Savaşların arkasında enerji kavgası var!
Mersin Üniversitesi, enerji krizleri, iklim değişikliği ve alternatif yakıtlar gibi küresel sorunlara çözüm arayan 5 günlük bir yaz okuluna ev sahipliği yapıyor. TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, "Savaşların arka planında enerji konusunun olduğunu görmek zor değil" derken, Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, üniversitenin kendi enerjisini üreten ilk üniversite olduğunu vurguladı. Yaz okulunda 24 farklı üniversiteden 54 lisansüstü öğrenci eğitim alacak.
Haber Merkezi
Yenilenebilir enerji, enerji politikaları, hidrojen ve diÄŸer alternatif yakıtlar, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, enerji sistemlerinin çevresel etkileri ve yapay zekâ uygulamaları gibi konuların ele alınacağı ve 5 gün sürecek olan yaz okulu, Mersin Üniversitesi (MEÜ) ev sahipliÄŸinde baÅŸladı. MEÜ Gençlik Akademisi’nde gerçekleÅŸtirilen açılış programına, TÜBA BaÅŸkanı Prof. Dr. Muzaffer Åžeker, Rektör Prof. Dr. Erol YaÅŸar, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Mehmet İsmail YaÄŸcı ve Prof. Dr. Mehmet ÇaÄŸrı Çetin, Rektör Danışmanlarımız Prof. Dr. İlker Fatih Kara, Prof. Dr. Ayla Özer ve Prof. Dr. TuÄŸba Yanpar, dekanlarımız, daire baÅŸkanlarımız, müdürlerimiz, akademisyenler, araÅŸtırmacılar ve yaz okulu katılımcıları yer aldı.
“ENERJİ KRİZLERİ YÜZÜNDEN İNSANLIÄžIN GELECEĞİNİ TEHDİT ALTINDA”
Açış konuÅŸmasını gerçekleÅŸtiren TÜBA BaÅŸkanı Prof. Dr. Muzaffer Åžeker, TÜBA’nın görevinin tıpkı dünya akademileri gibi liderlere raporlamalar yapmak, politika belirleyicileri uyarmak, ülkenin nitelikli insan gücünün artışını saÄŸlamak ve bunları bir hedef çerçevesinde, verimli baÅŸarılı yeni çalışmalar için desteklemek, motive etmek olduÄŸunu hatırlattı. Enerjinin dünyadaki barışı, dünyanın ülkeler arası güvenlik rekabetini etkileyen önemli bir unsur olduÄŸunu herkesin bildiÄŸini vurgulayan Prof. Dr. Åžeker, Dünyadaki çatışma ve gerginliklerin arka planında genellikle bir enerji sorunu ve enerji krizinin yattığına dikkat çekti. Sanayi devrimiyle ortaya çıkan enerji ihtiyacının giderek artışı yeni teknolojilerle her geçen yıl doÄŸal kaynakların sömürülmesi ve doÄŸal kaynakların hunharca kullanılması bizi bu günlere getirdi dedi.
“SAVAÅžLARIN ARKA PLANINDA ENERJİ KONUSUNUN OLDUÄžUNU GÖRMEK ZOR DEĞİL”
Çatı bilimsel kuruluÅŸlarda, dünya liderlerine yönelik yürütülen uyarı mahiyetindeki deklarasyonların yazıldığı toplantılarda paydaÅŸ olarak yer aldıklarını belirten Prof. Dr. Åžeker, “Bu platformlarda ülkemizin düÅŸüncelerini ve görüÅŸlerini yansıtıyoruz. G20 baÅŸta olmak üzere G20 ülke akademilerinin Science20 toplantısında TÜBA olarak Türkiye'yi temsil ediyoruz. Dünya Bilim Forumu (International Science-ISC), Inter Akademi Partnership, Asya Akademiler BirliÄŸi (The Association of Academies and Societies of Sciences in Asia-AASSA), Avrupa Akademiler BirliÄŸi (All European Academies-ALLEA), Dünya Akademiler BirliÄŸi'nde yer alıyoruz. Buralardaki konu baÅŸlıklarının genellikle ortak paydası enerji tüketimi, alternatif enerji kaynakları, enerji güvenliÄŸi ama bunların her birinin sonunda geldiÄŸi nokta insanlığın geleceÄŸi. İnsanoÄŸlunun enerjiyi yeterli düzeyde kullanabilmek için savaÅŸlar yapıp insan sayısını azaltmayı düÅŸünecek kadar vahÅŸileÅŸtiÄŸini de görüyoruz. Bunu artık deklare de ediyorlar. Dolayısıyla Ukrayna Savaşı’nda ya da Gazze sürecinde, Filistin ve Orta DoÄŸu ateÅŸ çemberinin arka planındaki enerji savaşını görmek zor deÄŸil.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.Enerji, su, oksijen, doÄŸal kaynakların hızla tükeniÅŸi ve tüm bunları nasıl verimli kullanabildiÄŸimiz ve tüketebildiÄŸimiz konularının ciddi bir güvenlik ve beka sorunu olduÄŸunu ifade eden Prof. Dr. Muzaffer Åžeker, “Elbette tasarruf önemli ama tasarruf kadar konunun bilimsel faaliyetler çerçevesinde yeni teknolojilerle az enerjiyle daha fazla üretim yapabilme ve insan ihtiyaçlarını karşılayabilme çabası bilim insanlarının boynunun borcu. Planladığımız bu Yaz Okulu’nda özellikle doktora ve doktora düzeyindeki çalışmalarıyla bu konulara eÄŸilmiÅŸ olan bilim insanlarını, özellikle yeniden kurulan ÅŸehirler olarak tanımlayabileceÄŸimiz asrın afetine maruz kalmış olan deprem bölgesinden bilim insanlarını tercih ettik.” ifadelerini kullandı.
PROF. DR. EROL YAÅžAR; “ENERJİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÜNİVERSİTELERİN SORUMLULUKLARI ARASINDA”
Enerjinin, modern yaÅŸamda sürdürülebilirliÄŸin ve kalkınmanın temel taşı olduÄŸunu ifade ederek sözlerine baÅŸlayan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Erol YaÅŸar, enerjiyi verimli kullanmanın hem doÄŸanın korunabilmesi hem de gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılanabilmesi açısından büyük bir sorumluluk olduÄŸunu belirtti. Bu toplantıların, bilimsel araÅŸtırmaların yetkin hale gelmesine; bilimin ve dolayısıyla insanlığın ilerlemesine önemli katkılar sunduÄŸunu belirten Rektörümüz Prof. Dr. Erol YaÅŸar, “SürdürülebilirliÄŸin Yüzyılı”nda; bu organizasyon Güçlü Türkiye’mizin “Devamlılık”, “Daim Olma” ve “Kendine Yetme” hedeflerini gerçekleÅŸtirmesinde büyük anlam ifade etmektedir. MEÜ’nün, enerji bağımsızlığını hedefleyen sürdürülebilir bir üniversite olmayı ilke edindiÄŸini belirten Rektör Prof. Dr. Erol YaÅŸar, “Üniversitemiz, kendi enerjisini üreten ve Dünya Bankası Projesi ile finansman saÄŸlayan Türkiye’deki ilk üniversite olma özelliÄŸine sahiptir. Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanlığı tarafından finanse edilen "KABEV" projesi kapsamında, güneÅŸ enerjisi santralleri kurularak yıllık 60 milyon TL’nin üzerinde tasarruf hedeflenmektedir. Hastane, Tıp Fakültesi ve Mimarlık Fakültesi otoparklarına kurulan santrallerle yüzde 40 elektrik tasarrufu saÄŸlanacaktır. Ayrıca, yakın tarihte eski ısıtma-soÄŸutma ve aydınlatma sistemleri yenilenmiÅŸtir. İkinci etap proje ile Onkoloji Hastanesi otoparkına da güneÅŸ enerjisi santrali kurulacaktır. CumhurbaÅŸkanımız Sayın Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın ifadesiyle ülke olarak “Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefiyle yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz.”. Bizler de Mersin Üniversitesi olarak bu konuda çevreci ve sürdürülebilir enerji projeleriyle bu hedefe doÄŸru kararlılıkla ilerliyoruz.” dedi. Prof. Dr. Erol YaÅŸar sözlerini, yaz okuluna ev sahipliÄŸi yapıyor olmaktan duyduÄŸu memnuniyet ifade edip tüm katılımcılara verimli bir yaz okulu dileyerek tamamladı.
“ENERJİDE HÂL DIÅžA BAÄžIMLIYIZ FAKAT YOLUMUZ BELLİ”
TÜBA Enerji Çalışma Grubu’nun enerji alanında Türkiye’nin ihtiyaçlarını belirlemek üzere çalışmalarımızı sürdürdüÄŸünü belirten TÜBA Asli Üyesi, TÜBA-Enerji Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. İbrahim Dinçer ise, çalışma grubunun bilgi üretmek, Ar-Ge çalışmaları yürütmek, insan kaynağını eÄŸitmek ve stratejik raporları ve yol haritalarını hazırlamak üzerine yoÄŸunlaÅŸtığını dile getirdi ve hedefin bu beÅŸ alanda en iyi noktaya ulaÅŸmak olduÄŸunu söyledi. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı %85’lerden %68’lere kadar indiÄŸini ancak 120 milyar dolarlar seviyelerinde enerji ödemesi yaptığımızı belirten Prof. Dr. Dinçer, “Ödeme yapıyoruz yani sonuç itibarıyla bağımlılığımız hala sürüyor. Çalışma grubu olarak ülkemize her ölçekte katkı yapmayı amaçlıyoruz. Bu neticeyle ÅŸimdiye kadar bu kapsamda; temiz kömür teknolojileri, doÄŸal gaz-yenilenebilir enerji kaynakları, alternatif yakıtlar, yapay zekanın enerjideki rolünü ele aldık. Pek çok çalıştay düzenledik. Yaz okullarının çalışmalarımız arasında önemli bir yeri var. 2024 yılında Kazakistan’da, bugün burada düzenlediÄŸimiz eÄŸitim programları ülkemiz için çok deÄŸerli. Enerji Kavramlar ve Uygulamalar adlı kitabımızı kamuoyuyla paylaÅŸtık. Bu yaz okulu programıyla da katılımcılarımızın bir nevi ufkunu açmak, bilgi kazanımlarını saÄŸlamak, aynı zamanda alanda neyi, nasıl ve neden yaptığımız ya da yapacağımıza iliÅŸkin soruların cevaplarını vermek üzere bir aradayız.” dedi.
YAZ OKULUNA 24 FARKLI ÜNİVERSİTEDEN, 54 LİSANSÜSTÜ ÖÄžRENCİ KATILIYOR
Güncel konuları ele alma, bilim temelli rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunma çerçevesinde politika yapıcıları ve toplumu bilgilendiren TÜBA’nın, TÜBİTAK ile iÅŸ birliÄŸi içinde hazırladığı yaz okulu programı kapsamında; insan kaynağı eÄŸitimi, Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji geliÅŸtirme kritik önem taşıyor. Düzenlenen etkinlikte yenilenebilir enerji, enerji politikaları, hidrojen ve diÄŸer alternatif yakıtlar, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, enerji sistemlerinin çevresel etkileri ve yapay zekâ uygulamaları gibi konular ele alınıyor. TÜBA Üyeleri, alanında uzman öÄŸretim üyeleri ve ilgilileri bir araya getirerek ilgili konularda insan kaynağı eÄŸitiminin hedeflendiÄŸi yaz okulunda, uzun vadeli çözüm önerileri sunuluyor ve mevcut sorunların etkin bir ÅŸekilde ele almak üzere masaya yatırılıyor. 24 farklı üniversiteden mühendislik alanında yenilenebilir enerji kaynakları, alternatif yakıtlar, nükleer enerji, hidrojen enerjisi, karbonsuzlaÅŸtırma ve enerji yönetimi konularında doktorasını yapan veya 3 yıl içerisinde doktorasını tamamlayan 54 nitelikli öÄŸrenciye eÄŸitim veriliyor. 5 gün boyunca sürecek yaz okulu kapsamında 23 oturum ve 2 panel düzenlenecek.