UZMAN PSİKOLOGDAN ÖNEMLİ ÇAĞRI: "ÇOCUKLARIN TEKRAR YENİ DÜZENİNİ KURMAMIZ GEREKİYOR"
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Pelin Dağ: "Oyuncaklarını, evlerini, annelerini, babalarını kaybettiler"
"Çocuklarımız bu gerçeklerle yüzleÅŸerek, tüm ülkeyle birlikte bu yas sürecini tamamlamalı"
Çocuk ve Ergen Ruh SaÄŸlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Pelin DaÄŸ, depremlerde çocukların çok ÅŸey kaybettiÄŸini belirterek, "Oyuncaklarını, evlerini, annelerini, babalarını kaybettiler. Burada çocukların bu gerçeklerle yüzleÅŸmesi lazım. 'Aman saklayalım, aman etkilenmesin' gibi yaklaşımlar çok doÄŸru deÄŸil. Çocuklarımız bu gerçeklerle yüzleÅŸerek, tüm ülkeyle birlikte bu yas sürecini tamamlamalı. Ayrıca çocukların tekrar yeni düzenini kurmamız gerekiyor" dedi.
KahramanmaraÅŸ merkezli depremler bölgedeki yıkım kadar toplumu da derinden yaralarken, bu süreçten de en çok çocuklar etkileniyor. Birçok çocuÄŸun halen ailesine ulaşılamazken, çok sayıda çocukta hayatını kaybetti, birçoÄŸunun da ailesi vefat etti. Psikolojik olarak büyük yıkım yaÅŸayan çocuklar, normale dönmeye çalışırken, uzmanlarda uyarılarda bulundu.
"Çocukların tekrar yeni düzenini kurmamız gerekiyor"
Mersin Åžehir Hastanesi Çocuk ve Ergen SaÄŸlığı ve Hastalıkları Uzman Doktoru Pelin DaÄŸ, depremin üzerinden bir ay geçtiÄŸini ve karşılaÅŸtıkları çocuklardaki problemlerde deÄŸiÅŸkenlikler gösterdiÄŸini söyledi.
Depremden sonraki bir aylık süreçte özellikle çocuklarda akut stres belirtileri dedikleri kaygılı, uyuyama gibi sıkıntıların oluÅŸtuÄŸunu vurgulayan DaÄŸ, “Åžimdi bir ay geçti. Artık stres bozukluÄŸu deÄŸil, çocuklarda travmatik yas ve travma sonrası stres bozukluÄŸu dönemine girmiÅŸ bulunmaktayız. Bu süreçten sonra halen çocuklarımızın iÅŸlevselliÄŸi bozan düzeyde bir kaygı belirtisi varsa eÄŸer, çocukların ileri deÄŸerlendirmeye alınması gerekir. Åžimdi akut dönemini atlattık. Bu dönemde çocukların temel beslenme, barınma ve güvenlik ihtiyaçlarını karşıladık. Bu dönem geçtikten sonra biz çocukların bu ihtiyaçlarının karşılandığını var sayıyoruz. Åžimdi bir sonraki basamakta çocuklarımızı takip edeceÄŸiz. Çocukların tekrar yeni düzenini kurmamız gerekiyor. Yani eskiden yaptıklarını yaptırmamız gerekiyor. Bir ÅŸekilde yola devam etmelerini saÄŸlamamız lazım. Okuldur, günlük yaptıkları aktivitelerdir artık yavaÅŸ yavaÅŸ bunlara girmemiz lazım. Bu haftayla beraber çocukların belirtilerinin azalmasını bekliyoruz. Yani kaygıları azalacak, verdikleri tepkiler azalacak ama halen azalmıyorsa, halen problem devam ediyorsa bu zamanla azalacağı konusunda bizim elimizi zayıflatır. O yüzden çocuÄŸun mutlaka bir uzmandan destek alması gerekir” diye konuÅŸtu.

"Bu belirtilerin azalarak kaybolmasını bekliyoruz"
Herkesin bu dönemde sürekli ‘deprem’ oluyor hissiyle mücadele ettiÄŸini kaydeden DaÄŸ, “Bellek tekrar tekrar o depremi aynen yaşıyor ve aslında iÅŸlemlemeye çalışıyor. Yani kendi güvenliÄŸini saÄŸlamaya çalışıyor. Bu süreçte zamanla azalacaktır. Dikkat ettiyseniz son bir haftadır eskisi kadar depremleri hissetmiyorsunuzdur. Çok dikkatinizi verdiÄŸinizde sallanıyor gibi gelebilir. Bunlar normal belirtilerdir ama önümüzdeki günlerden sonra hem çocuklarda hem eriÅŸkinlerde bunun azalarak, kaybolmasını bekliyoruz. EÄŸer kaybolmuyorsa zaten bu ruhsal bir problemdir ve bu durum sizin iÅŸlevselliÄŸinizi de bozuyorsa, iÅŸ yerinize gidemiyorsanız, evinize giremiyorsanız, çocuklar okullarına giremiyor, annelerinden ayrılamıyorsa bu artık ileri müdahaleyi gerektiren bir durumdur” ifadelerini kullandı.
"Çocuklar bu süreçte çok ÅŸey kaybettiler"
Çocukların bu süreçten ciddi anlamda etkilendiÄŸinin altını çizen DaÄŸ, “Yelpaze gerçekten çok geniÅŸ. Sadece oyuncağını kaybeden çocuÄŸumuz da oluyor ama annesini, babasını ya da kolunu veya ayağını kaybeden çocuklarımız oluyor. Buda travmanın çocuklar üzerindeki etkisini deÄŸiÅŸtiren faktörler olarak da karşımıza çıkıyor. Üstelik çocuklarımızın geçmiÅŸi, kendi ruhsal dayanıklıkları, ÅŸu an yanında kim var, kime baÄŸlanabiliyor, kime güvenebiliyor gibi durumlar o kadar deÄŸiÅŸtiÄŸi için bizlere gelen çocukların durumları da buna baÄŸlı deÄŸiÅŸiyor. Burada önemli olan ÅŸu; genel geçer tek bilgi yoktur. Yani her çocuÄŸun kendi ruhu, travması özeldir. O yüzden genelde ÅŸunları yapın demek bazı çocukların arada kaybolmasına yol açar. Her çocuÄŸu kendi özelinde deÄŸerlendirmek gerek. Çocuklar bu süreçte çok ÅŸey kaybettiler. Oyuncaklarını, evlerini, annelerini, babalarını kaybettiler. Burada çocukların bu gerçeklerle yüzleÅŸmesi lazım. Aman saklayalım, aman etkilenmesin gibi yaklaşımlar çok doÄŸru deÄŸil. Çünkü çocuklar bundan etkilenecek. Büyük veya küçük bir ÅŸey kaybettiler. Bizim için küçük olan oyuncak onlar için önemli bir ÅŸey olabilir. Çocuklarımız bu gerçeklerle yüzleÅŸerek, tüm ülkeyle birlikte bu yas sürecini tamamlamalı. Aksi takdirde uzamış travmatik yasla karşı karşıya kalabiliriz. EÄŸer varsa ebeveynler, yoksa en güvendiÄŸi kiÅŸilerin çocuklara bu konuda doÄŸru, detaya girmeden bilgileri vermesi gerekir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.