Denizatları Yok Oluyor!
Dünyada 33, Türkiye’de ise özellikle Akdeniz’de yalnızca 3 türü bulunan denizatlarının nesli, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Mersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bedii Cicik ve Prof. Dr. Deniz Ayas, denizin sevimli karakterlerinin yok olmaması için uyarılarda bulunarak, koruma önlemlerinin bir an önce alınması gerektiğini belirtti.
MEÜ Su Ürünleri Fakültesi öÄŸretim üyesi Prof. Dr. Bedii Cicik, denizatlarının kemikli balıkların Syngnathidae familyasına ait canlılar olduÄŸunu belirterek, dünyada 33 türü bulunan denizatlfarının sadece 3 türünün Türkiye sularında yaÅŸamını sürdürdüÄŸünü ifade etti. Denizatlarının baÅŸlıca yaÅŸam alanlarının, denizlerin kıyıya yakın olan kesimleri olduÄŸunu dile getiren Cicik, "Bu kesimler özellikle kirliliÄŸin etkisi altında olduÄŸundan ve aynı zamanda avcılık sahası olduÄŸundan bir taraftan avcılık dışı yakalanmaları, diÄŸer taraftan kirliliÄŸin etkisi sayılarının günden güne azalmasına neden olmaktadır" dedi.
“ORTALAMA YAÅžAM SÜRELERİ 5 İLA 10 YILDIR”
Denizatlarının, özellikle deniz akvaryumlarında akvaryum canlısı olarak, kurutulmuÅŸlarının süs eÅŸyası olarak, geleneksel Çin tıbbında ilaç yapımında ve Uzak DoÄŸu'da afrodizyak etkisinden dolayı yaygın bir ÅŸekilde tüketildiÄŸini ifade eden Cicik, ÅŸöyle devam etti: "Bunlar ekosistemde besin zincirinin alt basamaklarında yer aldıklarından çok sayıda düÅŸmanları vardır. Bunların baÅŸlıca yaÅŸam alanları sünger, mercan, yosun gibi korunaklı alanlardır. Ancak son yıllarda bu yaÅŸam alanlarının çeÅŸitli çevresel faktörlere baÄŸlı olarak bozulması, düÅŸmanlarına karşı korunaksız bir durumda kalmalarına ve sürekli tehdit altında olmalarına neden olmuÅŸtur. Ortalama yaÅŸam süreleri 5 ila 10 yıldır. Bu canlıları ayıran diÄŸer bir özellik erkeklerinin doÄŸurduÄŸu ÅŸeklinde bilinmesidir. Oysa diÅŸi olanlar yumurtalarını erkeklerin karın bölgesindeki kese içerisine aktarır, döllenme burada gerçekleÅŸtikten sonra yavrular canlı bir ÅŸekilde doÄŸarlar. İlk doÄŸumda yavru sayısı 50 ila 100 arasında olurken sonraki doÄŸumlarda yavru sayısı bine ulaÅŸabilmektedir."

“DENİZATLARININ YAÅžAM ALANLARI DENİZ ÇAYIRLARIDIR”
Denizatlarının neslinin birçok faktöre baÄŸlı olarak tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Cicik, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İliÅŸkin SözleÅŸmeye göre denizatlarının da koruma altında olduÄŸunu vurgulayarak, "Ülkemizde de bunların avlanması, taşınması, ticari amaçla satılması yasaklanmıştır" diye konuÅŸtu. Denizatlarının yaÅŸam alanlarının deniz çayırları olduÄŸunu ifade eden Cicik, "Avlanma esnasında denizatları otomatikman aÄŸlara takılacaktır. Bunlar av dışı canlılar olduÄŸu için yakalandıklarında zarar vermeden denize atılmaları, en azından yaÅŸamlarını devam ettirmeleri açısından önem taşımaktadır. Öncelikle yaÅŸam alanlarının korunması, bunun için de yaÅŸam alanını oluÅŸturan deniz çayırların korunması gerekmektedir. Özellikle deniz çayırların olduÄŸu yerlerde kirlilik deÅŸarjlarının engellenmesi, yaÅŸam alanlarının muhafazasını saÄŸlayacaktır" dedi.
“SON 2-3 YILDIR ÇOK NADİR GÖRMEYE BAÅžLADIK”
Prof. Dr. Deniz Ayas da MEÜ Deniz Canlıları Müzesi dalış ekibi olarak düzenli ÅŸekilde Mersin Körfezi'nin çeÅŸitli noktalarında dalış yaptıklarını söyledi. Son yıllarda denizatlarını özellikle deniz çayırlarının ve makroalglerin tahrip olmasıyla birlikte son 2-3 yıldır çok nadir görmeye baÅŸladıklarını belirten Ayas, "Bunda iklim deÄŸiÅŸikliklerinin etkisi de var. Tabii onun dışında kirlilik ve kirliliÄŸe baÄŸlı deniz çayırlarının kapladığı alanların daralması ve bu alanlarda özellikle çeÅŸitli fiziksel tahribatlar, denizatlarının bu bölgede daha az görülmesine neden oluyor. Aslında biz bu habitat kurucu dediÄŸimiz deniz çayırlarını koruyarak denizatlarının geleceÄŸini garanti altına alıyoruz" diye konuÅŸtu. Prof. Dr. Ayas, denizatlarının yaÅŸam alanları olan deniz çayırlarının Mersin Körfezi'nde önemli noktalarda korunması gerektiÄŸini sözlerine ekledi. (İha)