⏱ 2 Haziran 2026 Salı
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: REFLÜ

Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu rahatsızlık veren şikayetler ve/veya yemek borusunda hasar oluşmasıyla karakterize Gastroözofageal Reflü Hastalığı, çok sık görülmesi, hastaların yaşam kalitelerini ve verimliliklerini düşürmesi nedeniyle önemli bir sağlık problemidir.

SAÄžLIK 6 Mart 2022 Pazar 19:02
ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: REFLÜ

Reflü sıklığının hızla artmasından, insanların yaÅŸam tarzının ve beslenme alışkanlıklarının deÄŸiÅŸmesinin sorumlu olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Fehmi AteÅŸ, obezite ve reflünün paralel seyreden hastalıklar olduÄŸunu vurguladı.

Elvan KONUK

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi AteÅŸ, Reflünün çağımızın hastalığı olduÄŸuna dikkat çekti. “Gastroenteroloji uzmanı olduÄŸum için her gün pek çok yemek borusu, mide, karaciÄŸer, safra yolu, pankreas veya bağırsak hastasını muayene ve tedavi ediyorum. Bunların içerisinde en sık size baÅŸvuranlar hangi hastalar  derseniz, Gastroözofageal Reflü hastaları derim.  Reflüye, çağımızın hastalığı da diyebiliriz. Günümüzde insanlar maalesef eskisi kadar hareketli bir yaÅŸam sürmüyorlar. Bilim ve teknolojideki geliÅŸmeler sayesinde eskiden insanların kas güçlerini kullanarak yaptığı pek çok iÅŸ, artık makinelerle yapılıyor. Yürüme, merdiven çıkma gibi günlük fiziksel aktiviteler zaman kaybı olarak görüldüÄŸünden yok denecek kadar azaldı. Artık insanlar çoÄŸunlukla masa başında çalışıyor ve fast food denen yaÄŸ ve karbonhidrat ağırlıklı, yüksek kalorili yiyeceklerle besleniyor.  Eskiden olduÄŸu gibi evlerde, sebzeli tencere yemekleri piÅŸirilmiyor artık.” diye belirtti.

“ÜLKEMİZDE 3 ERİŞKİNDEN 1’İ ŞİŞMAN”

İnsanların fiziksel aktivitelerinin azalması ve dengesiz ve yüksek kalorili beslenmeleri nedeniyle hızla ÅŸiÅŸmanlamaya baÅŸladıklarını belirten AteÅŸ, bu deÄŸiÅŸimimin tüm toplumda birlikte olması nedeniyle çoÄŸu bireyde farkındalık geliÅŸmediÄŸini belirtti. Herkesin vücut ağırlığını, metre cinsinden boyunun karesine bölerek, Beden Kitle İndeksini öÄŸrenebileceÄŸini söyleyen AteÅŸ, artık bunu hesaplamak için kağıt, kaleme de ihtiyaç yok, internetteki pek çok adreste bunu yapan otomatik programlar var dedi.  Beden Kitle indeksi 25’in üzerinde olanların aşırı kilolu, 30’un üzerinde olanların obez olduÄŸunu ve  toplumumuzun Avrupa’nın en ÅŸiÅŸman toplumu olduÄŸunu aktaran AteÅŸ, “Ülkemizde 3 eriÅŸkinden 1’i maalesef aşırı kilolu veya obez. Ama bunların çoÄŸu kendini ÅŸiÅŸman olarak görmüyor. Çünkü ÅŸiÅŸmanlık toplumda çok yaygın. Normal kiloda olanlara ‘sen çok zayıfsın git bir doktora bu zayıflığın sebebi araÅŸtırılsın’ diyorlar. Yani ortada komik bir durum var, ÅŸiÅŸmanlar kendilerini normal, normalleri hasta kabul eder hale geldiler” diye konuÅŸtu.

“ŞİŞMANLIK ARTTIKÇA REFLÜ SIKLIÄžI ARTAR”

Bazen reflüye baÄŸlı göÄŸüs kemiÄŸi arkasındaki yanma hissinin ve aÄŸrının, kalp krizi aÄŸrısı sanıldığını ifade eden AteÅŸ, “ÅžiÅŸmanlık arttıkça, karın içi basınç artıyor. Artan basınç, mideyi sıkıştırarak, mide içeriÄŸinin yemek borusuna geri kaçmasına neden oluyor. Geriye kaçan mide içeriÄŸi de göÄŸüs kemiÄŸi arkasında yanma, aÄŸrı, aÄŸza acı-ekÅŸi mide suyu gelmesi gibi ÅŸikayetlere ve yemek borusunda hasara neden oluyor. Reflü aslına bakarsanız ölümcül bir hastalık deÄŸil ama hastaların yaÅŸam kalitesini çok düÅŸürüyor. GöÄŸüs kemiklerinin arkasında hissettikleri, yanma, aÄŸrı ve yemek borusu kasılmasını  kalp krizi bulgularına benzeten hastalar bazen panik içerisinde acil servislere koÅŸturuyorlar.  Bu hastalar kalp hastalıklarına yönelik tetkikleri normal bulununca, reflü ön tanısıyla  bize gönderiliyorlar” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“ÖNCE ALARM BULGULAR ARAÅžTIRILMALI”

Reflü ÅŸikayetiyle gelen hastalarda önce alarm bulguların araÅŸtırıldığını söyleyen AteÅŸ, bazen bu ÅŸikayetlerin ciddi bir hastalıktan da kaynaklanabileceÄŸini belirtti. AteÅŸ, ciddi bulguları ÅŸu ÅŸekilde sıraladı:

“Reflü yakınması ile gelen bir hastada ilk önce alarm bulguların varlığını araÅŸtırıyoruz. ÖrneÄŸin kansızlık, özellikle demir eksikliÄŸi anemisi çok önemli. Pek çok sindirim sistemi kanseri hastasında ilk bulgulardan biri kansızlık. Aynı ÅŸekilde nedensiz kilo kaybı da çok önemli,  diyet yapmadan bir hasta kilo vermeye baÅŸlamışsa altta yatan, ciddi organik bir hastalık olabilir diye düÅŸünüyoruz. Yenen yiyecek ve içeceklerin boÄŸazda sıkışıp kalması, yemek borusu kanserlerinde veya akalazya gibi yemek borusunun motor hastalıklarda sık görülüyor. İnatçı bulantı kusmalar da, gastrointestinal sistemde tıkanıklık yapan kanser gibi ciddi bir hastalığın bulgusu olabilir. AÅŸikar kanama bulguları: Ağızdan kahve telvesine benzer kanlı kusmuk gelmesi, katran ÅŸeklinde siyah, pis kokulu, cıvık dışkılama, mide veya oniki bağırsak kanaması iÅŸaretleridir ki bunlar da sıklıkla ülser kanamaları nedeniyle görülürler. Bu gibi bulgular var mı diye hastaya soruyoruz, muayene ve tetkiklerle araÅŸtırıyoruz. Dışkıda gizli kan tetkiki yapıyoruz. Pek çok sindirim sistemi kanserinde dışkılama sırasında aÅŸikar kan görülmemesine raÄŸmen, dışkıda gizli kan saptanabiliyor. Bunların hiçbiri yoksa endoskopik incelemeye genellikle gerek yoktur. Alarm bulguları olmayan tipik reflü yakınmaları olan hastalara proton pompa inhibitörü dediÄŸimiz asit baskılayıcı ilaçları verip ve kontrole çağırıyoruz. Hasta 15 gün sonra kontrole geldiÄŸinde ‘Hocam, teÅŸekkür ederim. Yakınmalarım geçti’ diyorsa evet reflü hastasıdır. Böylece, tedaviden teÅŸhise gidilebilir” diye belirtti.

“ALARM BULGULAR VARSA VEYA İLAÇ TEDAVİSİNE YANIT YOKSA ENDOSKOPİ ÅžART”

Ama her zaman ilaç tedavisiyle  hastanın ÅŸikayetleri geçmiyor.  Hasta asit baskılayıcı ilaç tedavisinden fayda görmemiÅŸse veya belirttiÄŸim alarm bulguları varsa bu hastalara endoskopi yapıyoruz. Endoskopide geniÅŸ bir mide fıtığı saptamışsak, yani mide, diyaframdan yukarıya, göÄŸüs boÅŸluÄŸuna doÄŸru kaymışsa, özellikle de hasta gençse, bu hastalara genellikle cerrahi tedavi öneriyoruz.  Cerrah arkadaÅŸlar fıtıklaÅŸan mideyi tekrar karın boÅŸluÄŸuna çekip, mide içeriÄŸinin mideden yemek borusuna geri kaçışını engelleyici operasyonlarla hastaları ömür boyu ilaç kullanma zorunluluÄŸundan kurtarıyorlar.

REFLÜ KANSERE YOL AÇABİLİR Mİ?

Ülkemizde reflünün kansere nadiren yol açabildiÄŸini belirten AteÅŸ, “Reflü nedeniyle yemek borusunun alt kısmına ince bağırsak mukozası yerleÅŸmiÅŸse, çok ÅŸükür ki bizim toplumda bunu az görüyoruz, iÅŸte bu kansere zemin hazırlıyor. EÄŸer bu durum varsa, biz bunun ayrıca takibini ve tedavisini yapıyoruz. DeÄŸiÅŸen dokuyu kansere dönüÅŸmeden endoskopik yöntemlerle yakıyoruz veya çıkarıyoruz”  dedi.

BU YİYECEKLERDEN UZAK DURUN!

Reflü ÅŸikayetlerinin bazı yiyeceklerle arttığından bahseden AteÅŸ, hastalara özellikle ağır yaÄŸlı, salçalı yemekleri, çikolatayı, kahveyi, naneyi, ekÅŸi meyveleri, ekÅŸi meyve sularını, kola gibi gazlı içecekleri mümkün olduÄŸunca az tüketmelerini,  sigara ve alkol kullanmamalarını öÄŸütlediklerini belirtti. Diyet ve yaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸikliklerine uyan hastalarda reflü tedavisinin daha baÅŸarılı olduÄŸunu söyleyen AteÅŸ, “YaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸikliÄŸinden kastımız hastanın az hacimli, saÄŸlıklı ve dengeli  beslenmesi, tıka basa doymadan yemeyi sonlandırması, ÅŸiÅŸmansa zayıflaması, gece yatmadan en az 3 saat önce yeme-içme faaliyetlerine son vermesi, sigara, alkol alışkanlığı varsa bunları bırakması, eÄŸer kendi iradesiyle bu alışkanlıklardan kurtulamıyorsa doktorlardan bu konuda destek alması, gece reflü ÅŸikayetleri oluyorsa reflü yastığıyla başını yükseltmesi ve sol yanına yatarak uyuması” diye konuÅŸtu.

“REFLÜ SADECE YEMEK BORUSUNU İLGİLENDİREN ŞİKAYETLERE NEDEN OLMAZ”

Reflü hastalarının sadece yemek borusunu ilgilendiren ÅŸikayetlerle baÅŸvurmadığını, ses kısıklığı, kuru öksürük, farenjit, larenjit, zatürre gibi ÅŸikayetlerle baÅŸvurup, reflü tanısı alan çok sayıda hasta olduÄŸunu aktaran AteÅŸ, reflü tedavisiyle bu hastalıkların da kontrol altına alındığını belirtti.