⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Kronik mide ekşimesini hafife almayın!

Göğüs cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, yemek borusu kanserine neden olan faktörleri anlattı. Erdoğan, kronik mide ekşimesi veya asit reflüsünün de bu duruma sebep olabileceğini söyledi.

SAÄžLIK 23 Ocak 2025 PerÅŸembe 13:27
Kronik mide ekşimesini hafife almayın!

ÇoÄŸunlukla erkeklerde görülen yemek borusu (Özefagus) kanseri dünya çapında kanserle iliÅŸkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri oluyor. Memorial Antalya Hastanesi GöÄŸüs Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Abdullah ErdoÄŸan, yemek borusu kanseri hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Yemek borusu kanserinin boÄŸazın mideyi baÄŸladığı tüp olan yemek borusunda geliÅŸtiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Tümörler, yemek borusunun iç astarı olan mukozada ortaya çıkar. Toplumun yemek borusu kanseri nedenleri ve belirtileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın önlenmesi veya baÅŸarıyla tedavi edilmesinin önündeki en büyük engellerdir” dedi.

ALKOL TÜKETENLER RİSK ALTINDA

Tedavide erken teÅŸhisin önemine dikkat çeken ErdoÄŸan, “Tedaviden olumlu sonuç almak için erken teÅŸhis büyük önem taşımaktadır. Belirtilerden biri veya birkaçı görüldüÄŸünde doktora baÅŸvurmak ve gerekli tetkikleri yaptırmak kanserin hayati tehdidinden korumaya yardımcı olacaktır. Yüksek oranlarda yemek borusu kanseri görülen ülkelerin başında gelen doÄŸu toplumlarında (Çin, Hindistan, Japonya gibi ülkelerde), yemek borusu kanserine yol açtığı kanıtlanan en önemli etkenlerin başında beslenme ÅŸekli ve besinlerin hazırlanmış biçimi gelmektedir. ÖrneÄŸin tütsülenmiÅŸ balık yani tütsüleme tekniÄŸi önemli bir risk faktörüdür” diye konuÅŸtu. ErdoÄŸan, alkol tüketiminin de yemek borusu kanseri için önemli rol oynadığına iÅŸaret ederek, ÅŸunları söyledi: “Genel olarak toplumlarda aşırı alkol tüketimi yemek borusu kanserinin diÄŸer bir önemli risk faktörüdür. Özellikle batı toplumlarında aşırı alkol kullanımı beslenme ÅŸekline göre daha ön plana çıkmaktadır. Öte yandan ülkemize bakıldığında, özefagus kanseri DoÄŸu Anadolu bölgesinde diÄŸer bölgelere göre daha sık görülür. Bunun sebeplerinden bazıları aşırı sıcak çay vb tüketimi ile birlikte uygunsuz ÅŸekilde yapılmış mangal-et piÅŸirme yöntemleridir. Mangal yapımında besinin aşırı sıcakta kömürleÅŸecek kadar fazla piÅŸirilmesi, besinin moleküler yapısını bozar ve kanserojen hale dönüÅŸümüne yol açabilir. Özetle sebze ve meyveler de dahil olmak üzere tüm besinlerin doÄŸal olarak hazırlanması ve tüketilmesi özefagus kanseri riskini azaltır. ErdoÄŸan, diÄŸer risk faktörleri ise ÅŸu ÅŸekilde sıraladı: “Tütün ve tütün ürünleri kullanımı, Kronik mide ekÅŸimesi veya asit reflüsü, Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), Barrett özofagusu, bazen GERD'li kiÅŸilerde geliÅŸen bir durum, Akalazya, alt özofagustaki kasların nadir bir rahatsızlığı.”

“YUTMA GÜÇLÜÄžÜNE DİKKAT”

Hastalığın erken evresinde yaygın olarak görülen ilk belirtinin katı yiyecekleri yutma güçlüÄŸü olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Abdullah ErdoÄŸan, “Åžikayetler tanıdan birkaç ay önce baÅŸlamakta ancak hasta tarafından sıradan bir yutma güçlüÄŸü olarak algılandığı çoÄŸu zaman ÅŸikayetlerinin ne anlama geldiÄŸi bilinmemektedir. Hastalığın diÄŸer belirtileri göÄŸüste aÄŸrı ve kanlı öksürüktür. Yemek borusu kanseri tümörü hastalarında görülen ani kilo kaybı da (bir ayda 6-7 kilo kaybı) diÄŸer bir belirtidir. Ayrıca ses kısıklığı, mide ekÅŸimesinin kötüleÅŸmesi de görülebilir” diye konuÅŸtu. Yemek borusu kanserinin erken evrede tedavisi için yemek borusu alındıktan sonra mide ya da kalın bağırsaktan bir tüp oluÅŸturarak yemek geçiÅŸinin saÄŸlandığını kaydeden ErdoÄŸan, “İleri evrede yapılacak tedavinin ÅŸekli ve kapsamı, hastalığın ne kadar yayıldığına baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸiklik gösterir. GeliÅŸen teknolojilerin kullanıldığı yöntemler sayesinde hasta açısından daha konforlu ameliyatlar uygulanabilmektedir. Ameliyat öncesinde hastaya kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri kullanılabilmektedir. Hastaya tedavi edici bir ameliyat yapılamıyorsa, öncelikle yemek borusu içinde açılan ve yemek geçecek kadar yer açan 'stent' kullanılmaktadır. Hastalık çok ileri düzeyde ise mideye takılan bir beslenme tüpü yardımıyla hastanın hayatını devam ettirmesi saÄŸlanmaktadır” ifadelerine yer verdi. (İha)