Muammer ÇOBAN
BAYRAMLAR ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL…
Bir zamanlar geliÅŸini haftalar öncesinden hissettiÄŸimiz, sokakların kalabalığıyla, çarşıların telaşıyla, evlerin hazırlığıyla kendini belli eden bayramlar ÅŸimdi sessiz geliyor. Kurban Bayramı’na sadece birkaç gün kaldı ama ne caddelerde eski hareketlilik var ne de insanların yüzünde o tanıdık heyecan…
Eskiden bayram alışveriÅŸi son haftaya bırakılmazdı. İnsanlar aylar öncesinden hazırlık yapardı. Kimisi kalabalığa kalmamak için erkenden çarşıya inerdi, kimisi de “sonra istediÄŸimizi bulamayız” düÅŸüncesiyle ihtiyaçlarını önceden tamamlardı. O dönemlerde ÅŸehirlerin ana caddeleri dolup taÅŸardı. “İğne atsan yere düÅŸmez” denilen sokaklarda yürümek bile zordu. Esnafın yüzü güler, çocuklar bayramlık hayali kurar, evlerde tatlı telaÅŸ yaÅŸanırdı.
Bugün ise aynı sokaklar yalnızca insanların bir yerden bir yere geçip gittiÄŸi sıradan güzergâhlara dönüÅŸtü. Vitrinler süslü olsa da önünde duran yok. Çarşılar açık ama ruhu eksik. İnsanlar bakıyor, düÅŸünüyor ve çoÄŸu zaman hiçbir ÅŸey almadan geri dönüyor.
Peki ne deÄŸiÅŸti?
Biz mi değiştik, yoksa hayat şartları mı bizi değiştirdi?
Artan maliyetler, düÅŸen alım gücü ve geçim kaygısı insanların bayram sevincini gölgede bıraktı. Eskiden paylaÅŸmanın, hazırlığın ve bereketin adı olan bayramlar artık birçok aile için hesap kitap dönemine dönüÅŸtü. İnsanlar önce mutfağını, faturasını, çocuÄŸunun temel ihtiyacını düÅŸünmek zorunda kalıyor. Bayram ise çoÄŸu zaman listenin sonunda kalıyor.
Belki de en acısı şu:
Bayramların sesi yavaÅŸ yavaÅŸ hayatımızdan çekiliyor. Çocukların heyecanı azalıyor, büyüklerin hazırlık isteÄŸi kayboluyor. O eski birlik hissi, aynı sofrada buluÅŸmanın verdiÄŸi sıcaklık bile geçmiÅŸin anıları arasında kalıyor.
Yine de bayramı sadece alışveriÅŸten ibaret görmek haksızlık olur. Çünkü bayram; bir kapıyı çalmak, bir büyüÄŸün elini tutmak, bir çocuÄŸu sevindirmek, kırgınlıkları unutmaktır. Belki caddeler eskisi kadar kalabalık deÄŸil ama insanlar birbirine yeniden yaklaÅŸabildiÄŸi gün, bayramlar da eski ruhuna kavuÅŸacaktır.
Çünkü aslında özlediÄŸimiz ÅŸey sadece eski bayramlar deÄŸil; o bayramların içindeki umut, samimiyet ve huzur…