“TÜRKİYE’DE 45 YAŞ VE ÜSTÜ HERKES YILDA BİR KEZ BÖBREK TARAMASINDAN GEÇMELİ”
VM Medical Park Mersin Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Banu Diri, Türkiye’de 40’lı yaşların üstündeki her 7-8 kişiden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ancak hastaların uzun yıllar boyunca bunun farkına varamadıklarını söyleyerek farkına vardıklarında ise çok geç olduğunu,45 yaş ve üstü herkesin yılda bir kez böbrek taramasından geçmesi gerektiğini söyledi.
Nefroloji Uzmanı Dr. Banu Diri, böbrek hastalıkları, belirtileri ve tedavilerine iliÅŸkin açıklama yaparak uyarılarda bulundu. Kronik böbrek hastalığının, böbrek fonksiyonlarında böbreÄŸin süzme gücünde ortaya çıkan ve yaklaşık olarak 3 ay veya daha uzun süre devam eden tüm bozuklukları kapsayan bir sıkıntı olduÄŸunu belirten Uzm. Dr. Diri, kronik böbrek hastalıklarının göz ardı edilmemesi gerektiÄŸinin altını çizdi.
“HER 7-8 KİŞİDEN BİRİ KRONİK BÖBREK HASTASI”
Böbrek hastalarının, uzun yıllar hastalıklarının farkına varamadıklarına dikkat çeken Diri, Türkiye’de ileri yaÅŸ grubunda kronik böbrek hastalığının çok yaygın olduÄŸunu dile getirdi. Özellikle 40’lı yaÅŸlar ve sonrasında her 7-8 kiÅŸiden birinde, tanı konmamış veya tanı konmuÅŸ kronik böbrek hastalığı olduÄŸunu dile getiren Diri, “ Hastalığın durumu toplum içerisinde bu kadar çok yaygınken, hastaların çoÄŸunun bunun farkında olmaması da risk faktörü oluÅŸturmakta. Kronik böbrek hastalığının tanımını, ‘böbrek fonksiyonlarında anatomik veya iÅŸlevsel olarak 3 ay veya 3 aydan uzunca bir süre saptanmış olan patoloji’ olarak tanımlıyoruz. Ancak bu bozukluÄŸun iÅŸlevsel veya kan tahlillerinde, idrar testlerinde ortaya çıkması hastada herhangi bir ÅŸikayete yol açmadığı için tanı konması konusunda hastalarımızda sıkıntı oluÅŸturuyor. Åžeker hastası olunduÄŸunda veya yüksek tansiyonda hastalarımız normal popülasyonda çok geç farkına varabiliyor, aynı ÅŸekilde böbrek hastası olunduÄŸunun da farkına varmaları o denli geç olabiliyor” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“FARKINA VARDIKLARINDA ÜÇTE BİRİNDE İŞ İŞTEN GEÇMİŞ OLUYOR”
Böbrek hastalarının en önemli problemlerinin, böbreÄŸin kendisine ait spesifik özel bir ÅŸikayet veya rahatsızlığa yol açmaması olduÄŸuna iÅŸaret eden Uzm. Dr. Diri, bu nedenle de hastaların doktora baÅŸvurmalarında ve tanı konmasında çok fazla gecikme yaÅŸandığını söyledi. Diri, “Hastalar, böbrek hastası olduklarının farkına vardıklarında üçte birinde iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ oluyor” diyerek kiÅŸilerin böbrek hastalığının olup olmadığı konusunda birtakım risk faktörleri varsa mutlaka hekime baÅŸvurarak taramadan geçmeleri konusunda uyardı.
“ÅžEKER VE YÜKSEK TANSİYON HASTALARI, BÖBREK YETMEZLİĞİ KONUSUNDA MUTLAKA DOKTORA BAÅžVURMALI”
Hastalığın risk faktörleriyle ilgili bilgi veren Diri, ÅŸunları söyledi: “Öncelikle eÅŸlik eden kronik ÅŸeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, vücut kitle endeksinin obezite veya normal kilonun üstünde olması, yüksek hipertrioidi gibi kronik rahatsızlıkların mevcudiyeti, beraberinde kronik böbrek hastalığının da görülmesine yol açabiliyor. Özellikle ÅŸeker hastalığı tanısı konulmasından tahminen 5 yıl sonra böbrek yetmezliÄŸinin ortaya çıkma riski de artıyor. Åžeker hastalığı 10 yılı geçmiÅŸse mutlaka böbreklerde de tahribat ortaya çıkıyor. Fakat bu tahribatın derecesi çok hafif ve baÅŸlangıç düzeyinde olduÄŸu için hastalarımız herhangi bulgu veya ÅŸikayet ortaya çıkmadığından doktora baÅŸvurma gereksinimi duymayabiliyor. Toplumun bilinçlenmesi adına ÅŸeker hastalığı, yüksek tansiyonu olan hastalarımızın, özellikle 10 yılı geçkin hastalarımızın, bu hastalıkların böbreklerinde herhangi bir tahribat yapıp yapmadığını öÄŸrenmek için mutlaka doktora baÅŸvurmalarını ve taramadan geçmelerini öneriyoruz”
“45 YAÅž VE ÜSTÜ HERKES YILDA BİR KEZ BÖBREK TARAMASINDAN GEÇMELİ”
Bir diÄŸer risk grubunu ise 45 yaÅŸ ve üstü saÄŸlıklı veya kronik rahatsızlığı olan hastaların oluÅŸturduÄŸunu kaydeden Uzm. Dr. Diri, bu yaÅŸ grubunda olanların yılda bir kez böbrek taramasından geçmelerinin çok önemli olduÄŸunu vurguladı. Ailede veya kendisinde böbrek taşı ya da metabolik böbrek rahatsızlığı hikayesi olan bireylerin de risk grubunda olduklarını belirten Diri, bunların da böbrek taraması yaptırmaları gerektiÄŸi üzerinde durarak “Ürat nefropatisi dediÄŸimiz gut rahatsızlığı olan hastalarımız için de aynı durum söz konusu. Toplumda sıklığı daha az görülen, ancak Adana, Mersin, Gaziantep bölgesinde çok sık gördüÄŸümüz FMF Ailevi Akdeniz AteÅŸi hastalığı da bir baÅŸka risk faktörü. Bu hastaların da böbrek taraması konusunda farkındalık açısından doktor baÅŸvurusunda bulunmalarının altını tekrar tekrar çiziyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Kronik böbrek hastalığı için baÅŸvuran hastaları 3 parametrede deÄŸerlendirdikleri bilgisini veren Uzm. Dr. Diri, “Muayenesini yaptıktan sonra ilk olarak kan tahlillerinde herhangi bir üre yüksekliÄŸi veya böbrek fonksiyonlarında bir bozukluk olup olmadığının deÄŸerlendirilmesini saÄŸlıyoruz. Bir diÄŸer incelediÄŸimiz bulgu idrar tahlili. İdrarda herhangi bir kanaması, protein kaçağı, ÅŸeker kaçağı var mı gibi bulguların deÄŸerlendirilmesini yapıyoruz. Üçüncü baktığımız parametre de böbrekte gözlenebilecek anatomik bir defekte söz konusu mu? Bunu deÄŸerlendirmek için de hastayı böbrek ultrasonuna yönlendiriyoruz. Bu üç parametrenin sonucuna göre de hastanın herhangi bir böbrek rahatsızlığı var mı, böbrek tahribatı mevcut mu, varsa bunun derecesi, evrelenmesi hangi noktada veya hasta bu böbrek rahatsızlığı konusunda herhangi bir risk grubunda mı, bunun saptamasını yapıyoruz ve böbrek hastalığı riskine göre hastalarımızı takibe alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“BİR ŞİKAYET VEYA BULGU OLMASINI BEKLEMEYİN”
Kronik böbrek yetmezliÄŸi konusunda herkesi uyaran Diri, böbrek hastası olan bireylerin böbreklerinin hastalandığını, böbreklerinde bir sıkıntı ortaya çıktığını kendi kendilerine fark ettiklerinde çoÄŸu zaman geç kalındığını ve bu nedenle herhangi bir ÅŸikayet ya da bulgu olmadan böbrek taramalarını yaptırmaları gerektiÄŸinin altını çizdi.