÄŸraflarla tanıştı: Tavuk kırıntısı yani tavuklar biçilirken, dökülürken atılan, kedilere, köpeklere yedirilen kırıntılar vatandaÅŸlar tarafından satın alınır ve sofralarına tüketilebilir bir gıda olarak satışa konuldu. Dün itibarıyla balık tezgâhlarımız ve kasap reyonlarımız kesik balık baÅŸlarıyla tanıştı. Balık dahi alamayan vatandaÅŸlarımıza bu balık baÅŸları kilosu 130 liradan satılarak hiç olmazsa çocukların balık lezzetini balık çorbası yoluyla almaları noktasında bir alternatif sunulduÄŸunu düÅŸünüyor esnafımız.  Efendim, vatandaşımızın hâlipürmelali ortada, asgari ücretlinin, emeklinin durumu ortada” dedi.