ERKEN TANI VE PSİKOLOJİK DESTEKLE MEME KANSERİNİ YENDİ
Mersin'de erken teşhisle meme kanserini yenen 48 yaşındaki Fatma Gürbüz Akıncı, Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi aracılığıyla kadınlara seslenerek, "Benim şansım, kendi vücudumu takip etmem oldu. Kendinizi tanıyın, kontrollerinizi düzenli yaptırın" dedi.
Toroslar Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Belediye BaÅŸkanı Atsız Afşın Yılmaz'ın en çok önem verdiÄŸi projelerden biri olan Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi, danışma hizmeti vererek kadınların yanında olmaya ve Toroslar halkının yaÅŸam kalitesini arttırmaya devam ediyor. Meme kanseri tedavisi sırasında Toroslar Belediyesi bünyesinde bulunan Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi'ne baÅŸvurarak, alanında uzman psikologlardan danışma hizmeti alan Fatma Gürbüz Akıncı, erken tanının ve taramanın önemine dikkat çekti.
Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi'nin alanında uzman psikologları, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla erken tanı ve psikolojik destekle meme kanserini yenen Akıncı ile videokonferans görüÅŸmesi yaptı.
"Kanserle mücadelede motivasyon önemli"
48 yaşında iki çocuk annesi Akıncı, iki yıl önce meme başındaki çöküntüden ÅŸüphelenerek doktora baÅŸvurduÄŸunu söyledi. Meme kanserinde erken tanının ne denli önemli olduÄŸunun farkında olduÄŸunu belirten Akıncı, tanı ve tedavi süresince yaÅŸadığı deneyimlerini paylaÅŸtı.
Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi'nden danışma hizmeti alan Fatma Gürbüz Akıncı, kanserde sadece tedavinin deÄŸil psikolojik desteÄŸin de önemli olduÄŸunu vurguladı. Belediye BaÅŸkanı Atsız Afşın Yılmaz'a belediye bünyesinde böyle bir danışma hizmeti sunduÄŸu için teÅŸekkür eden Akıncı, yaÅŸadığı tüm süreçlerde çocuklarını, ailesini ve yakınlarını düÅŸünüp mücadelesini bırakmadığını söyleyerek, "Basite alınacak bir süreç deÄŸil. Åžansım, kendi vücudumu takip etmem ve bunu çok erken bir ÅŸekilde fark etmem oldu. Her ÅŸeyin başı saÄŸlık. Ama saÄŸlığımızı koruyabilmemiz için bazı tedbirlerimiz var. Kadının göÄŸüsleri varsa onların kontrolünü de doktordan önce kadın yapmalı" dedi.
Kendisinin olduÄŸu kadar yakınlarının da psikolojik açıdan etkilendiÄŸini ve bu noktada Toroslar Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi'ne baÅŸvurarak danışma hizmeti aldığının bilgisini veren Akıncı, "İki yıl önce kendi kendime elle muayene sırasında sol meme başımın hafif çökük ve bir kitle olduÄŸunu fark ettim. EÅŸime, kanserden ÅŸüphelendiÄŸimi söyledim. Arkadaşımı arayıp beni doktora götürmesini istedim. Doktorum muayene etti. 8 gün içerisinde patoloji raporum ortaya çıktı ve ameliyatımı oldum. Riske atmak istemedim. Her iki göÄŸsümü aldırdım ve protezlerimi taktırdım. Ve meme kanseri mücadelem baÅŸladı. Bu süreçte çocuklarım, eÅŸim ve yakınlarım çok etkilendi. Beni kaybetme korkusuna girdiler. Bununla baÅŸ edemedim ve aklıma Toroslar Belediyesi'nin Kadın ve Çocuk Danışma Merkezi geldi. BaÅŸkanımız Atsız Afşın Yılmaz'a böyle bir hizmeti sunduÄŸu için teÅŸekkür ediyorum. Farkında olmadığım ÅŸeyleri bana gösterdiniz. Kendime özel vakit ayırmam ve kendim için bir ÅŸeyler yapmam gerektiÄŸini öÄŸrettiniz. Çok güzel destekler aldım. Toroslar Belediyesi iyi ki var" ifadelerini kullandı.
"Kadınlara tavsiyem, vücutlarını iyi tanısınlar"
Kanserle mücadele sürecini kendine inanarak ve güvenerek atlattığına da dikkat çeken Akıncı, "Kadınlara tavsiyem öncelikle vücutlarını çok iyi tanımaları. Yemek yemek bir rutinimiz ise vücudumuzu muayene etmek de bir rutin olmalı. Haftalık, aylık gibi. Tanı öncesinde kistlerim vardı. Bu yüzden korkularım da vardı. Düzenli olarak muayeneye gidiyordum. Ultrasonlar çektiriyordum. Sonra yeter, radyasyon alıyorum dedim. Gidiyorum hiçbir ÅŸey çıkmıyor. Ama öyle deÄŸilmiÅŸ. Bu kontrollerin düzenli olarak yapılması gerekiyormuÅŸ" diye konuÅŸtu.
"EdindiÄŸim hobilerle yaÅŸama tutundum"
Hayattan kopan hastalara da seslenen Akıncı, hayata tutunmayı nasıl baÅŸardığının formülünü de vererek, ÅŸöyle devam etti; "Bu süreçte moral ve motivasyon da çok önemli. Hastalığı atlattıktan sonra hayatımda farkındalıklarım da arttı. Çok insancıldım. Kendim adıma bir ÅŸey yapmazdım ve bir koÅŸuÅŸturma halindeydim. İnsanlar bir ÅŸeyler yapmak ister ama hep erteler, ertelemesinler. Åžimdi kendime vakit ayırabiliyorum. Bu dönemde piyano ve keman öÄŸrendim. Sosyal hayatımı hiç kısıtlamıyorum. Çocuklarımı, ailemi düÅŸünerek bu mücadeleyi kazandım. Ben, hayatımı yaÅŸamayı seçtim ve kanseri atlattım."