⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

“21 MAYIS SOYKIRIMDIR, SÜRGÜNDÜR”

Mersin’deki Çerkesler sürgünü anacak

GÜNDEM 19 Mayıs 2022 Perşembe 17:32
“21 MAYIS SOYKIRIMDIR, SÜRGÜNDÜR”

Çarlık Rusyası’nın yurtsuz, geleceksiz bıraktığı milyonlarca Çerkes’in torunları, dünyanın 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgününün tanımasını, Rusya’nın özür dilemesini var olma mücadelelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyor. Mersin’deki Çerkesler 21 Mayıs’ta düzenleyecekleri program ile hem atalarını anıp hem de taleplerini dile getirecek.

HEDİYE EROĞLU

İki yıldır pandemi nedeniyle sekteye uÄŸrayan Çerkes Soykırımı ve Sürgününün 158. Yılı Anma Programı Mersin’de bu yıl 21 Mayıs tarihinde Özgecan Aslan Meydanı’nda gerçekleÅŸtirilecek. Türkiye’de yaÅŸayan yaklaşık 5 milyon ve Mersin’de sayılarının 5 bin civarında olduÄŸu tahmin edilen Kafkas kökenli yurttaÅŸlar, soykırım ve sürgünü unutturmamak için atalarını denize karanfiller atarak anarak, taleplerini yeniden dile getirecek.

GENÇ ÇERKESLER MİLLİ KIYAFETLERİ İLE ATALARINI HATIRLATTI

Mersin Kafkas Kültür ve Dayanışma DerneÄŸi BaÅŸkanı Serdar AteÅŸalp ve yönetim kurulu, Nobel Otel’de düzenledikleri basın toplantısı ile anma programını kamuoyu ile paylaÅŸtı.

BaÅŸkan AteÅŸalp’ın, 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgününün tanıması içerikli açıklamasına Mersinli Çerkes gençleri milli kıyafetleri toplantıya katılarak destek verdi.

“BİNLERCE YILLIK KADİM VATANLARINDAN İŞKENCE VE ÖLÜMLE SÜRÜLDÜLER”

Toplantıda, ilk olarak yaÅŸanan soykırım ve sürgün sürecine dair bilgiler verildi. Yaklaşık 300 yıl süren Rus – Kafkas savaÅŸlarının son 100 yılının Çerkesler üzerinde uygulanan bir katliama dönüÅŸtüÄŸünü vurgulayan BaÅŸkan AteÅŸalp, Osmanlı İmparatorluÄŸunun Kırım Savaşını da kaybetmesiyle Rus ordusunun, gücünün tamamını Kuzey Kafkasya’ya yönelttiÄŸini ve son direniÅŸleri de kanlı bir vahÅŸetle tükettiÄŸini kaydetti.

“SavaÅŸ biterken, Rus Çarlığı 21 Mayıs 1864 tarihinde, bütün Çerkeslerin Kafkasya dışına sürgün edilmelerine karar verdi ve hızlı bir ÅŸekilde uygulanmaya baÅŸlandı” diyerek yaÅŸanan acıları anlatan AteÅŸalp, “Binlerce yıllık kadim vatanlarından iÅŸkence ve ölümle sürüldüler. “Büyük Sürgün” döneminde bir buçuk milyondan fazla insan anayurtlarını terk etmek zorunda bırakıldı. Üstlerindeki giysi dışında eÅŸya almalarına izin verilmeden derme çatma gemilere ‘istif’ edildiler.

 

BALKANLAR, ANADOLU VE ORTADOÄžU’YA DAÄžITILDILAR

Karadeniz’in kuzey limanlarından düzensiz ÅŸekilde, aileler parçalanarak Balkanlar’a ve Anadolu’ya ve OrtadoÄŸu’ya dağıtıldılar. Sürgünler ‘halifenin ülkesinde’ hayata tutunma mücadelesi verirken, geride bıraktıkları topraklarına Slavlar, Gürcüler, Ermeniler ve Rumlar yerleÅŸtirildi. Kafkas sürgünleri, Osmanlı Devleti’nin böylesine ani ve kitlesel göçlere hazırlıklı bulunmaması nedeniyle, çıkış limanlarında, yollarda ve ilk yerleÅŸim yerlerinde fiziki uyumsuzluk, salgın hastalıklar gibi nedenlerle 500 bin civarında kayıp verdiler. Kafkasların yayla havasından gelmiÅŸ 74 bin insanın, sıcaklığıyla meÅŸhur Çukurova’ya yerleÅŸtirilmesi sonucu bir-iki yılda nüfuslarının 4 binlere düÅŸmesi bir örnektir.

OSMANLI’NIN DENGE UNSURU OLDULAR

Osmanlı yönetimi İskân Planı çerçevesinde Kuzey Kafkasyalı mültecileri, özellikle iç karışıklıkların ve isyanların olduÄŸu bölgelere yerleÅŸtirmiÅŸtir. Nüfus dengesinin saÄŸlanması, arazilerin tarıma kazandırılması ve muharebe yeteneklerinden faydalanma yolu izlenmiÅŸtir. Göçmenlere yardım giriÅŸimleri kalabalık ve imkânsızlık nedeniyle kısa sürede çökmüÅŸtür. Geri dönmek ve anayurtlarını Rus bağımlılığından kurtarmak kararında olan Çerkes göçmenler, 1877 - 1878 harbinde, kendi atları ve silahları ile gönüllü olarak Anadolu ve Rumeli’deki cephelere koÅŸtular. Süvari güçlerinin neredeyse tamamını Kafkasyalı göçmenler oluÅŸturdu. Ancak ÅŸansları yaver gitmedi. 14 yıl önce Balkanlara yerleÅŸtirilen Çerkesler de, 1878 yılında imzalanan Ayastefanos ve Berlin anlaÅŸmaları gereÄŸince Suriye, Filistin ve Anadolu’ya nakledildiler.

Balkanlarda iskân edilen Kafkas sürgünleri ikinci kez göç ettirilmiÅŸ oldu. Zorunlu göçler Kuzey Kafkasya halkları için tam bir yıkım oldu. YerleÅŸtirildikleri bölgelerde, devlet tarafından kendilerine gösterilen arazileri o güne kadar yayla, otlak gibi ÅŸekillerde kullanmakta olan yerli halkla çatışmalara girmek zorunda kaldılar. BaÅŸlarını sokabilecekleri evlerini yapmak, verilen arazileri ıslah etmek, ekip dikmek, kendi ihtiyaçlarını görebilir hale gelmek yıllarını aldı” dedi.

“KAFKAS HALKLARI, TÜRKİYE KURTULUÅž SAVAÅžI’NDA DA AKTİF ROL ALDI”

Sürgün anması için seçtikleri 19 Mayıs 1919’un da Çerkesler için büyük bir öneme sahip olduÄŸunu iÅŸaret eden baÅŸkan Serdar AteÅŸalp, atalarının bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluÅŸ sürecine katkısına dikkat çekti.

Kafkas halklarının, Türkiye KurtuluÅŸ Savaşı’nda da aktif rol aldığını belirten AteÅŸlap, “Erzurum Kongresinde belirlenen 9 kiÅŸilik Temsil Heyeti’nin 2 üyesi, Sivas Kongresi tarafından seçilen 16 kiÅŸilik Heyet’i Temsiliye üyelerinin 5’i Kafkasyalıdır. Amasya Mülakatında imzası bulunanlardan Mustafa Kemal PaÅŸa dışındaki 4 kiÅŸi de Kafkas göçmenidir. İzmir’in İşgali ile baÅŸlayan milli mücadelede de Çerkesler ön cephelerdeydi. Yunanlıların ilerlemesini durduran Ethem Bey, Anadolu’daki isyanları da bastırıp, düzenli ordunun oluÅŸturulması için Ankara’daki hükümete zaman kazandırdı. Ancak düzenli ordunun kuruluÅŸu döneminde Ethem ve Ankara hükümeti arasında anlaÅŸmazlıklar oldu. Bunun üzerine Ethem Bey kuvvetlerini dağıttı ve ülkeden ayrıldı. Buna raÄŸmen 1922-1923 yıllarında, Ethem Bey’e ve Anzavur Ahmet’e destek verdiÄŸi öne sürülen 14 Çerkes köyünün halkı, suçlu-suçsuz, çoluk-çocuk, yaÅŸlı-genç ayırımı yapılmadan DoÄŸu Anadolu’ya sürgün edildi.

“SADECE İZOLE KIRSAL ALANLARDA KALANLAR LİSAN VE KÜLTÜREL KİMLİKLERİNİ KORUYABİLDİLER”

Anadolu’daki Çerkes nüfusu benzer nedenlerle artması gereken ÅŸekilde artmadı. Ayrıca iç göç yaÅŸayan Çerkesler, kent ortamında dillerini, geleneklerini ve sosyal hayatlarını devam ettiremediler. Yeni nesiller hızla ana dillerini unuttu. Sadece izole kırsal alanlarda kalanlar lisan ve kültürel kimliklerini koruyabildiler.

Türkiye Cumhuriyetindeki yasal örgütlenme olan Kafkas Kültür Dernekleri sayesinde Anavatan Kuzey Kafkasya’daki Çerkes Yönetim birimleri ve halkı ile iletiÅŸim güçlendirilmeye çalışılmakta, dil kursu, halk dansları eÄŸitimi baÅŸta olmak üzere, Çerkes Geleneksel YaÅŸam Tarzı olan Khabze ile ilgili çalışmalar yapılmakta, arÅŸiv ve kütüphaneler oluÅŸturulup, Çerkes toplumunun varlığını sürdürebilmesi için gayret sarf edilmektedir” diye konuÅŸtu.

“SAVAÅžTA YAÅžANANLARI EN İYİ BİZ BİLİRİZ”

Savaşın çocukları olarak bugün yaÅŸananları en iyi anlayacakların kendileri olduÄŸunu da söyleyen Serdar AteÅŸalp, ÅŸunları söyledi: “Çerkes toplumu, dün Suriye baÅŸta olmak üzere OrtadoÄŸu topraklarında, bugün özellikle halen Rus emperyalizmi ile mücadele eden Ukrayna’da yaÅŸananları en iyi anlayabilecek bir toplumdur. Burada karşılaÅŸacağınız tüm Çerkesler, iÅŸte böyle bir vahÅŸet ortamından geriye saÄŸ kalabilenlerin torunlarıdır”..

ANMA, ÖZGECAN ASLAN MEYDANI’NDA

KonuÅŸmasının sonunda anma programına dair bilgiler veren Dernek BaÅŸkanı Serdar AteÅŸalp,  “BaÅŸta Türkiye ve Kuzey Kafkasya olmak üzere Çerkeslerin yaÅŸadığı her yerde geleneksel bir yas günü olarak her yıl anılmakta olan 21 Mayıs Çerkes Sürgünü anma etkinlikleri, bu yıl Mersin Özgecan Aslan Meydanında 21 Mayıs 2022 Cumartesi akÅŸamı saat 19:30’da halkımıza açık bir organizasyon olarak gerçekleÅŸtirilecektir. YaÅŸadığımız acılar ve sebeplerinden ders çıkarılarak, dünyanın daha mutlu insanların yaÅŸadığı bir yer haline geleceÄŸine iliÅŸkin ümitlerimizle, tekrar teÅŸekkür ederim” dedi