Hava kirliliği, Mersin'de belirgin olarak hissediliyor
Dünyada her yıl 4.2 milyon kişinin hava kirliliğine bağlı olarak yaşamını yitirdiğini belirten Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, Özellikle enerji üretim noktasında fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesi gerektiğini, geri dönüşüme de önem verilmesine dikkat çekti. Temiz hava için Mersin'in de artık bir raylı ulaşım sistemine kavuşması gerektiğine vurgulayan Can, şehirde hava kirliliğinin belirgin olarak hissedildiğini kaydetti.
Çevre Mühendisleri Odası Mersin Åžubesi BaÅŸkanı Sinan Can, hava kirliliÄŸinin önemli kirlilik sınıflarından biri olduÄŸunu söyledi. Åžehirde; Çevre Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanlığı Ulusal Hava İzleme Merkezi'nin, Akdeniz, Huzurkent, İstiklal, Tarsus, TaÅŸucu, Toroslar ve YeniÅŸehir olmak üzere 7 adet hava kalitesi ölçüm istasyonu bulunduÄŸunu ifade eden Can, bu istasyonlardan alınan 2023 yılının Partikül Madde 2.5 (PM2.5) ve Partikül Madde 10 (PM10) deÄŸerlerini açıkladı.
Kentteki istasyonlardan alınan PM10 deÄŸerlerini aktaran Can, istasyonlarda ölçüm yapılmayan gün sayılarının önemine deÄŸinerek, "Ölçüm gerçekleÅŸtirilen TaÅŸucu istasyonu hariç diÄŸer istasyonlarda bir yılda 35 defadan fazla kirli gün sayısı gerçekleÅŸtiÄŸi görülmüÅŸtür. Akdeniz ve TaÅŸucu istasyonlarında yıl bazında ölçüm yapılmayan gün sayısının fazlalığı göze çarpmaktadır" dedi.
İstasyonlardan alınan PM2.5 deÄŸerlerini de açıklayan Can, bir önceki yıla göre istasyon bazında ölçülmeyen gün sayısının fazla olduÄŸunu, bu durumun da saÄŸlıklı veri alımı ve deÄŸerlendirilmesi açısından uygun ÅŸart oluÅŸturmadığını ifade etti. Can, TaÅŸucu, Toroslar ve YeniÅŸehir istasyonlarında PM2,5 deÄŸer ölçümlerinin yapılamamasının ise halk saÄŸlığı ve çevre saÄŸlığı açısından son derece önemli bir eksiklik olduÄŸunu kaydetti.
Buna raÄŸmen PM2.5 deÄŸerlerinde 2022 yılına göre biraz iyileÅŸme görüldüÄŸünü vurgulayan Can, "Fakat bu iyileÅŸmenin neden kaynaklandığının, yani bir önleme çalışmasından mı yoksa ölçülmeyen gün sayısının fazlalığından kaynaklı mı olduÄŸunun ortaya konulması lazım. Kentimizin hava kirliliÄŸi kaynaklı saÄŸlık riskinin hesaplanması, temel bileÅŸenler analiziyle muhtemel kaynak tespitinin yapılması son derece önemlidir. EÄŸer bunlar yapılırsa hava kirleticiliÄŸini önleme konusunda artı bir noktaya geçip seneye ya da diÄŸer yıllar daha az kirli hava soluyacağımızı söyleyebiliriz" diye konuÅŸtu.
"HAVA KİRLİLİĞİ, MERSİN'DE BELİRGİN OLARAK HİSSEDİLİYOR"
Verilerin, ulusal sınır deÄŸerleri ve AB üye ülkelerin standartlarına göre yorumlandığının altını çizen Can, elde edilen veriler ışığında hava kirliliÄŸinin, Mersin'de belirgin olarak hissedildiÄŸini ifade etti. İstasyonlarda ölçüm yapılan gün sayısı ile orantılı olarak kirli gün sayısı oranının yüksek olduÄŸuna iÅŸaret eden Can, "Hava kirliliÄŸi potansiyeli bölgelere göre deÄŸiÅŸiklik göstermektedir. Nüfus yoÄŸunluÄŸu fazla olan kent merkezlerinde ulaşım ve ısınmanın hava kirliliÄŸine etkisi görülmektedir. Ulaşımdan kaynaklı kirletici etkisi her mevsim görülebiliyor. Isınmadan kaynaklı kirleticilere baktığımızda daha çok sonbahar, kış, kısmen de ilkbahar dönemlerinde görüyoruz" dedi.
Kentteki hava kirliliÄŸinin, kirletici parametrelerine dayalı olarak ortaya konulması gerektiÄŸini vurgulayan Can, ÅŸöyle devam etti: "Kentimizde 2023 yılında bazı istasyonlarda PM2.5 ve PM10 deÄŸerlerinde ve buna baÄŸlı olarak kirli gün sayılarında artış yaÅŸandığı, bazı istasyonlarda ise kirli hava gün sayılarında azalış gerçekleÅŸtiÄŸi görülmektedir. DiÄŸer yandan 2023 yılı içerisinde PM2.5 ve PM10 kirleticisinin yıl bazında ölçüm yapılmayan gün sayısının fazlalığı gözden kaçmamaktadır. Bu durum yıl bazında Mersin'de hava kalitesinin bilimsel ve teknik açıdan saÄŸlıklı bir ÅŸekilde deÄŸerlendirilmesini zorlaÅŸtırmaktadır. Tüm bu veriler ışığında kentin hava kalitesinin sınıflandırılmasının ve kalitesinin ne olduÄŸu tam olarak anlaşılmamaktadır."
"GERİ DÖNÜÅžÜMÜ KESİNLİKLE TEÅžVİK ETMEMİZ GEREKİYOR"
Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün (DSÖ) 2020 yılı verilerine göre, dünya nüfusunun yüzde 91'ini oluÅŸturan popülasyonun yaÅŸadığı yerlerde, hava kalitesinin sınır deÄŸerlerini aÅŸtığını ve her yıl 4.2 milyon kiÅŸinin hava kirliliÄŸine baÄŸlı olarak yaÅŸamını yitirdiÄŸini dile getiren Can, hava kirliliÄŸine karşı önlemler alınması gerektiÄŸini belirtti. Hava kirliliÄŸine karşı gerçekleÅŸtirilecek önleme çalışmalarını çevre yönetimi ve kentsel planlama yaklaşımı çerçevesinde iki baÅŸlık altıda deÄŸerlendirdiklerini ifade eden Can, "Özellikle enerji üretim noktasında fosil yakıtlardan vazgeçip, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmemiz gerektiÄŸini söyleyebiliriz. Ulaşımdan kaynaklı hava kirliliÄŸinde bireysel araç kullanımından ziyade toplu taşımaları kullanmamız ve kentimizin artık bir raylı ulaşım sistemine geçmesi gerektiÄŸini yineliyoruz. Atıkları minimize etmemiz, sıfır atık yaklaşımı çerçevesinde çalışmalar yapmamız ve geri dönüÅŸümü kesinlikle teÅŸvik etmemiz gerekiyor" diye konuÅŸtu.
Hava kirliÄŸinin önüne geçebilmek için doÄŸal gaz alt yapı yatırımlarının artırılması gerektiÄŸinin altını çizen Can, ÅŸunları kaydetti: "Kalitesiz yakıtların yerine doÄŸal gazdan enerji üretimi ve ısınma saÄŸlanırsa hava kalitesini ciddi anlamda deÄŸiÅŸtireceÄŸini söyleyebiliriz. Ayrıca kömür satışı yapılan yerlerin denetlenmesi, vatandaÅŸların da bir yakıtı nasıl yakacağı konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor. Kent planları yapılırken hava kirliliÄŸi haritalarının ortaya konulması, coÄŸrafik bilgi sistemleriyle bunun desteklenmesi ve imar planları yapılırken bu haritalardan beslenerek hazırlanması lazım. Kent planlamaları güzel yapılırsa binalar arasındaki hava koridorları net olarak belirlenirse daha kaliteli bir hava soluyacağımızı söyleyebiliriz."
Hazırladıkları raporun deÄŸerli olduÄŸuna iÅŸaret eden Can, tüm paydaÅŸlarla bu sorunun giderilmesi için çalışmaların yapılması gerektiÄŸini sözlerine ekledi. (iha)