AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ, KANSERLE MÜCADELEDE YENİ UMUT OLAN CAR-T TEDAVİSİNE 9 HASTAYLA BAŞLIYOR
???????Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi ile kanserle mücadelede Türkiye'de bir ilki hayata geçirdi. Alanında dünyada 8. merkez olma özelliği taşıyan bu altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanacak.
Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi alanında Türkiye'de bir ilki hayata geçirerek kanser tedavisinde önemli bir eÅŸiÄŸi aÅŸtı. CumhurbaÅŸkanlığı desteÄŸiyle kurulan İleri SaÄŸlık AraÅŸtırma Merkezi bünyesindeki CAR-T Hücre Tedavi Merkezi, dünyadaki sınırlı sayıdaki örneklerinden biri olarak Kurban Bayramı'nın hemen ardından ilk hastalarını kabul etmeye hazırlanıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar ve tedavi sürecine iliÅŸkin bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu adımın yalnızca Türkiye için deÄŸil, bölge coÄŸrafyası açısından da tarihi bir öneme sahip olduÄŸunu vurguladı.
HÜCRE ÜZERİNDE İLK DENEMELER BAÅžARILI
Tedavi sürecinin ilk duyurusunu 14 Mart Tıp Bayramı'nda yaptıklarını hatırlatan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "14 Mart'ta bu tedavinin müjdesini kamuoyuyla paylaÅŸtık. SaÄŸlık Bakanlığından gerekli izinlerimizi aldık. 19 Mayıs gibi bizim için çok anlamlı bir günde ise ilk kez kan örneÄŸiyle deneme üretimini baÅŸlattık. Öncelikle aldığımız kanda T hücrelerini izole etmek gerekiyordu. Bu tedavi yönteminin ilk basamağını baÅŸardık. Laboratuvarımızda aldığımız kanlarda T hücre izolasyonu baÅŸarıyla yapıldı. Bu bizim için çok önemli bir eÅŸikti. Åžimdi sırada bu tedaviyi hastalarımıza uygulamak var." diye konuÅŸtu.
678 BAŞVURUDAN İLK 9 UYGUN ADAY BELİRLENDİ
Yapılan ilk duyurunun ardından CAR-T tedavisine yönelik yoÄŸun bir talep oluÅŸtuÄŸunu anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu sürecin saÄŸlıklı yürütülebilmesi için kısa sürede bir çaÄŸrı merkezi kurulduÄŸunu belirterek, hastaların önceki tedavileri, tanıları, genel saÄŸlık durumları ve eÅŸlik eden hastalıklarına iliÅŸkin bilgilerin tek tek toplandığını söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Hastalarımız bize çaÄŸrı merkezi aracılığıyla ulaÅŸtı. Gerekli durumlarda doktorlarından da bilgi alındı. Bu kapsamlı deÄŸerlendirmenin sonunda toplam 678 baÅŸvuru incelendi ve ilk etapta 9 uygun aday belirlendi" dedi. Åžu anda alınan kan örneklerinin standardizasyonu ve kontrollerinin sürdüÄŸünü ifade eden Özkan, bayramın hemen ardından tedavilere baÅŸlamayı hedeflediklerini kaydetti.
"KİŞİYE ÖZEL TEDAVİDE YENİ DÖNEM"
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, CAR-T tedavisinin klasik yöntemlerden farklı olarak kiÅŸiye özel uygulanan ileri bir tedavi olduÄŸunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Klasik yöntemlerde klasik kemoterapiler veriliyor, kanserli hastalara. Ciddi yan etkileri de oluyor. CAR-T tedavisinde ise hastanın kendi kanı alınıyor ve kendi kanındaki hücreler, tümör hedef alınarak tekrar modifiye ediliyor, silahlandırılıyor, kuvvetlendiriliyor, sayıları arttırılıyor. Bu iÅŸlem 10-12 gün sürüyor ve bu sürenin sonunda da modifiye edilen kan tekrar hastaya geri iade ediliyor, geri veriliyor. Tek seferlik ve kiÅŸiye özel bir yöntemden söz ediyoruz" dedi.
"GÜVEN VE STERİLİZASYON ÖNCELİK TAÅžIYOR"
Tedavi sürecinde güvenlik ve sterilizasyonun en kritik baÅŸlık olduÄŸunu vurgulayan Özkan, laboratuvardaki iÅŸlemlerin son derece hassas yürütüldüÄŸünü söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tüm sürecin büyük bir titizlikle sürdüÄŸünün altını çizerek, "Bu bir kan ürünü. En küçük bir riske tahammülü yok. O nedenle bu kan ürünlerini en steril, en doÄŸru ÅŸekilde muamele edip hastaya geri vermek çok kıymetli. Bizim için en önemli konu, tedavinin doÄŸru, steril ve güvenli biçimde hastaya uygulanması." diye konuÅŸtu.
DAHA ÖNCE KANLAR YURT DIÅžINA GİDİYORDU
Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu tedavi Türkiye'de yokken hastaların ya kendilerinin yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ya da kan örneklerinin İsrail gibi merkezlere gönderildiÄŸini söyledi. Bu durumun hem çok masraflı olduÄŸunu hem de tedavinin gücünü azalttığını kaydeden Rektör Özkan, "Buraya en yakın merkez İsrail'di. Bizim hastalarımız tedavi için baÅŸka ülkelere gidiyordu ya da kanları bu ülkelere gönderilip iÅŸlenip geri geliyordu. Buradaki sorun ÅŸu, oradan kan buraya gelirken, yol kat ederken de etkinlikleri azalıyordu. Bu anlamda da çok daha etkili olacak. Aynı merkezde kanınızı vereceksiniz. Aynı merkezde hemen tekrar size 10 gün sonra iÅŸlendikten sonra kan transfer edilecek. Bu anlamda hem maddi olarak çok daha uygun fiyatlı daha eriÅŸilebilir olacak hem daha güvenli olacak" ifadelerini kullandı.
"YAKLAŞIK 6 YILLIK BİR EMEĞİN SONUCU"
Akdeniz Üniversitesi'nde hayata geçirilen CAR-T Hücre Tedavi Merkezi'nin temellerinin yaklaşık 6 yıl önce atıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldikleri ilk dönemde Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte bu vizyonu CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan'a anlattıklarını söyledi. Dünyanın ilk rahim nakli, Türkiye'nin ilk yüz ve çift kol nakli gibi tıp tarihine geçen ilklere imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte, yalnızca bugünün deÄŸil geleceÄŸin tedavilerine de yön verecek bir merkez kurmayı hedeflediklerini ifade eden Özkan, kanser tedavileri, organ nakline yönelik doku üretimi ve ileri saÄŸlık araÅŸtırmaları için CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan'dan destek istediklerini anlattı.
"CUMHURBAÅžKANIMIZIN DESTEĞİ OLMASA BU PROJE HAYATA GEÇEMEZDİ"
Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Biz tabii organ nakli, kompozit doku yaptığımız için Ömer hocayla yapay organ ve kanser ile ilgili bazı projeler, planlar vardı kafamızda ilk baÅŸtan beri. Biz göreve atandığımızdan sonra, Sayın CumhurbaÅŸkanımızla bu planlarımızı, projelerimizi paylaÅŸtık. SaÄŸ olsun gerçekten çok ilgilendi ve çok büyük bir destek verdi. Çok teÅŸekkür ediyoruz, buradan da kendilerine ÅŸükranlarımı iletiyorum. Gerçekten bu merkez onun desteÄŸi olmadan ortaya çıkabilecek bir merkez deÄŸildi. Destekleri çok kıymetli. İnÅŸallah bu desteklerin sonucunda da birçok insan ÅŸifa bulur" dedi.
"LENFOMA İLE BAŞLAYAN TEDAVİ BAŞKA KAPILAR DA ARALAYACAK"
CAR-T tedavisinin ilk etapta lösemi ve lenfoma hastalarında uygulanmaya baÅŸladığını belirten Rektör Özkan, bu yöntemin baÅŸlangıçta son çare olarak görüldüÄŸünü, ancak bugün dünyada giderek daha erken basamakta deÄŸerlendirilen güçlü bir tedavi yaklaşımına dönüÅŸtüÄŸünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "İlk etapta bu tedaviler lösemi ve lenfomalı hastalarda baÅŸlandı. Aslında ilk baÅŸlandığı zaman son dönemeç tedaviydi ama ÅŸu anda baktığınız zaman ilk basamak tedavileri olma yolunda hızla ilerliyor. Birçok hastalık bu kiÅŸisel tedavilere doÄŸru hızla yönelecektir." diye konuÅŸtu. Merkezin yalnızca lenfoma ve lösemi ile sınırlı kalmayacağını belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, burada kanser tedavilerinin yanı sıra özellikle beyin kanseri baÅŸta olmak üzere farklı hastalık alanlarına yönelik önemli çalışmalar yürütüleceÄŸini söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Sadece kanserde deÄŸil, otoimmün hastalıklarda da açıkçası bu tür hücresel tedaviler çok ümit vaat ediyor. Bu anlamda bu merkez sadece kanser deÄŸil, baÅŸka tedavilerde de inÅŸallah rol alacaktır. Kanser çağımızın en illet hastalığı. İnsanları hayattan koparan, çok ciddi tedaviler gerektiren, çok pahalı ve çok ümitsiz bırakan bir hastalık. Bizim amacımız hem en uygun tedaviyi hem en iyi tedaviyi hem de en yenisini vermek. Hatta sadece baÅŸkalarının geliÅŸtirdiÄŸi tedavileri deÄŸil, kendimize has tedavi yöntemleri bulmak için de bu merkez çok kıymetli. Bu aynı zamanda bir araÅŸtırma merkezi. Bu araÅŸtırmaları da burada yapmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
"ÜNİVERSİTELER BİLİM ÜRETMEK ZORUNDA"
Akdeniz Üniversitesi'nin bu merkezi yalnızca bir tedavi alanı olarak deÄŸil, aynı zamanda bilimsel üretimin odağı olacak bir araÅŸtırma üssü olarak gördüÄŸünü vurgulayan Özkan, üniversitelerin bu tür atılımlarda öncü olması gerektiÄŸini belirtti. Özkan, "Üniversiteler zaten bilim üretmesi gereken yegâne kurumlar. Üniversiteler bence ülkenin ana damarı kuruluÅŸlarından bir tanesi. Çünkü hem siz ülkenin geleceÄŸini eÄŸitiyorsunuz hem bilim üretiyorsunuz. Altyapıları çok saÄŸlam, insan kaynağı çok saÄŸlam, çok büyük kurumlar, uluslararası iletiÅŸimleri olan kurumlar. Bu merkez de inÅŸallah bütün Türkiye'nin göz bebeÄŸi olur. Birçok merkeze de önayak olur, sayıları artar" dedi.