NEDEN BU KADAR ÖFKELİ VE TAHAMMÜLSÜSÜZ?
Son zamanlarda toplumda, günlük hayatımızda çok sık dile getirdiğimiz, çok sık yaşadığımız ama yönetme konusunda oldukça başarısız olduğumuz bir konu öfke kontrolü ve tahammül edememek.
Toplumda yaygınlaÅŸan tahammülsüzlük ve en ufak bir sebepten çıkan tartışmaları Psikiyatrist Dr.Pervin Erdem‘e sorduk.
Öfkemizi kontrol altına almak için neler yapabileceÄŸimiz konusunda konuÅŸtuÄŸumuz Psikiyatrist Dr.Pervin Erdem, ”Çevrenizde öfkeli olan kiÅŸileri ve öfkeli olduÄŸunuz anları gözden geçirin. Mutlaka vardır. Åžu zamanda herkesin tanık olduÄŸu birçok toplumsal haber bulunmaktadır. Toplumun içinden geçtiÄŸi Ekonomik süreç ve Pandemi süreci bu durumu tetiklemiÅŸ olabilir. Genel olarak öfke, doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen duygusal tepkidir. Öfke diÄŸer duygular gibi son derece doÄŸal, evrensel ve saÄŸlıklı olarak ifade edildiÄŸinde, yapıcı ve kiÅŸiler arası iletiÅŸimi düzeltici olabilen bir duygudur. Ancak öfke, kontrol edilemeyen ve yıkıcı bir biçimde davranışlara yansıyarak saldırgan ve son derece tahrip edici tepkilere dönüÅŸmesi potansiyeline sahiptir.” ifadelerine yer verdi.
Birçok çalışmanın, saÄŸlıklı biçimde ifade edilmeyen ve bastırılmaya çalışılan öfkenin, kronik kalp damar hastalıkları, baÅŸ aÄŸrısı, yüksek tansiyon ve mide hastalıklarına yol açarak kiÅŸinin fiziksel saÄŸlığı için ciddi tehditlere oluÅŸturduÄŸunu dile getiren Erdem, “Öfkenin ne bastırılması, ne de inkâr edilmesi saÄŸlıklı ve etkili bir ifade yolu olarak görülmemektedir. Öfkenin saÄŸlıklı olarak yaÅŸanıp ve yönetilebilmesi için kabul edilmesi, nedenlerinin ve biçiminin anlaşılması ve kesinlikle saldırgan biçimlerde ifadesinin kontrol edilmesi gereklidir. Öfke yönetilemediÄŸi taktirde, çeÅŸitli psikolojik belirtiler de ortaya çıkarabilir. Öfke davranışları, davranış olarak kazanıldığında bu durum kronikleÅŸebilir. Aşırı gerginlik, fiziksel titremeler, stres, kaygı, bayılma veya kendini yönetememe vb. Duygusal, fizyolojik ve biliÅŸsel boyutlarda incelediÄŸimizde hiddet, düÅŸmanlık, ÅŸiddet gibi kavramlarla kontrolsüzce gerçekleÅŸme durumudur. Toplumsal ve bireysel güvenliÄŸimiz ve huzurumuz için önemlidir. Çünkü öfke kontrol problemi yaÅŸayan bir kiÅŸi, nasıl enfeksiyon kaptığında hastaneye veya saÄŸlık kuruluÅŸlarına baÅŸvuruyorsa, öfke kontrolü için de bizlere baÅŸvurmalıdır. Bu durum bilinçli bir birey olduÄŸunun göstergesidir.” diye konuÅŸtu.
“PANDEMİ SÜRECİNDE VERİLEN DUYGUSAL VE DAVRANIÅžSAL TEPKİLER, BAZI PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLARIN BELİRTİLERİNE BENZEYEBİLİR”
Son iki yıldır hayatımızda olan pandeminin psikolojimiz üzerinde yarattığı etkileri için Psikiyatrist Dr.Pervin Erdem, ”Salgınların bedensel saÄŸlık üzerindeki etkileri sıklıkla vurgulanmasına karşın, psikolojik etkilerinin görece geri plana atıldığını söyleyebiliriz. Salgınların bedensel etkileri yıkıcı ve hayati olsa da, salgınlar sırasında ortaya çıkan psikolojik reaksiyonlar, salgınların bedensel etkilerinden daha uzun süreli etkiler bırakmaktadır. Pandemiler sırasında en yaygın ÅŸekilde deneyimlenen duygu kiÅŸinin kendi saÄŸlığına ya da yakınlarının saÄŸlığına iliÅŸkin duyduÄŸu kaygıdır. Pandemiler sırasında deneyimlenen, dış dünyanın güvenliÄŸine iliÅŸki kaygılar, insanların geliÅŸimsel olarak deneyimledikleri ilk kaygılardandır. Bu kadar temel bir duyguyu tetikliyor oluÅŸu sebebiyle pandemiler psikolojik açıdan zorlayıcıdır ve bu durum toplumlarda tahammülsüzlük gibi duygular yaratabilir. Nasıl ki Covid-19 her bireyde aynı ÅŸekilde seyretmiyor, bazı bireyler çok ağır belirtiler gösterirken bazı bireyler farkına bile varmadan atlatıyorsa, pandemi sürecinin yarattığı psikolojik etkiler de kiÅŸiler arası deÄŸiÅŸkenlik gösterir. Pandemi sürecinde verilen duygusal ve davranışsal tepkiler, bazı psikolojik rahatsızlıkların belirtilerine benzeyebilir. Pandemi sürecinde bireyler özellikle kaygı ve duygu durum bozukluklarına yatkınlık gösterirler. EÄŸer bireyler daha önce ya da hâlihazırda bir psikiyatrik tanıya sahipse, pandemi sürecinde belirtilerinin nüksetmesi ya da alevlenmesi söz konusu olabilir.” dedi.
Dr. Erdem, öfke ve tahammülsüzlüÄŸümüzü kontrol altına almak için, ” Öncelikli ve en doÄŸru tedavi yöntemi bu gibi durumlarda profesyonel yardım alınmalı ve bizlere baÅŸvurulmalıdır.
Kendi kendinizi sakinleÅŸtirmeye yönelik egzersizleri düzenli olarak yapın.
Derin nefes alın, nabız atışlarınızı ve nefesinizi kontrol altına alın.
Kendinizi sakinleÅŸtirecek cümleler söyleyin.
Kendinizi kontrol etme konusunda kararlı olun.
Bağırmayın, vurmayın.
Çevrenizdekileri öfkelendiÄŸinize ait bilgilendirin.
Kendinize zaman tanıyın. EÄŸer mümkün ise kendinizi öfkeli olduÄŸunuz ortamdan hemen uzaklaÅŸtırın ve sorunla ancak kontrolünüzü yeniden kazandığınızda uÄŸraşın.
Kişisel saldırılara cevap vermeyin.
KiÅŸiselleÅŸtirmekten kaçının.
İlk etapta böyle durumlarda yukarda belirtiÄŸim davranış biçimleri sizlere faydalı olacaktır.” Yollara baÅŸvurulabileceÄŸini dile getirdi.