⏱ 22 Temmuz 2026 Çarşamba
SON DAKİKA
REKLAM ALANI

Sanal kumarın karanlık yüzü; intihara götürüyor!

Artan vakalar, intihar riski ve aile yıkımları… Prof. Dr. Kültegin Ögel uyarıyor: Kumar artık sadece şans oyunu değil, psikiyatrik bir hastalık. Sanal kumar bağımlılığı, teknolojinin gelişmesiyle birlikte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek artan bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor. Online bahis, slot makineleri ve canlı casinolar yalnızca maddi çöküşe değil, ağır psikolojik sorunlara, intihar düşüncelerine ve aile içi yıkımlara yol açıyor.

SAÄžLIK 4 AÄŸustos 2025 Pazartesi 13:16
Sanal kumarın karanlık yüzü; intihara götürüyor!

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi uzmanları, kumar bağımlılığına iliÅŸkin çarpıcı veriler ve derinlemesine analizlerle toplumun gizli yarasına dikkat çekti.  Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal ortamda oynanan kumar ve bahis oyunlarının yalnızca eÄŸlencelik bir aktivite deÄŸil, ciddi bir bağımlılık riski taşıdığını belirtiyor. Dünya SaÄŸlık Örgütü (WHO) verilerine göre; son bir yıl içinde dünya genelinde yetiÅŸkinlerin %46,2’si ve ergenlerin %17,9’u en az bir kez kumar oynadı. YetiÅŸkinlerde kumar bağımlılığı oranı ise %0,1 ile %5,8 arasında deÄŸiÅŸiyor. Çevrim içi casinolar, slot makineleri ve mobil uygulamalar aracılığıyla oynanan sanal bahisler, kontrolsüzce artıyor. Türkiye’de de dijital eriÅŸimin kolaylaÅŸmasıyla bağımlılıklar genç yaÅŸlara kadar iniyor.

KİMLER DAHA RİSKLİ? YAŞ VE CİNSİYET FARKLILIĞI NE DİYOR?

 “Kumarın psikolojik etkileri, sadece kayıplarla sınırlı deÄŸil” diyen Prof. Dr. Ögel; “kumar bağımlılarının %50'sinden fazlası yaÅŸamlarının bir döneminde intiharı düÅŸünüyor. Bu bireylerin %17–20’si intihar giriÅŸiminde bulunmuÅŸ durumda. Bu oran, genel toplumda görülen intihar giriÅŸim oranının 5–10 katı.” olduÄŸunu belirtiyor. Bağımlılıkla birlikte bireyde kontrol kaybı, sosyal izolasyon, finansal çöküÅŸ, depresyon ve suçluluk duyguları geliÅŸiyor. Prof. Dr. Ögel:“Yaklaşık dörtte biri en az bir kez intihar giriÅŸiminde bulunuyor. Bu, kumar bağımlılığının ciddiyetini ve karmaşıklığını açıkça ortaya koyuyor.” Her ne kadar tüm bağımlılıklar ortak bir biyolojik zeminde buluÅŸsa da kumar bağımlılığı madde bağımlılıklarından önemli farklarla ayrışıyor. Prof. Dr. Ögel bu ayrımı ÅŸöyle açıklıyor: “Kumar bağımlılığı, DSM-5’te madde kullanım bozuklukları baÅŸlığı altında yer alan tek davranışsal bağımlılıktır. Fiziksel yoksunluk deÄŸil; huzursuzluk, anksiyete ve kazanma arzusu gibi psikolojik belirtiler öne çıkar.” Ayrıca, kumarda "soyut ödül beklentisi" bireyin gerçeklik algısını bozabiliyor. Kumar bağımlılarında prefrontal korteks iÅŸlevselliÄŸi azalırken, dürtüsel kararlar alan limbik sistem baskın hale geliyor. “Neredeyse kazandım” gibi yanıltıcı deneyimler de risk alma davranışını sürekli olarak tetikliyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik PsikoloÄŸu Elif Sena Özata’ya göre, kumar bağımlılığı en sık 18–35 yaÅŸ arasında ortaya çıkıyor. Gençler, orta yaÅŸa kıyasla 1,5 kat daha yüksek kumar eÄŸilimi gösteriyor. Cinsiyet farkı ise dikkat çekici:“Erkeklerde kumar bağımlılığı oranı kadınlara göre 3–4 kat daha fazla. Ancak kadınlar bir kez baÅŸladıktan sonra bağımlılığa daha hızlı ve keskin bir ÅŸekilde sürüklenebiliyor.” Türkiye'de kumar bağımlılığı oranı %1,41, riskli davranış oranı ise %8,7. Ancak verilerin eksik bildirilmesi nedeniyle bu oranların gerçekte daha yüksek olduÄŸu düÅŸünülüyor.

AİLELER NE YAPMALI? İYİLEÅžME SÜRECİ NASIL DESTEKLENİR?

Klinik Psikolog Elif Sena Özata, kumar bağımlılığının yalnızca bireyi deÄŸil, ailesini de etkilediÄŸini belirterek ailelerin sürece aktif olarak dahil olması gerektiÄŸini söylüyor: Kumar borçlarını kapatmayın. Bu davranış, bağımlılığı pekiÅŸtirir. Sadece bağımlı bireye odaklanmayın. DiÄŸer aile üyelerine de vakit ayırın. Kendi psikolojik destek sürecinizi baÅŸlatın. Grup terapilerine katılarak dayanışma hissini güçlendirin. “Bağımlılık tedavisi uzun, zorlu ama umut dolu bir süreçtir. Ailenin bilinçli desteÄŸi tedavinin gidiÅŸatını olumlu yönde etkiler.” Kumar bağımlılığının yalnızca bireysel seçimlerle açıklanamayacağını belirten Özata; biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını vurguluyor. Genetik yatkınlık, erken yaÅŸta baÅŸlama, düÅŸük özdenetim ve stresle baÅŸa çıkma yöntemleri kumar davranışını tetikliyor. Dijital ortamda eriÅŸimin kolaylığı ve sosyal medya tarafından sunulan "hızlı zenginleÅŸme" illüzyonu da riski artırıyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Klinik PsikoloÄŸu Muhammed Yusuf Babacan, kumar bağımlılarında yoÄŸun duygusal yoksunluk yaÅŸandığını ifade ediyor. Terleme, baÅŸ aÄŸrısı ve çarpıntı gibi fiziksel belirtiler görülse de asıl kriz duygusal boyutta yaÅŸanıyor. “KiÅŸi yoÄŸun çaresizlik, depresyon, uyku bozuklukları, iÅŸtahta artma ve azalma, huzursuzluk ve kumar oynamaya karşı aşırı bir istekle mücadele eder. Bu, ciddi bir psikiyatrik bozukluktur.”

DİJİTAL ERİŞİMİN YAYGINLAŞMASI: BAĞIMLIĞIN HIZINI ARTTIRDI

Babacan, son 20 yılda internetin yaygınlaÅŸmasıyla kumar bağımlılığının keskin bir artış gösterdiÄŸini ifade ediyor.“Canlı bahis sistemleri her an, her yerden eriÅŸilebilir hale geldi. Hızlı sonuç veren yapılarıyla beyni daha hızlı etkileyip bağımlılığı tetikliyor.” Artan eriÅŸim kolaylığı, kumarı kontrolsüz ve sürekli hale getiriyor. Özellikle gençler, 24 saat eriÅŸilebilir bu sistemlere karşı savunmasız durumda. Klinik Psikolog Muhammed Yusuf Babacan, ailelere ÅŸu önerilerde bulunuyor: “Sakin olun, hemen müdahale etmeyin. Önce doÄŸru bilgiye ulaşın. Sabırlı olun. KiÅŸi bıraktıktan sonra tekrar baÅŸlayabilir; bu sürecin doÄŸasında vardır. Borçları kapatmayın. Bu, bağımlılığı pekiÅŸtirir. Borç, kiÅŸi tarafından yapılandırılarak ödenmelidir. Hayatınıza devam edin. Tüm odağı bağımlı birey üzerine kurmayın. Pozitif yönlere odaklanın. Mücadele edilen yolu ve kazanımları görmek motivasyonu artırır.”