⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Yasa, Zincir Marketlere Yarar Sağladı

2012 yılında çıkarılan 5957 Sayılı Hal Kanunu ve Hal Kayıt Sistemi (HKS), yaş sebze ve meyve sektöründeki sorunları çözmeyi ve toptancı hallerinin güçlenmesini sağlamayı hedeflese de, Mersin Ticaret Borsası Meclis Başkanı Münir Şen'e göre bu sistem, hallerin fonksiyonunu her geçen yıl zayıflatmış durumda. Şen, "Üretilen yaş meyve ve sebzelerin hallere getirilmesi yeniden zorunlu hale getirilmelidir. Şu an büyük şehirlerde meyve ve sebze piyasasının büyük bir kısmı zincir marketlerin kontrolündedir. Zincir marketler, ürünleri doğrudan üreticilerden temin etmekte ve serbest piyasa ekonomisi doğrultusunda yüksek kar marjı uygulamaktadır. Bu durum, sektörün yapısını zincir marketler lehine bir monopol yapıya dönüştürmeye başlamıştır" dedi.

GÜNDEM 21 Şubat 2025 Cuma 13:44
Yasa, Zincir Marketlere Yarar Sağladı

Mersin Ticaret Borsası Meclis BaÅŸkanı Münir Åžen, Türkiye’nin yaÅŸ sebze ve meyve sektöründeki mevcut durumu deÄŸerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Åžen, sektördeki sorunların çözülmesi için 2012 yılındaki Hal Kanunu’na yönelik düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiÄŸini belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de 2024 yılında yaklaşık 62 milyon ton meyve ve sebze üretildiÄŸine dikkat çeken Åžen, “Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ocak ayında yapılan açıklamaya göre Türkiye, dünya sebze üretiminde dördüncü ve meyve üretiminde altıncıdır. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) istatistiklerine göre ise, ülkemiz aynı dönemde 4,2 milyon ton yaÅŸ meyve ve sebze ihraç etmiÅŸtir ve bunun karşılığında 3,4 milyar dolar gelir saÄŸlamıştır. Ülkemiz açısından böylesine önemli bir ürün grubu piyasasının saÄŸlıklı, güvenilir ve ÅŸeffaf bir ÅŸekilde iÅŸlemesi için, güçlü bir hal kanununun varlığı ve etkin bir denetim mekanizması olması oldukça önemlidir. Bu hedef doÄŸrultusunda 2012 yılında 5957 Sayılı Hal Kanunu çıkarılmıştır ve bu kanun kapsamında Hal Kayıt Sistemi (HKS) kurulmuÅŸtur” ifadelerini kullandı.

“KANUN ZİNCİR MARKETLERE YARADI”

Ancak bu kanunun ne yazık ki toptancı hallerinin daha güçlü bir yapıya sahip olmasını saÄŸlaması gerekirken, toptancı hallerinin fonksiyonunu her geçen yıl daha da zayıflattığını vurgulayan Åžen, “2012 yılına kadar, il sınırları içinde üretilen ürünlerin hallere getirilmesi zorunluluÄŸu vardı. Ancak 2012’de uygulanmaya baÅŸlanan kanun ile hal dışı satışlara serbestlik tanındı. Üstelik bu yasa ile sınai üretimde kullanılan, ihraç ve ithal edilen, üretici örgütleri tarafından satılan ve perakendeciler, otel, lokanta, hastaneler gibi kurumların üreticilerden doÄŸrudan temin ettiÄŸi meyve ve sebzelerin HKS’ye bildirim yapılması ÅŸartı kaldırılmıştır. Åžu an baÅŸta BüyükÅŸehirler olmak üzere meyve ve sebze piyasasının önemli bir bölümü zincir marketlerin hakimiyeti altındadır. Zincir marketler meyve ve sebze ürünlerini direkt olarak üreticilerden almaktadırlar ve serbest piyasa ekonomisi kapsamında yüksek kâr marjı uygulayabilmektedirler. Oysa toptancı hallerinde komisyoncuların satış bedeli üzerinden aldıkları komisyon oranı yüzde 4-8 bandında deÄŸiÅŸmektedir. Bunun sonucunda toptancı hallerine gelen ürünlerde yüzde 25-35’lik bir düÅŸüÅŸ gerçekleÅŸmiÅŸtir ve sektörümüzün yapısı zincir marketler lehine monopol bir oluÅŸuma dönüÅŸmeye baÅŸlamıştır. Mevcut kanunun neden olduÄŸu bir diÄŸer olumsuz nokta ise, kötü niyetli kesimlerin HKS’ye bilinçli olarak yanlış beyanlarda bulunmasına olanak saÄŸlamasıdır. Bu durum ise kayıt dışılığın artmasına neden olmaktadır. Buna ek olarak, TÜFE sepeti içerisinde en yüksek ağırlığa sahip olan gıda ve alkolsüz içecekler grubunun yaklaşık dörtte birini oluÅŸturan yaÅŸ meyve ve sebzede fiyat istikrarı ile arz-talep dengesi üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. DoÄŸru politikalar ancak saÄŸlıklı veriler ile oluÅŸturulur. HKS istatistikleri gerçeÄŸi yansıtmazsa eÄŸer Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve ilgili kurumların oluÅŸturacağı politikalar da güçlü bir zemine oturamaz” dedi.

“TALEPLERİMİZ DİKKATE ALINMALI”

Bu doÄŸrultuda taleplerini sıralayan Åžen, “2012 yılı öncesinde olduÄŸu gibi il sınırları içerisinde üretilen ürünlerin toptancı hallerine getirilmesi zorunluluÄŸu yeniden saÄŸlanmalıdır. Zincir marketler de meyve ve sebze alımlarını bulundukları ilin toptancı hallerinden yapmalıdırlar. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tarım sayımı ve tarımsal üretimin planlanması adımları oldukça önemlidir. Åžu an belirlenen 13 ürün ve yem bitkileri bu planlamaya dahildir. Önümüzdeki süreçte beklentimiz, baÅŸta arz açığı olan ürünler olmak üzere meyve ve sebze ürün grubunun da planlamaya dahil edilmesidir. HKS’ye yapılan bildirimler üzerindeki denetim mekanizması daha da güçlendirilmelidir. Böylece veri sistemi daha saÄŸlıklı hale getirilmelidir. Ayrıca TCMB tarafından 14 Åžubat 2025’te yayınlanan raporda belirtildiÄŸi üzere; “Türkiye’de taze meyve-sebze arzının ve depolanabilir ürünler için stok durumunun aylık olarak takip edilmesini saÄŸlayacak mevcut bir gösterge bulunmamaktadır.” yönündeki tespitten yola çıkarak, ilgili Bakanlık ve kurumlarımızın veri üretme yapısı daha da iyileÅŸtirilmelidir. En iyi denetleme görevini tüketiciler görmektedir. Dolayısıyla, ürün künyeleri sayesinde tüketiciler, malın üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici/iÅŸletmeye ait olduÄŸunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlıkça uygun görülen diÄŸer hususları görebilmektedirler. Bu sürecin kontrol mekanizması etkin bir ÅŸekilde iÅŸlemeli ve tüketicilerimiz bu konuda daha fazla bilinçlendirilmelidir. Ülkemizde 176 toptancı hali var. Temel amaç fazla hal sayısının olması deÄŸil, mevcut toptancı hallerinin ve pazar yerlerinin yapısının güçlenmesi, daha modern ve donanımlı hale getirilmesidir. Bu yapı sadece ekonomik deÄŸil sosyal açıdan da önemlidir. Tüketicilerimiz, özellikle genç nesillerimiz daha taze ve ucuz ürünlere ulaÅŸabileceklerdir. OluÅŸturulacak yeni plan ve politikalarda sektör temsilcileri ile koordinasyon ve istiÅŸare ortamı daha da güçlendirilmelidir. Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci ve dünyada ilk 10 içerisindedir. Tarımsal ihracatımız ise 32,6 milyar dolar seviyesine yükseldi ve tarımsal dış ticaret açısından net ihracatçı konumdayız. Ülkemizin bu performansı göstermesinde meyve ve sebze sektörünün çok önemli katkısı bulunmaktadır. Ülkemizin bu alanda geliÅŸmek için çok daha büyük potansiyeli mevcuttur. Devletimizden beklentimiz, bugüne kadar olduÄŸu gibi taleplerimizin dikkate alınması ve bu sorunların çözümüne iliÅŸkin bir yol haritası çizilmesidir.”