"Mersin olarak Ecemiş Fayı'ndan etkilenebiliriz"
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayati Koç, Ecemiş Fay Hattı'nın yeterince araştırılmadığını düşündüğünü dile getirerek, "Ecemiş Fayı'nın uzantısının Mersin'e doğru geldiğini düşünürsek, burada yakın zamanda büyük bir deprem kaydını göremiyoruz. Ecemiş Fayı'nın Mersin'e doğru uzantısının sismik yöntemlerle ayrıntılı şekilde çalışılması lazım" dedi.
Doç. Dr. Hayati Koç, Türkiye'nin farklı hatlar boyunca çok büyük depremler üretebilecek faylarla kuÅŸatılmış bir ülke konumunda olduÄŸunu belirtti. Bunların, Marmara Denizi'nden baÅŸlayıp yaklaşık Karadeniz'e paralel uzanan ve Bingöl Karlıova'ya kadar devam eden Kuzey Anadolu Fay Zonu, diÄŸerinin ise Bingöl Karlıova'dan baÅŸlayıp KahramanmaraÅŸ'tan Hatay'a doÄŸru uzanan DoÄŸu Anadolu Fay Zonu olduÄŸunu ve bu fayın uzantısı olan Hatay'dan güneye doÄŸru devam ederek Suriye'ye doÄŸru uzanan Ölüdeniz Fay Zonu olduÄŸunu vurgulayan Koç, "6 Åžubat depremleri bunlardan DoÄŸu Anadolu Fay Zonu üzerindeydi" ifadesini kullandı.
Bu iki kırık hat boyunca Anadolu'nun batıya doÄŸru kaçtığını, bu esnada da Ege Bölgesi'nde bir genleÅŸme meydana geldiÄŸini ifade eden Koç, "Yani açılma tektoniÄŸi etkili oluyor. Bunun sonucunda da bölgede doÄŸu batı doÄŸrultularında, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Gediz nehirlerinin olduÄŸu alanlarda normal fay dediÄŸimiz kırıklar meydana geliyor. Ülkemizde özellikle bu fay zonları boyunca çok büyük depremleri biz yıllarca yaşıyoruz. Ne yazık ki devam edecek" diye konuÅŸtu.
"MERSİN OLARAK ECEMİŞ FAYI'NDAN ETKİLENEBİLİRİZ"
KahramanmaraÅŸ merkezli 6 Åžubat 2023'te gerçekleÅŸen depremlerden Mersin'in de ciddi ÅŸekilde etkilendiÄŸini hatırlatan Koç, bir de EcemiÅŸ Fay Hattı'nın Mersin için önemli olduÄŸunu söyledi. Bu fay hattının Kayseri'den baÅŸlayıp Mersin'e doÄŸru uzandığını belirten Koç, ÅŸöyle devam etti:
"Pozantı'dan güneye doÄŸru devam eden EcemiÅŸ Fayı üzerinde çok yakın zamanda büyük ölçekli herhangi bir deprem kanıtını göremiyoruz. Ancak, bilimsel çalışmalarda EcemiÅŸ Fayı'nın aktivitesinin devam ettiÄŸini gösteriyor. AraÅŸtırmalar, EcemiÅŸ Fayı'nın Gülek'ten sonra güneybatı doÄŸrultusunda Toroslar'ın güney kesimlerinden batıya doÄŸru devam ettiÄŸini ve Namrun Fay Zonu olarak tanımlanmaktadır. Namrun Fay Zonu'nun küçük fay segmetlerinden oluÅŸtuÄŸunu ve bu fayların en fazla 5 civarındaki bir büyüklükte deprem üretebileceÄŸi öngörülmektedir. Mersin olarak EcemiÅŸ ve Namrun fay zonlarında meydana gelebilecek depremden etkilenebiliriz. Bunun dışında Mersin'i etkileyebilecek Adana bölgesinde 6.0-6.5 büyüklüÄŸünde deprem üretebilecek Karaisalı-Karsantı Fay Zonu, KarataÅŸ-Osmaniye Fay Zonu gibi faylar bulunmaktadır. Bu fay zonlarında meydana gelecek 6.0-6.5 büyüklüÄŸündeki bir deprem Mersin'i etkiliyor. Bir de Kıbrıs'ın güneyinde dalma batma zonu özelliÄŸindeki Kıbrıs Yayı bulunmaktadır. Burada da geçmiÅŸte depremler olduÄŸunu biliyoruz. GeçmiÅŸte Kıbrıs Yayı üzerinde meydana gelen depremlerin de Mersin'i etkilediÄŸini araÅŸtırmalar bize gösteriyor. Ayrıca Kıbrıs Yayı üzerinde büyük ölçekli bir deprem meydana gelirse bu da tsunami olarak Mersin'i kısmen etkileyebilir."
EcemiÅŸ Fay Hattı'nın yeterince araÅŸtırılmadığını düÅŸündüÄŸünü dile getiren Koç, "EcemiÅŸ Fayı'nın uzantısının Mersin'e doÄŸru geldiÄŸini düÅŸünürsek burada yakın zamanda büyük bir deprem kaydını göremiyoruz. Ama bu bölgenin araÅŸtırılması gerekiyor. EcemiÅŸ Fayı'nın diÄŸer faylar kadar araÅŸtırılmadığını düÅŸünüyorum. Bunun Mersin'e doÄŸru uzantısının sismik yöntemlerle ayrıntılı ÅŸekilde çalışılması lazım. Yakın zamanda bir deprem üretmiÅŸ midir? Ne kadar bir deprem üretebilir? Bunların daha ayrıntılı araÅŸtırılması gerektiÄŸini düÅŸünüyorum" dedi.
"AKDENİZ'DE GEÇMİŞTE CİDDİ TSUNAMİ İZLERİ GÖZLENMİŞ"
Tsunamilere de deÄŸinen Koç, meydana gelen büyük bir deprem ya da bir volkanizmanın etkisiyle tsunamilerin meydana geldiÄŸini belirtti. Akdeniz'de; Hatay'dan baÅŸlayıp Cebelitarık BoÄŸazı'na kadar uzanan dalma batma kuÅŸağı boyunca meydana gelmiÅŸ depremlerden ciddi tsunami izleri gözlendiÄŸini ifade eden Koç, "Mesela özellikle Antalya'nın batı bölgesindeki yerlerde Rodos Adası'nda geçmiÅŸ uygarlıkların tsunamiyle ciddi ÅŸekillerde etkilendiÄŸi gözüküyor. Hatta Marmara Denizi'ndeki olan eski depremlerde de tsunami izleri gözlemleniyor. Bunlar için de tsunami izleme istasyonları kurulması lazım. Sonuçta tsunami olsun, depremler olsun, volkanik patlama olsun, bunların hepsi doÄŸal afet. Bu doÄŸal afetler için uyarı sistemlerinin mutlaka kurulup deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyorum" diye konuÅŸtu.
"SON 100 YILA BAKTIÄžIMIZ ZAMAN MERSİN VE YAKIN CİVARINDA 5.0-5.5 ÜZERİNDE BİR DEPREM GÖRMÜYORUZ"
Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen bölgedeki 'Akkuyu Nükleer Santrali depreme dayanıklı mı deÄŸil mi' ÅŸeklindeki sorularla ilgili de konuÅŸan Koç, ÅŸöyle devam etti: "EcemiÅŸ Fayı, Gülek’ten güneybatıya doÄŸru dönerek Namrun Fay Zonu'nu oluÅŸturuyor. Bunun Anamur'a doÄŸru uzandığı biliniyor. Ama burada da son 100 yıla baktığımız zaman 5.0-5.5 üzerinde bir deprem görmüyoruz. Araziye gittiÄŸimiz zaman ÅŸunu görebiliyoruz; fayların uzanımları kısa, yani enerji birikimi biraz az oluyor ve çok büyük bir deprem açıkçası beklenmiyor. Tabii ki Kıbrıs'ın güneyindeki dalma batma zonundan etkilenebilir. Ona dikkat etmek gerekiyor mutlaka. Burada ÅŸu soruya cevap aramamız lazım. Yani burada 5.5, biraz daha yükseltelim 5.8 büyüklüÄŸünde bir deprem olursa Akkuyu buna dayanıklı ÅŸekilde yapıldı mı, yapılmadı mı? O soruya bakmamız gerekiyor. Bu biraz da siyasi olarak deÄŸerlendiriyor gibi geliyor bana. Yani bilimsel olarak o ÅŸekilde bakmak lazım. Japonlar bu tür iÅŸleri çok yapıyorlar ama saÄŸlam yapıyorlar. Akkuyu ile ilgili bu ÅŸekilde deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyorum."
"MERKEZ ÜSSÜNDEN UZAKLAÅžTIKÇA DEPREMİN ETKİSİ AZALIYOR"
Depremin büyüklüÄŸünün merkez üssünden itibaren yavaÅŸ yavaÅŸ etkisinin azalmaya baÅŸladığını ifade eden Koç, Mersin'in 6 Åžubat KahramanmaraÅŸ merkezli depremlerde olduÄŸu gibi 7 üzerindeki 7.6-7.8 büyüklükteki bir depremde ciddi ÅŸekilde sallandığını belirtti. Koç, mesafe açısından bakıldığında 1998'de Adana'daki Ceyhan bölgesinde gerçekleÅŸen 6.2 büyüklüÄŸündeki depremin, KahramanmaraÅŸ merkezli depremler kadar etki oluÅŸturduÄŸunu kaydetti. Bu durumun da depremin olduÄŸu yerle Mersin'e mesafesinin önem arz ettiÄŸini gösterdiÄŸine dikkat çeken Koç, "Mersin olarak düÅŸündüÄŸüm zaman sadece yerleÅŸim merkezi deÄŸil, doÄŸusunda Tarsus, batısına doÄŸru Erdemli, Silifke, Anamur bölgesini de düÅŸünecek olursak Adana'da olabilecek 6-6.5 büyüklüÄŸündeki bir depremin, özellikle Tarsus bölgesinde, Mersin'in doÄŸu kısımlarında ve kıyı bölgesinde daha büyük etkiler oluÅŸturacağını tahmin ediyoruz. Kıyı bölgesinin bir de zemin özellikleri önemli oluyor depremin hasarıyla ilgili. Zemin özelliÄŸi açısından bu söylediÄŸim yerler biraz risk taşıyan bölgeler. Yani biz Mersin'de sahil bölgesindeki zeminlerin iyi olmadığını, kuzeye doÄŸru gittikçe zeminlerin daha iyi olduÄŸunu net olarak görebiliyoruz. AraÅŸtırmalar da bunu söylüyor zaten. Bir de binaların kalitesinin önemi öne çıkıyor. Mesela eski Mersin dediÄŸimiz çarşının olduÄŸu bölgedeki eski binalar neredeyse yıkılacak duruma gelmiÅŸ. Bunların 6-6.5 büyüklüÄŸündeki bir depremde bile yıkılabileceÄŸini tahmin edebiliriz."
"ÜRETİCİLER, TÜKETİCİ NE İSTERSE ORAYA YÖNELİR"
Konutların depreme dayanıklı yapılmasında tüketicinin de önemli bir faktör olduÄŸunu belirten Koç, "Üretici, tüketicinin talebine karşılık verecek ÅŸekilde üretim yapar. Mesela ev alıyoruz; hepimiz eve gittiÄŸimiz zaman ya bu evin banyosunda ne kullanılmış, balkonu büyük mü, önü açık mı, denizi görüyor mu? Hep bunları soruyoruz. Üreticiler, tüketici ne isterse oraya yönelir. Hiçbirimiz bu bina depreme uygun yapılmış mı? Yapının zemin özelliÄŸini nedir? Zemin raporu var mı? Bunları sormuyoruz. Bunları sorsak herhalde müteahhit ona eÄŸilir diye düÅŸünüyorum" ÅŸeklinde konuÅŸtu. (iha)