⏱ 1 Haziran 2026 Pazartesi
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

İbrahim ALTUNSÖZ

İbrahim ALTUNSÖZ

📅 1.06.2026

TELEFONLAR MI ÇOCUKLARIMIZI BÜYÜTÜYOR?

Bugünün çocukları sokakta düÅŸe kalka büyümüyor artık…

Bir ekranın ışığında, sessizce büyüyorlar.

Elimizde tuttuÄŸumuz telefonlar, farkında olmadan çocuklarımızın karakterini, alışkanlıklarını ve hatta geleceÄŸini ÅŸekillendiriyor.

Eskiden çocuk sesleri sokaklardan yükselirdi. Mahalle aralarında top oynayan, bisiklet süren, arkadaÅŸlık kuran çocuklar vardı. Åžimdi ise aynı masada oturan bir ailenin bile birbirine bakmadan saatlerce telefona gömüldüÄŸünü görüyoruz. En acı olan ise çocukların bunu normal sanmasıdır.

Sosyal medya bugün sadece eÄŸlence aracı deÄŸil; aynı zamanda bir bağımlılık mekanizmasına dönüÅŸmüÅŸ durumda. Sürekli kayan videolar, kısa içerikler ve bitmeyen bildirimler çocukların dikkat süresini ciddi ÅŸekilde azaltıyor. Birçok çocuk artık uzun süre ders dinleyemiyor, kitap okuyamıyor ya da bir iÅŸe odaklanmakta zorlanıyor. Çünkü zihinleri sürekli hızlı tüketime alışıyor.

Burada suçu sadece teknolojiye yüklemek doÄŸru olmaz. Asıl soru ÅŸu:

Telefonlar mı çocuklarımızı büyütüyor, yoksa biz mi onları ekranlara teslim ediyoruz?

Bugün birçok anne baba yoÄŸun iÅŸ temposu ve hayatın stresi içinde çocuklarıyla yeterince vakit geçiremiyor. Çocuk aÄŸladığında eline telefon veriliyor, yemek yemesi için video açılıyor, sessiz kalması için tablet uzatılıyor. Zamanla çocuk için ekran bir ödül deÄŸil, hayatın merkezi haline geliyor.

Oysa çocuk dediÄŸimiz ÅŸey ilgiyle büyür.

Sohbetle geliÅŸir.

Sporla güçlenir.

Kitapla düÅŸünür.

Arkadaşlıkla karakter kazanır.

Bu yüzden ailelerin çocuklarını sadece okul baÅŸarısıyla deÄŸil, sosyal geliÅŸimleriyle de takip etmesi gerekiyor. ÇocuÄŸun kaç soru çözdüÄŸü kadar, kaç saat ekrana baktığı da önemlidir. Çünkü kontrolsüz teknoloji kullanımı; yalnızlık, özgüven eksikliÄŸi, öfke problemleri ve iletiÅŸim bozukluklarını beraberinde getirebiliyor.

Ben yıllardır gençlerle ve çocuklarla iç içe çalışan biri olarak ÅŸunu net ÅŸekilde görüyorum:

Spor yapan, sosyal ortamda bulunan ve gerçek hayatla baÄŸ kuran çocuklar ekran bağımlılığına daha az teslim oluyor. Çünkü hayatın içinde amaç bulan çocuk, sanal dünyanın içine hapsolmuyor.

Belki de bugün aileler olarak kendimize ÅŸu soruyu sormamız gerekiyor:

Çocuklarımızın eline telefon verirken onların zamanını mı dolduruyoruz, yoksa geleceÄŸinden mi eksiltiyoruz?

Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak mümkün deÄŸil. Ama onu doÄŸru kullanmayı öÄŸretmek mümkün. Çünkü çocuklarımızın geleceÄŸini algoritmalar deÄŸil; aile, eÄŸitim, spor ve doÄŸru deÄŸerler ÅŸekillendirmeli.

Unutmayalım…

Çocuklarımız bizi izleyerek büyüyor.

 

EÄŸer biz sürekli ekrana bakıyorsak, yarının bağımlı neslini eleÅŸtirmeden önce dönüp kendimize bakmamız gerekir.

Yazarın Arşivi