⏱ 2 Haziran 2026 Salı
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

‘BEYAZ KAN’ OLMADAN YAŞAYAMAM

Halk arasında ’beyaz kan’ olarak bilinen aferez trombosit bağışının yetersiz olmasından dolayı özellikle lösemili çocuklar, zor günler geçiriyor. Trombositin vücuttaki eksikliğinde beyaz kan desteği alması gereken lösemili hastalar, hayatta kalabilmek için beyaz kan bağışçılarını bekliyor.

SAĞLIK 8 Temmuz 2020 Çarşamba 13:29
‘BEYAZ KAN’ OLMADAN YAŞAYAMAM

Kan hücrelerinin özellikle de akyuvarların normalin üzerinde çoÄŸalması ile kendini gösteren bir kanser türü olan lösemi, günümüzde de yakalanan insanlara zor günler yaÅŸatıyor. Genel olarak akut ve kronik lösemi olmak üzere 2 türü bulunan bu kanserde, kiÅŸilerin beyaz kan alımı oldukça önem arz ediyor. Kesin nedeni bilinmeyen ancak hem genetik hem de çevresel faktörlerin önemli rol oynadığı bu kanserde, trombositin vücuttaki eksikliÄŸinde beyaz kan desteÄŸi alması gereken lösemi hastaları, bağışçıların az olmasından dolayı çok günler geçiriyor. Özellikle bazı lösemili çocuklar bu konuda sorun yaÅŸarken, hastalar bağışçılardan ’beyaz kan’ bağışı bekliyor.

“Kanser hastalarının hayati tehlikesi bu kan hücrelerinin düÅŸüklüÄŸünde oluyor”

Konuyla ilgili İHA muhabirine konuÅŸan Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. Saltuk BuÄŸra Özcanlı, Türk Kızılay’ı olarak amaçlarının tüm kan ve kan ürünlerini hastanelere güvenli ÅŸekilde iletmek olduÄŸunu söyledi. Bunlardan en önemlilerinden birinin de halk arasında ‘beyaz kan’ olarak bilinen aferez trombosit bağışının olduÄŸunu vurgulayan Özcanlı, “Kanser ve lösemi hastalarının hayati tehlikeleri bu trombosit hücrelerinin vücutta düÅŸmesiyle beraber kanama ihtimali artar ve bu ciddi anlamda hayati tehlike oluÅŸturur. Biz Türk Kızılay’ı olarak aferez trombosit ve havuz trombosit olarak dediÄŸimiz iki ÅŸekilde beyaz kanı alıyoruz. Bir özel olarak ortalama 40-50 dakika süren aferez bağışı var, birde havuz trombosit dediÄŸimiz normal tam kanın içinden ürettiÄŸimiz beyaz kan hücreleri var. Bizim için beyaz kan çok çok kıymetli. Çünkü kanser hastalarının hayatı tehlikesi bu kan hücrelerinin düÅŸüklüÄŸünde oluyor” diye konuÅŸtu.

“Beyaz kan bulmakta zorluk çekiyoruz”

Mersin için günlük ortalama en az 15-20 ünite beyaz kana ihtiyaç olduÄŸunun altını çizen Özcanlı, “Biz bunu burada temin etmeye çalışıyoruz ve bu konuda yetmeye çalışıyoruz. Ancak bu konuda sıkıntımız var, zorlanıyoruz. Çünkü bağışın ortalama 40-50 dakika sürmesinden dolayı bağışçılarımız belki üÅŸeniyor, belki vakit onlar için çok gelebiliyor ama beyaz kanın önemini bildiklerinde o vaktin aslında çok kısa olduÄŸunu söyleyebiliriz. Åžimdi Tarsus’tan Anamur’a kadar bütün hastanelerin hem normal kan hem de beyaz kan ihtiyacını karşılıyoruz. Tabii bu ayın içerisinde artık Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesinin de tam kapasiteyle çalışmaya baÅŸlamasıyla aldığımız kan sayısı yetmeyecek ve günlük belki 50’ye yakın beyaz kan ihtiyacı doÄŸacak. Kanser hastalarımızın hayatının tehlikeye girmemesi için, onların zor durumda kalmaması için biz deÄŸerli halkımızdan merkezimize uÄŸrayıp, bize 1 saatlerini ayırıp, hiçbir tehlikesi olmayan, hiçbir sıkıntısı olmayan, sadece normal kan bağışına göre biraz daha uzun süren aferez trombosit bağışında bulunmalarını rica ediyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“İsteyen bağışçıları arabayla evinden alıp, geri evine bırakıyoruz”

Bağış almak için her türlü çalışmayı yaptıklarına dikkat çeken Özcanlı, “Beyaz kan bağışçıları için biz bütün hizmetleri veriyoruz. EÄŸer ki bağışçımız özellikle ÅŸu pandemi sürecinde halk otobüsü veya toplu taşıma araçlarını güvenli bulmayıp da beni evden alır mısınız, eve kadar bırakır mısınız dediÄŸinde biz onları arabayla evinden alıp, iÅŸi bittiÄŸinde geri eve bırakıyoruz. Biz ayrıca merkezimizde korona virüs tedbirlerini tam olarak aldık. İçeri maskesiz kesinlikle girmek yasak. Girerken ateÅŸ ölçümü ve dezenfektan veriyoruz. Kan alınan yerde de koltukları sosyal mesafeye göre ayarladık. Burada bağışçının kendini güvenli hissedeceÄŸi her türlü önlemi alıyoruz. O yüzden buraya gelecek olan bağışçımıza her konuda yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.

"ÇocuÄŸumun hayatta kalması için beyaz kan lazım"

Lösemi çocuklardan 1,5 yaşındaki Emrah'ın annesi BüÅŸra Süle ise çocuÄŸunun 15 aylık olduÄŸunu ve 4 ay önce bu hastalıkla ilgili teÅŸhisin konulduÄŸunu söyledi. O günden beri hastanede çocuÄŸunun tedaviye alındığını belirten Süle, "O günden beri kemoterapi görüyor. Kemoterapi gördüÄŸünde de beyaz ve kırmızı kan düÅŸük oluyor. Bunda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Çocuklarımız için beyaz kan istiyoruz. Çocuklarımızın kurtulması için vatandaÅŸlarımızın duyarlı olmasını istiyoruz. Onlardan ricamız beyaz kan bağışında bulunmaları. Çünkü çocuÄŸumun hayatta kalması için beyaz kan lazım. Bütün çocuklarımız için vatandaÅŸlarımızı bağış yapmaya çağırıyoruz" dedi.