⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Muz Üreticisi Alternatif Ürünlere Yöneliyor

Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, muz üretiminin artık rantabl olmadığını belirterek, üretimin 1 milyon tondan 875 bin tona düştüğünü ifade etti. Üreticilerin sürdürülebilir muz tarımı için bakım ve modernizasyon kredisi gibi destekler beklediğini vurgulayan Gümüş, bu desteklerin eksikliği nedeniyle alternatif ürünlere yönelim olduğunu dile getirdi.

GÜNDEM 25 Şubat 2025 Salı 14:31
Muz Üreticisi Alternatif Ürünlere Yöneliyor

Muz ve çilek üretimiyle ilgili deÄŸerlendirmelerde bulunan Anamur-Bozyazı Ziraat Odası BaÅŸkanı Ahmet Åžeref GümüÅŸ, “Muz üretimimiz gerçekten bizim ülke tüketimimizin yüzde yüzünü karşılar duruma geldik. Burada devletimizin çiftçiye desteÄŸi ciddi manada geçmiÅŸ yıllarda olmuÅŸtur da olmaya devam ediyor. Ancak son birkaç yıldır muzdaki sera yapım kredileri kesildi. Devlet sübvansiyonlu kredi ve hibe kredileriyle özellikle bizim arzu etmediÄŸimiz küçük aile iÅŸletmelerine deÄŸil sermaye ÅŸirketlerine çok ciddi manada hibeler vererek 300 dönüm, 500 dönüm, 1000 dönüm muz seraları yapıldı. Artık belli bir noktaya geldikten sonra durduruldu. Fakat 1 milyon tonu aÅŸan muz üretimimiz ÅŸu anda 875 bin tona geriye doÄŸru düÅŸmeye baÅŸladı” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİ ÜRÜN DEĞİŞİKLİĞİNE GİDİYOR”

Muz üretimindeki gerilemeye dikkat çeken GümüÅŸ, “Bir patlıcancıya, salatalık üreticisine, domates üreticisine verdiÄŸi gibi kolay vermiyor. Yani bu paranın hiçbir önemi yok. Ben kesinlikle Ziraat Bankası'nın bu kredileri tekrar revize ederek ciddi manada en azından dönüm başına 150-200 bin lira bir paranın verilmesini istiyoruz. Sürdürülebilir bir muz üretimi yapabilmemiz için. Sonra kerelerimizde modernizasyon kredisi kullanıyorduk. Bakım kredisi, eskiye naylonlarımızın deÄŸiÅŸimi, demirlerin deÄŸiÅŸimi, sere bakımıyla ilgili. Bu kredi de son 3-4 yıldır kesildi, verilmiyor. Aynı zamanda ÅŸu anda yapım kredisi hiç verilmiyor. Ben buradan ÅŸunu söylemek istiyorum. Acilen en az 10 dönüme kadar olan küçük aile içerisinde, iÅŸletmelerimizin ayakta durabilmesi için bu kredilerin tekrar verilmesi gerekir. Åžayet devletimizin bugüne kadar buz üreticisine yapmış olduÄŸu destek tekrar bu sürdürülebilir yapabilmemiz için bu verilmezse artık hiçbir anlamı kalmayacak. Türkiye'nin nüfus ortalamasını nüfusunuza baktığımızda bir buçuk iki kilo muz tüketimimiz vardı kiÅŸi başına düÅŸen. Ancak ÅŸu anda on kilonun üzerine çıktı. Artık bizim ülkemizdeki bütün insanlarımız muza alıştı. Åžayet biz yerli üretimi desteklemez isek önümüzdeki günlerde biz Ekvator’un üreticisine, çiftçisine destek vermeye baÅŸlamak zorunda kalacağız. Onun için ben buradan yetkililerin dikkatini çekiyorum. Kırmızı kalemle bu sözlerimin altını çiziyorum. Sürdürülebilir bir muz tarımı yapabilmemiz için bakım kredisi, modernizasyon kredileri ve on dönüme kadar yeni yapılacak olan seralara destek verilmesi gerekir. Bütün üreticilerimiz bu destekle kesildiÄŸi için muzdan adeta kaçıyorlar, ürün deÄŸiÅŸikliÄŸi, desen deÄŸiÅŸikliÄŸi yapılıyor. Bunun için bu çok önemli bir konu” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“EÄžER ÜRETİM GERİLEMEYE DEVAM EDERSE İTHAL MUZ GELECEK”

Artık ülkemizdeki insanların damak tadının yerli muza alıştığının altını çizen GümüÅŸ, “Bu muzdan vazgeçilmeyecek, kesinlikle devam edecek. EÄŸer yerli ve milli üretimimiz, ülkemizin ihtiyacını karşılayan muz, bizim çiftçimizin üretimde sorunu yok. Burada en ufak bir sorunumuz yok. Burada yapısal sorunlarımız var. Devletimizin, hükümetimizin görmediÄŸi konular var. Sizlerin aracılığıyla ben bunu söylüyorum. Önümüzdeki günlerde ithal muz daha da fazla gelecek. Biz muz üretiminde daha önce de söyledik, frigo arabalara destek verilmesi gerekir. Hala bizim taşımamızda muzun raf ömrünü uzatabilmemiz için, ithal muza karşı mücadele verebilmemiz için bizim muzlarımızın raf ömrü biraz daha düÅŸük. Sebebine gelince bize frigo arabaların destek verilmesi gerekir.  Ciddi manada sadece muzla deÄŸil, bütün tarım ürünlerinde sıkıntımız var. Üreticiyi hak ettiÄŸi fiyata, ürününün deÄŸerini hak ettiÄŸi fiyata alamıyor. Tüketici ise yemesi gereken, tüketmesi gereken hak ettiÄŸi fiyata ürünü alamıyor. Ciddi manada özellikle hallerimiz zayıflaÅŸtırıldı. Eski ki gibi bütün ürünler zincir marketlerde satılıyor. Manav iÅŸi kalktı, pazar yerleri kalktı eski ki gibi deÄŸil, tablacılar kalktı. Åžu anda adeta muzun arzını da talebini de oluÅŸturan zincir marketler bunun üzerine gidilmediÄŸi müddetçe bu sıkıntı devam edecek. Hala bizim muzlarımızın, hevenklerimizin, baÅŸ parmaklarını, duble olan muzlarımızın hala ithal damgası vurularak, ithal olarak satılıyor. Yerli ve milli olarak satılan muzumuz ikinci ve orta muz. Yani burada devletimizin, bakanlığımızın bunun denetimini daha seri bir ÅŸekilde yapması gerekir. Kesinlikle ben buradan ÅŸunu söylüyorum, üretimde sıkıntımız yok. Üretici muz üreticisi muzu üretir. En ufak bir sıkıntımız yok. Ama bizim pazarlamada sıkıntımız var, desteklemede sıkıntımız var. Yani bu konular çözüldüÄŸü zaman geriye herhangi bir problemimiz kalmıyor. O zaman hem üreticimiz memnun kalacak hem de tüketicimiz memnun kalacak” diye konuÅŸtu.

“ÇİLEKTE PAZARLAMA SORUNUMUZ VAR”

Muz ve çilekte pazarlama sorunu olduÄŸunu vurgulayan GümüÅŸ, “Buradaki pazarlama sorunumuz, biraz önce de söyledim. Bizim çiftçimiz üretiyor ama hak ettiÄŸi fiyatı alamıyor. Yani pazarlamada ciddi manada sorunumuz var. Åžu anda çilek 60-80 lira Anamur'da, üreticinin bu çileÄŸe hala sattığı fiyat. Ama tüketim merkezlerinde 250-400 liraya kadar satılıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. EÄŸer bu tedbirler alınırsa, üretici çileÄŸini 150 liraya satacak. Tüketici de ulaÅŸtığı zaman 200-250 liraya yiyecek. Artık faiz fiyatı olmayacak. Burada çok dengesiz bir pazarlama ağında çok ciddi manada sorunlarımız var. Ben buradan haller tekrar güçlendirilmeli. Yani zincir marketlerin alternatifi oluÅŸturulmalı. Åžimdi pazarlar güçlendirilmeli. Bunlar güçlendirilmediÄŸi müddetçe çiftçi zor duruma kalacak. Bir de biz turfanda üretim yapıyoruz çilekle. Biz turfanda üretimi yaparken çileye tam piyasaya sürüyoruz. Ne yazık ki Mısır'dan çilek geliyor. Çiftçinin üretimi baÄŸdalanıyor. Yani bu konuların üzerinde durulması gerekir. 200 bin ton ülkemiz Mısır'la bir anlaÅŸma yapmış çilek üretimi. Bari bu üretim çiftçinin tamamen ürettiÄŸi dönemde olmaması gerekir. Çok üretim yaptığımız dönemde olması gerekir. Yetkililere biz soruyoruz bu 200 ton ne zaman bitecek? Bir türlü de 200 ton bitmiyor. Yani 200 ton aslında çok büyük bir rakam deÄŸil. Yani burada bir takım farklı olayların olduÄŸunu düÅŸünüyoruz. Yine son iki yıldır geçtiÄŸimiz yıl ve daha önceki yıllarda bizim ülkemizde çilek üretimi varken Rusya Yunanistan'a ambargo koymuÅŸ. Ancak bizim ihracatçılarımız gidiyor Yunanistan'dan Yunan çileÄŸini alıyor. Türk menÅŸei yaparak veya Rusya üzerinden Moskova'ya ilgiliyor. Åžu anda yine bu duyumları alıyoruz. Lütfen ben buradan ihracatçılarımıza da sesleniyorum. Allah rızası için aynı havayı teneffüs ediyoruz. Aynı ülke yaşıyoruz. Aynı bayrağın altında duruyoruz. Ya yazık deÄŸil mi? Günah deÄŸil mi? Yani bizim üreticimiz de kazansa Allah taÅŸ mı eder? Yani bu kadar para sevdalısı olmamızın önemi nedir ben anlayamıyorum. Elbette ki siz de kazanmanız gerekir. Ama bizim çiftçimizin önünü açın. Åžayet bu çiftçi üretmez ise yarın bu ihracatçılarımız ne satacak? İhracatçılarımızın hakkını da savunuyorum. Åžu anda biz bir kilo çileÄŸi uçak kargo ile Rusya'ya gönderebilmemiz için 3-3,5 dolar sadece kargo bedeli ödüyoruz. Ama bizim dışarıda rakibimiz kim? Mısır. Bizim rakibimiz kim? Yunanistan. Bunlar da uçak kargosu sübvanse ediliyor. Onlar 1 dolara gönderiyorlar. Böyle bir ortamda ihracatçılarımız elbette rekabet edemez” dedi.